Kas 252010
 

Anti-personel karamayınları konusunda araştırma yapan MONİTÖR Raporu Birleşmiş Milletlerde açıklandı.

Aşağıda iki açıklama bulunuyor. Birisi, Mayınsız Bir Türkiye olarak dikkat çekmeyi hedeflediğimiz konuları ele aldığımız basın açıklaması metni, diğeri de MONİTÖR Raporu’nun genel ve Türkiye’ye ilişkin özeti.

Mayınlar, bu yıl her zamankinden daha önemli bir konu olarak karşımıza çıkacak. Türkiye, bu yıl sonu veya önümüzdeki yılın başında Türkiye-Suriye sınırındaki mayınların temizliğine başlayacak. En azından verilen bilgiler bu doğrultuda. Eğer bugünden bizler kamuoyunu bilgilendiremezsek, bu konu yine bir rant sorununa dönüşecek, kurbanların ihtiyaçları görmezden gelinecek, temizlenen toprakların kullanımı siyasi propaganda malzemesi olacak. (umarız bunların hiçbiri olmaz). Mayın ve UXO mağdurlarının, ailelerinin sorunlarının dile getirilmesi ve bu konuda hükümetin adım atması için sizlerin yardımına ihtiyacımız var. Sizden ricamız, ekteki bilgileri haber olarak değerlendirmeniz.

İlginiz ve duyarlılığınız için teşekkür ederiz.

Mayınsız Bir Türkiye Girişimi

Muteber Öğreten

0535 229 38 28

***

Ottawa Sözleşmesi uygulamasında dünyada rekor ilerleme

Türkiye’de olumlu ve olumsuz gelişmeler oldu

Cenevre, İstanbul 24 Kasım 2010 – Mayın ve Misket Bombaları İzleme (Monitör) 2010 Raporu bugün Birleşmiş Milletlerde açıklanıyor. Rapor, 2009 yılı ile Ağustos 2010 tarihleri arasındaki genel bulguları ve ülkelere ilişkin detaylı bilgileri içeriyor. Genel bulgulara göre, 2009 yılında Mayın Yasaklama Anlaşması’nın uygulanmasında rekor ilerleme kaydedildi: Mayın temizliği ve stokların imhasında önemli gelişmeler sağlanırken, mayın ticaretine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadı.

Raporda en önemli gelişmelerden birisi de, mayın ve UXO nedeniyle meydana gelen vakalardaki düşüş oldu. Ancak, hem genel bulgular hem de ülkelere ilişkin bilgiler, kurbanların ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda hala önemli eksiklikler olduğunu gösteriyor.

Türkiye: Olumlu ve olumsuz gelişmeler

Olumsuzluklar;

Yeni mayın kullanımı: Sözleşme’nin Taraf Devlet’i olan Türkiye’de, geçtiğimiz yıl en önemli olumsuz gelişme, Mayıs 2009’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni mayın döşemesi ve bu olay sonucunda 6 askerin yaşamını kaybetmesi, 8 askerin de yaralanması oldu. Askeri Savcılığın yaptığı soruşturma sonunda, 5 Kasım 2010’da, mayın döşediği belirlenen komutanlardan eski Hakkari 20. Jandarma Sınır Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeki Es, “taksirle birden çok kişinin ölümüne sebebiyet vermek”ten tutuklandı.

Uluslar arası Mayın Yasaklama Kampanyası ve Mayınsız Bir Türkiye Girişimi olarak, olayda kullanılan mayınların nereden, nasıl temin edildiği ve orjinleriyle ilgili endişelerimiz halen devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başka yerlere de mayın döşemiş olup olamayacağı araştırılmalı, sonuçları kamuoyuna sunulmalı ve kullanım yasağını ihlal eden herkes için cezai şartlar yerine getirilmelidir.

Kurbanlara yardım: Türkiye’de bir veri tabanı bulunmamaktadır. Türkiye, 2006 Madde 7 Raporu’nda Sağlık Bakanlığı bünyesinde bir veri tabanı oluşturulacağını belirtmesine karşın bu konuda herhangi bir gelişme olmadı.

Türkiye’de kurbanların sayısı bilinmemektedir. Yerel kaynaklar bu sayıyı 10 binlerle ifade etmektedir. Kurbanlar ve aileleri, uluslar arası sözleşmeler ve ulusal yasalarda var olan hakları ve nerelerden ne tür yardım alabilecekleri konusunda da yeterli bilgiye sahip değiller.

