Eki 272010
 

Nefret suçları ve nefret söylemi konusunda veri toplamak ve bu bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması, bu tür suçlara karşı bir tepki verilmesi ve önlenmesi çabalarının en önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır. Sorunla gerektiği şekilde yüzleşilebilmesi için yerel ve ulusal düzeyde yetkililerin ve kamuoyunun sorunun gerçek doğasını, boyutunu ve toplum açısından oluşturduğu tehditleri iyi bilmesi gerekiyor.

Bazı kesimler günlük yaşamlarında şiddete ve önyargılara maruz kalırken, toplumun geri kalan kesimleri büyük oranda bu durumun vahameti veya farklı ayrımcılık pratikleriyle olan ilintisinin farkında olmayabilmektedir. Türkiye gibi, nefret suçlarına yönelik verilerin resmi olarak toplanmadığı ve kamuoyuyla paylaşılmadığı ülkelerde, sivil toplumun çabalarıyla elde edilecek veriler, sorunun çözümü için siyasi adımlar ve yeni yasal düzenlemeler gerektiğini göstermek yönünde önemli bir kaynak teşkil eder. Sivil toplumun veri toplama kaynakları sınırlı olsa da, bazen çok etkin olabilmektedir. Sivil toplum kuruluşları açısından bu tür verilerin toplanmasında en yaygın yöntemler, kamuoyu araştırmaları, anketler ve medya izlemedir. Türkiye’de henüz yaygın olmasa da, özellikle ABD’de, nefret suçlarına maruz kalan mağdurların paylaştığı bilgiler de etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Örneğin nefret suçları konusunda etkin bir mücadele veren Amerika merkezli sivil toplum kuruluşu Southern Poverty Law Center, ABD’de işlenen nefret suçları konusunda aktif faaliyet yürüten örgütlere ilişkin bilgilerin paylaşıldığı, “Nefret Haritası” adıyla bir haritalama sistemi kullanmaktadır.[28]

Başka ülkelerde olduğu gibi, Türkiye’de de birçok sivil toplum kuruluşu, grup veya cemaat kendi alanlarına ilişkin ayrımcılık ve nefret suçları konusunda bilgi toplamakta ve veri derlemektedir. Bunlar, resmi verilerin yerini almasa da benzeri bir işlev görebilir. Elde edilen veriler, şiddet içeren fiillerin hedefi olan kesimler, söz konusu suçların karakteristikleri, bu tür suçları işleyenler ve alınması gereken acil önlemlerin belirlenmesi için kullanılabilir. Bu tür bilgiler sivil toplum kurumları ve polisin vereceği uzun vadeli tepkiler ve nefret suçlarını önleme çabalarında son derece yararlı olabilir. Aynı şekilde, bu tür bilgiler güçlü bir lobi ve savunuculuk faaliyetiyle beslendiğinde, yasaların ve pratiklerin şekillenmesine katkıda bulunabilir.

Sivil toplum kuruluşları, mağdurlara yönelik şiddet fiillerinin yanı sıra, bu tür suçların söz konusu olduğu durumlarda polisin, savcıların ve hukuk sisteminin verdiği tepkileri de izleyerek, bu bilgileri kamuoyuyla paylaşabilir. Bu tür bir çalışma, sivil toplumun, hükümetin attığı adımları gözden geçirmesi ve işlenen nefret suçlarının cezasız kalmaması için gerekli zemini oluşturabilir.

Öte yandan nefret suçları konusunda toplanan veriler sadece yetkililer ve kamuoyunun geneli değil, bu tür suçların mağduru olan kesimlerin de işine yarayabilir.

Toplanacak verilerin özellikle mağdur kesimler açısından şu yararları olabilir:

  • Mağdur durumdaki gruplar ve toplulukların tetikte olmasını sağlar ve böylece güvenliklerini arttırır.
  • Mağdurların nefret suçlarını ilgili mercilere bildirme olasılığını arttırır.
  • Mağdur kesimlerin kendilerine yönelik saldırıları kamuoyuna ifşa etme fırsatı sunar.
  • Mağdur kesimlerin, maruz kaldığı nefret suçları karşısında sessiz kalmasıyla topluma verilecek olan çaresizlik mesajı yerine, bu tür suçlara karşı mücadele edileceği mesajı verilir.
  • Nefret suçlarının gerçekte yaygınlığı konusunda kamuoyunu bilgilendirir.
  • Mağdur kesimlerin karşı karşıya olduğu nefret suçlarıyla baş edilebilme yollarının tartışılmasına olanak verir.
  • Yasa koyucu ve hükümet yetkililerinin, bu tür suçlara karşı mücadele için gerekli eğitim ve mağdurlara destek gibi hizmetler için kararların alınmasında gerekli olan bilgileri edinmelerini sağlar.

Dipnotlar:

28  http://www.splcenter.org/get-informed/hatemap

***

© Sosyal Değişim Derneği 2010

Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:

Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010