Kas 062010
 

Siyah Pembe Üçgen LGBTT Derneği ve bağımsız bireylerin oluşturduğu Nefrete Bahane Çok İnisiyatifi, Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde işlenen nefret suçlarına karşı oturma eylemi yaptı. İnisiyatif adına basın açıklamasını okuyan Deniz San, şunları söyledi:

“25- 27 Nisan 2010 tarihleri arasında İzmir’de, kırk sekiz saat içerisinde üç kadın öldürüldü. Esra, Ayşe Selen ve Azra… Birbirinden çok farklı yaşamlara sahip bu üç kişinin ortak yanı, kadın olmaları ve gece sokakta bulunma cesaretini göstermiş olmalarıydı.

Elini kolunu sallayarak kadınları pervasızca öldüren katillere bu rahatlığı veren nedir? Katillerin erkek, öldürülenlerin kadınlar olduğu “Dünya Erkek Düzeni”nde, ölenlerin türlü bahanelerle neredeyse kabahatli çıkarılmaları olabilir mi? Medya çalışanlarının, kolluk güçlerinin, yargı mensuplarının tutumları olabilir mi? Ya ataerkil ahlak anlayışının yaygınlaştırdığı; erkek olmayana, kadına yönelmiş kültürel aşağılama ve nefret katil adaylarına güç veriyor olmasın? Kadına yönelik şiddetin normalleştirildiği, tecavüzün teşvik edildiği popüler dizilerden güç alarak daha kaç erkek, bir kadına saldırma hakkını kendinde görecek? Ataerkil zihin dünyasının önyargılarıyla erkekler tarafından kadın cinsinin hedef alındığı saldırılar ve işlenen cinayetler de birer Nefret Cinayetidir. Öyle ki katilden çok öldürülenler neredeyse kabahatli çıkarılırlar: Gece sokakta yürümek, tayt giymek, ahlaksızlık iddiası, arkadaşlık teklifini reddetmek, travesti olmak, kadın başına kendi yaşamı üzerine söz söylemek gibi “suçlama”larla… Erkeklerin öldürmek için bahanesi çok…

Peki bu şiddet karşısında önleme, koruma sorumluluğu olan devlet kurumları neler yapıyor; gittiğimiz karakollarda şikayetlerimizi kağıt üzerinde bırakıyor, tehdit edilen kadın müstakbel katiline teslim ediliyor; cinayet sonrası failler ya yakalanamıyor ya da yakalansalar bile yargılama sonucunda haksız tahrik indirimleri ile adeta ödüllendiriliyorlar. Yürütülen yargılamalar bizlerin vicdanını rahatlatmıyor, yeniden yaralıyor.

Erkekler itaat etmemizi istiyor bizden… Biz kadınlar “böyle gelmiş, böyle gitmeyecek” diyoruz. Bize yaşatılan manevi ve fiziksel erkek tacizlerine ve şiddetine boyun eğmiyoruz. Saldırgan erkekleri kollayan yasa uygulayıcılarına, cinsel saldırı mağdurlarını yeniden ve süresiz mağdur eden Adli Tıp Kurumu’na, cinsiyetçi nefretin bin bir bahanesine, haksız tahrik indirimlerine rağmen; Cinsiyetçiliği ve homofobiyi kültürel norm haline getiren Ataerkil sisteme karşı: Vazgeçmiyoruz, terk etmiyoruz, bir aradayız…”

Basın açıklamasının ardından mum yakıp oturma eylemi yapan topluluk cinsiyetçiliği ve homofobiyi sloganlarla protesto etti.

Kaynak: Marksist.org