Mağdurlara yönelik bir araştırma başlatılmalı ve mağdurların topluma yeniden kazandırılması için gerekli olan tüm önlemler alınmalıdır. Mağdurları hakları ve nereden ne tür hizmet alabilecekleri konusunda bilgilendiren birimler oluşturulmalıdır.

Sivillerin korunmasına yönelik alınan önlemler: Türkiye’de ulusal ve uluslar arası risk eğitimi operatörü bulunmamaktadır. Türkiye, mayınlı alanların etrafının işaretlendiğini ve sivillerin bu konuda uyarıldığını belirtmesine karşın, vakalarda bir düşüşün olmaması önlemlerin yeterli olmadığını göstermektedir.

Mayınlı alanlardaki yerel halka yönelik mayın risk eğitimi çalışmaları acilen başlatılmalı, mayın olduğundan şüphe edilen alanlar tespit edilmeli ve etrafı uluslar arası standartlarda çevrilmelidir.

Olumluluklar;

Stokların imhası: Türkiye, stoklarında bulunan mayınları, Sözleşme’de belirtilen tarihten 3 yıl sonra imha etti. ADAM tipi mayınlar, tesisin uygun olmaması nedeniyle yurtdışında imha edilecek.

Toprağa döşeli mayınların temizliği: Toprağa döşeli mayınların temizliğinden sorumlu olan Milli Savunma Bakanlığı’nın, Türkiye-Suriye sınırındaki mayın temizliği için NAMSA ile yaptığı görüşmelerde imza aşamasına gelindiği belirtildi.

Bakanlığın, diğer sınırlar ve en önemlisi iç bölgelerdeki mayınların temizliği konusunda, ‘Türkiye-Suriye sınırındaki mayın temizliğindeki deneyimlere göre’ hareket edileceğine ilişkin açıklaması kaygı vericidir: Toprağa döşeli mayınların temizliği için ek süre istenmemeli, 2014’e kadar toprağa döşeli tüm mayınlar temizlenmelidir. Bu konuda bir program ve takvim oluşturulmalı ve kamuoyuna açıklanmalıdır. Unutulmamalı ki, her üç günde bir, bir mayın vakasının yaşandığı Türkiye’de, geciken her gün yeni mayın kurbanı demektir.

Mayın Eylem Merkezi: Türkiye’de Mayın Eylem Merkezi bulunmamaktadır. Milli Savunma Bakanı yaptığı açıklamada, bu konuda adım atıldığını, mayın eylemini denetlemek üzere bir Üst Proje Kurulu (ÜPK) ve ulusal mayın eylem merkezi olarak işlev görmesi için de bir Proje Uygulama Kurulu (PUK) oluşturduğunu açıkladı.

Mayın Eylem Merkezi bir an önce oluşturulmalı, Merkez’de mayın/UXO mağdurları ve ilgili sivil toplum kuruluşları temsilcileri de yer almalıdır.

Önümüzdeki yılın, uygulamadaki olumsuzlukların sona erdiği, olumlu gelişmelerin yaşama geçirildiği bir yıl olması dileğiyle, teşekkür ederiz.

Mayınsız Bir Türkiye Girişimi

Muteber Öğreten (Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü)

Tel: 0535 229 38 28 e-mail: bilgi@mayinsizbirturkiye.org

NOT: Monitör 2010 Rapor bilgileri ekte bulunmaktadır.

***

Mayınsız Türkiye için 4 yıl kaldı

Cenevre, İstanbul 24 Kasım 2010 – Mayın Yasaklama Sözleşmesi’nin (Ottowa Sözleşmesi),uygulanmasında 2009 yılında dünyada rekor ilerleme gerçekleşti. Dünyada daha fazla alan mayınlardan temizlenirken, mayın vaka sayısında, mayın kullanımında ve üretiminde büyük düşüşler saptandı. Türkiye’de, stoklardaki mayın imhası tamamlandı, toprağa döşeli mayınların temizliği için NAMSA ile yapılan görüşmelerde imza aşamasına gelindi.

Bugün Birleşmiş Milletler’de açıklanacak Monitör 2009 Raporu’na göre;

Genel bulgular;

  • 3 bin 956 yeni vaka saptandı (geçtiğimiz yıllara göre yüzde 28 azalma).
  • 198 kilometrekare alan daha mayından temizlendi.
  • Nepal mayın üreten ülkeler listesinden; Rusya da mayın kullanan ülkeler listesinden çıkarıldı.
  • 86 ülke stoklarındaki mayınları imha etti. İmha edilen toplam mayın sayısı 45 milyona ulaştı.
  • Yedi ülke (Arnavutluk, Çin, Yunanistan, Nikaragua, Ruanda, Tunus, ve Zambiya), mayın temizleme faaliyetlerini tamamladıklarını bildirdi.
  • Sözleşmeyi imzalamayan 39 ülkeden birisi olan ABD, mayın politikasını yeniden gözden geçirdiğini açıkladı ve 2.Gözden Geçirme Konferansı’na katıldı.

Türkiye;

Mayın Yasağı Politikası


  • Üretim ve transfer: Türkiye mayın üretmemektedir ve anti personel mayın ihraç ettiğine dair bilgi bulunmamaktadır.

  • Kullanım: Mayıs 2009’da, Hakkari ilinin Çukurca ilçesinde yedi askerin ölümüne, 8 askerin de yaralanmasına neden olan mayının TSK’ya ait olduğu ve komutanın emri üzerine döşendiği belirlendi.

Uluslararası Mayın Yasaklama Kampanyası (ICBL), araştırma ve tam şeffaflık çağrısında bulunarak Mayın Yasağı Anlaşması şartlarına göre Türkiye’nin anti personel mayın kullanımını önlemek üzere her türlü tedbiri alması gerektiğini ve kullanım yasağını ihlal eden herkes için cezai şartların yerine getirilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca ICBL, Türkiye’ye Türk Silahlı Kuvvetlerinin başka yerlere de mayın döşemiş olup olamayacağının araştırılması çağrısında bulundu.

Haziran 2010’da Türk hükümeti diğer Taraf Devletlere kullanım iddialarıyla ilgili “yasal araştırmanın” başlatıldığını bildirdi ve araştırma sona erdikten sonra sonuçlarının “tam şeffaflık altında” paylaşılacağını söyledi. Süregiden yasal bir süreçle ilgili daha fazla yorum yapmanın uygun olmayacağını belirtti.

(Monitör 2010 baskıya gittikten sonra, 6 Kasım 2010’da medyada, “Çukurca’da kendi döşediği mayının patlamasıyla altı askerin ölümüne sebep olan Tuğgeneral Zeki Es tutuklandı” haberi yer aldı.)

Genelkurmay, 1 Ocak – 25 Aralık 2009 döneminde Türk Silahlı Kuvvetlerinin “terör örgütü” tarafından “kullanılan” 45 mayını “etkisiz hale getirdiğini/yakaladığını” ve aynı şekilde 1 Ocak – 20 Ağustos 2010 döneminde 92 mayını “etkisiz hale getirdiğini/yakaladığını” belirtti. Mayınların türleri ve yerleri belirtilmedi.

  • Stok ve imha: Türkiye Haziran 2010’da stoklarındaki anti personel mayınları 266.143’e düşürdüğünü açıkladı. Stok imhasını 2010 yılı sonuna kadar tamamlamayı amaçladığını söyledi.

(Monitör 2010 baskıya gittikten sonra, Ekim 2010’da stoklardaki ADAM tipi mayınlar hariç tüm mayınların imha işleminin tamamlandığı bilgisi verildi .)

  • Araştırma ve eğitim amaçlı elde tutulan mayınlar: Türkiye daha önce eğitim ve araştırma amaçlı elinde 16.000 anti personel mayın bulunduruyordu. Haziran 2010’da artık elinde 15.100 mayın olduğunu belirtti. Türkiye Taraf Devletler arasında en fazla sayıda anti personel mayın bulunduran Taraf Devlet olmayı sürdürüyor.

Türk silahlı kuvvetlerinin Mayıs 2009’da kara mayını kullandığı iddialarının ardından, Nisan 2010’da ICBL, eğitim amaçlı elde bulundurulan mayın stokundan alınmış olması ihtimali bulunan mayınların orijiniyle ilgili endişelerini dile getirdi.

Sorunun Kapsamı

  • Kirlilik: Türkiye, 2009 yılının sonunda topraklarında toplam 979.417 döşenmiş mayın kaldığını; bu mayınların 814 bin 951’inin antipersonel mayın ve 164 bin 466’sının daantitank mayını olduğunu bildirdi.
  • Misket bombası kalıntıları ve diğer savaştan kalma patlayıcı kalıntıları:

Ayrıca Türkiye’de, başta UXO olmak üzere savaştan kalma patlayıcı (ERW) kirliliği de bulunmaktadır ancak Türkiye etkilenmiş arazileri tespit etmemiştir. İnsan Hakları Derneği tarafından oluşturulan raporlarda, en çok etkilenen yerlerin Batman, Bingöl, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Siirt, Şırnak ve Van olduğu belirtilmektedir. Misket bombaları kalıntıları ile ilgili herhangi bir soruna ilişkin kanıt yoktur.

  • Vakalar: Mayınsız Bir Türkiye Girişimi tarafından toplanan medya haberlerinin incelenmesi sonucunda, Türkiye’de 2009 yılında mayın, savaştan kalma patlayıcı (ERW) ve kurban tarafından harekete geçirilen patlayıcıların neden olduğu en az 95 vaka tespit edildi. Ölen/yaralananların 32’si sivil, 23’ü çocuk, 23’ü asker, 16’sı köy korucusu ve 1’i de devlet dışı aktördü. Vakaların %42’sini siviller oluşturdu.

Türkiye madde 7 raporunda 83 mayın vakası olduğunu, bu vakalarda 25 kişinin öldüğünü 58 kişinin de yaralandığını bildirdi. Ancak bu raporda, asker, sivil, kadın, erkek, yaş vb. ayrıntılar bulunmuyordu.

İçişleri Bakanlığı’nın Nisan 2009 verilerine göre ise, 1984’den bu yana 6 bin 360 mayın vakası oldu. Bu vakalarda 625′i güvenlik görevlisi, 644′ü sivil toplam bin 269 kişi hayatını kaybetti; 5 bin 91 kişi de yaralandı.

  • Kurbanlara yardım: Türkiye’de mayın/ERW mağdurlarının ihtiyaçlarını değerlendirmek üzere hiçbir çalışma olmadı. 2009 yılında Türkiye’de kara mayını sorunlarıyla ilgili bir sivil toplum forumundaki katılımcılar, daha önce planlandığı gibi mayın/ERW yaralılarıyla ilgili uluslararası bir sınıflandırma gerektiği önerisinde bulundu.

Kurban desteği koordinasyonu

Hükümete bağlı koordinasyon birimi/merkez: Yok
Koordinasyon mekanizması Yok: Savunma Bakanlığı tarafından koordine edilen ordu ve güvenlik güçleri mensubu olan mağdurlar uzmanlaşmış tedavi ve sosyal ve ekonomik katılım paketinden faydalanıyordu
Plan: Yok

Mağdurlar kurban desteği planlamasına dahil edilmedi ve hizmetlerin uygulanışına katılmadı. Mayıs 2009’da mayın/ERW mağdurları milletvekilleriyle görüşmek üzere TBMM’ni ziyaret etti ve etkilenmiş bölgelerde mevcut hizmetlere erişimde iyileştirmeler yapılması talebinde bulundu.

Hizmet erişimi ve etkililik:

2009 yılında kurban desteği faaliyetleri

Kuruluşun adı Kuruluşun türü Faaliyetin türü 2009 yılında hizmetlerin kalitesi/kapsamındaki değişiklikler
Dicle Üniversitesi Araştırma Hastanesi, Diyarbakır Hükümet Ortopedi ve Travmatoloji Merkezi ve Protez Merkezi sivil mağdurlara ücretsiz protez sağladı. Türkiye, geçmiş yıllardakinden farklı olarak, 2009 yılında merkezde ne kadar mağdurun destek aldığını bildirmedi; destek verilen mağdurların sayısı 2006 ve 2008 yılları arasında önemli oranda düştü
Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) ve Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi (TSK-RBM) Hükümet Uzmanlaşmış tesisler silahlar nedeniyle yaralanan insanlara destek sağladı: Rehabilitasyon, ekonomik ve sosyal katılım ve psikolojik destek. Değişiklik yok
Mayınsız Bir Türkiye Girişimi (MBTG) STK Savunuculuk ve bireysel destek. Değişiklik yok

Mayın/ERW mağdurları için rehabilitasyon, Ankara ve Dicle’deki merkezlerle sınırlı. Van ilinde çocuk mağdurların yaralanmalarıyla ilgili bir araştırmada, yerel olarak Van’da protez ve rehabilitasyon hizmetlerinin kurulmasına önemli ölçüde ihtiyaç duyulduğu belirlendi.

Topluluk tabanlı hizmetler engelli kişilerin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar geliştirilmedi. Mayın/ERW mağdurlarının da dahil olduğu fiziksel engelli kişiler hizmetlere erişimde fiziksel engellerle karşılaşmakta ve mevcut hizmetlerle ilgili bilinç eksikliği bulunmaktadır.

Türkiye, engelli kişilerin haklarını korumakla ilgili mevzuata sahip olduğu halde söz konusu mevzuat, anlatılanlara göre, tam olarak uygulanmamıştır.

Mayın Eylemi Programı


Başlıca kurumlar ve operatörler

Kurum 1 Ocak 2010’da Durum
Ulusal Mayın Eylemi Otoritesi Yok
Mayın Eylem Merkezi Yok
Uluslararası mayından arındırma operatörleri Yok
Ulusal mayından arındırma operatörleri Silahlı Kuvvetler
Uluslararası risk eğitimi operatörleri Yok
Ulusal risk eğitimi operatörleri Yok

Türkiye’de henüz ulusal bir mayın eylem otoritesi veya mayın eylem merkezi bulunmamaktadır. Mart 2010’da Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Meclis’e hükümetin mayın eylemini denetlemek üzere bir Üst Proje Kurulu (ÜPK) ve ulusal mayın eylem merkezi olarak işlev görmesi için de bir Proje Uygulama Kurulu (PUK) oluşturduğunu söyledi. ÜPK bünyesinde tarım, maliye, dış işleri, iç işleri ve köy işleri bakanlıklarından temsilcilerin yanı sıra gerektiğinde diğer bakanlıklardan katılımcılar da yer alacaktı. Bakanlığın ÜPK ve PUK’un ayrı ayrı sorumluluklarını ortaya koyan bir yönerge hazırladığı söylendi.

  • 2009’da mayın temizliği: Türkiye’nin son Madde 7 raporunda, 2009 yılında mayınlı arazilerde 22.782 antipersonel mayınının imha edildiği belirtildi. Temizlenen bölge ve araziler belirtilmedi. Türkiye, PKK/KADEK/Kongra Gel tarafından yerleştirilen anti personel mayınların imhasını Madde 7 raporlarına eklememekle birlikte Genelkurmay web sitesinde, 2009’da 27 adet daha anti personel mayının imha edildiği açıklandı.

Tauber/Tusan, Nusaybin yakınlarındaki 200.000 m2’lik arazinin mayından arındırılması işlemini Temmuz 2009’da tamamladı; burada Suriye’ye yeni bir sınır kapısı inşa edilecek. Temizlik operasyonları sonucunda 310 antipersonel mayın, 35 antitank mayını ve bir el bombası imha edildi. Ayrıca Tusan, Suriye sınırındaki Elbeyli ilçesinde yer alan etkilenmiş arazide Temmuz ve Kasım 2009 arasında 38.000 m2’lik alan temizlediğini de bildirdi.

Türkiye Gaziantep ilinin Karkamış ilçesinde 663.800 m2 büyüklüğündeki arazinin temizliği için özel bir şirketle anlaşmaya vardığını; ayrıca Suriye sınırında bulunan Kilis ilinin Çobanbey ilçesinde 38.500 m2 büyüklüğündeki arazinin temizliğinin sona erdiğini belirtti.

Milli Savunma Bakanlığı Haziran 2009’da Suriye sınırında mayın temizliği ile ilgili NAMSA ile görüşmelere başladığını açıkladı ancak Haziran 2010 itibarıyla henüz bir anlaşmaya varılamadı. NAMSA Temmuz 2010’da Türkiye ile görüşmelerde bulunduğunu doğruladı ancak daha fazla açıklamada bulunmayı reddetti.

(Monitör 2010 baskıya gittikten sonra, Ekim 2010’da NAMSA ile görüşmelerin imza aşamasına geldiği söylendi.)

Daha fazla bilgi için:

Monitor:

  • Conor Fortune, CMC Communications and Media Officer, Bangkok (GMT+6), Mobile +44-75-1557-5174 or +66-88-091-9372, email conor@stopclustermunitions.org
  • Jacqueline Hansen, Landmine and Cluster Munition Monitor Program Manager, Bangkok (GMT+6), Mobile +1-613-851-5436 or +66-88-091-9373, email jackie@icbl.org

Mayınsız Bir Türkiye Girişimi:

Muteber Öğreten, Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü, İstanbul, Mobile 0535 229 38 28,

e-mail bilgi@mayinsizbirturkiye.org