Oca 102012
 

Süreci kayıt altına almak, şeffaflık ve sonraki katılımları kolaylaştırmak açısından son derece önemli. Raporda yer almasına rağmen bazı önemli tarihleri burada da belirteyim:

31 Aralık 2011: Nefret Suçları Yasası İstiyorum metnini belirlemek için son tarih
4 Ocak 2012 :  Bir sonraki toplantımız
20 Ocak 2012: Kampanya ve imza metni kamuoyuna duyurulacak, imza toplanmaya başlanacak

Tarih: 22 Aralık 2011 19:00
Toplantı yeri:
Beyoğlu Yeşil Ev

Raportör: Murat Köylü (Sosyal Değişim Derneği)

Katılımcı listesi aşağıda.

1 – Toplantı, Sosyal Değişim’den (SD) Levent Şensever’in gündem önerisi ve sunumu ile başladı.
2 – Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın “nefret suçu” tanımı anımsanarak, kavramın içeriği ile ilgili kısaca görüş alışverişinde bulunuldu. Bu tanımın içerdiği koruma kategorilerinin arttırılabileceği söylendi. Örneğin trans bireyleri içeren “cinsiyet kimliği” gibi. Ya da “toplumsal statü”. Ancak “toplumsal statü” kategorisi için, kavramın muğlak, hukuki karşılığının da düzenlenme ve uygulanmasında sorun olabileceği düşüncesi ile çekince (ya da bu kavramı belirleme ihtiyacı) doğdu.
3 – Irk kavramı da başka bir çekince idi. Buna neden olan ise, artık ırk (fizyolojik farklılıklar) nedeniyle ayrımcılığı insanlığın aşmış olduğu düşüncesi idi. Ancak pek çok katılımcı daha karamsar bir tablo çizerek, ne yazık ki ırk kavramının da içerilmesi gerektiğini söylediler.
4 – Nefret suçlarına ait yasal düzenlemelere ilişkin usüle ve esasa yönelik özelliklerin -şimdilik- hukuk çalışma grubunun (HÇG) birikimine ve kolaylaştırıcılığına bırakılması şeklinde görüş birliğine varıldı. Bu, HÇG’nun belirleyiciliği anlamına gelmiyor tabii ki. Çoğumuzun teknik desteğe gereksinimi var ve toplantılarda yoğun hukuk terminoloji çoğumuz için zor olabiliyor.
5 – Kamunun nefret suçlarına ilişkin veri toplamasına karşı, kişisel verilerin ve mahremiyetin korunması amacıyla, hassas yaklaşma önerisi geldi. (Avrupa Birliği’nin 95/46 EC numaralı, Türkiye’nin de gündeminde olan Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun aklımızda olsun. Bu yasalaştığı zaman, pek çoğu da nefret suçu yasası kapsamında korunan kimlik kategorilerin pek çoğu hassas veri kabul edilecek ve kamunun veya özel sektörün bilgi toplaması ciddi regülasyona bağlanacak. Bu yasayı ilgilendiren iki belge de ektedir. Nefret söylemi, damgalama ve başka çalışmalar için de göz önünde tutmaya yarar var.)
6 – Nefret Suçları Yasa Kampanyası için ortaklaştığımız yapıya şu isimler önerildi:
Nefret Suçları Yasa Kampanyası Koalisyonu
Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu
Nefrete Karşı Platform
Nefrete Karşı Koalisyon
Nefret Suçları Yasası İçin Platform
Nefret Suçları Yasası Platformu  gibi.

Toplantıdaki eğilime göre Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu isminde anlaşılmış görünüyor. (Koalisyon yerine platform)
7 – Nefret Suçları Yasası İstiyorum metninde yer alan “cinsel özellikler”in cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği olarak somutlaştırılması talep edildi. Bu değişikliği yapıp öneri olarak son halini paylaşacağız.
8 – Toplumun her kesimine hitap edecek (çocuklar, internet kullanmayanlar, gibi) kampanya etkinlikleri ve malzemeler düşünelim. Kampanyanın
yürütücüler ve kamuoyu için “heyecanlı” heyecanı yitirmeyen bir dil ve süreç içermesinin önemli olduğunun altı çizildi.
9 – Nefret Suçları Yasası İstiyorum metnine, lansmana çıkarken kurumlar dışında, kamuya mal olmuş kişilerden de imza talep etmemiz iyi olur. Mevcut grup olarak biz 31 Aralık’a dek metin konusundaki eleştirilerimizi sonlandıralım ve kurumsal/bireysel imzalarımızı netleştirelim.
10 – 20 Ocak 2012 tarihinde kampanya kamuoyu ile paylaşılacak. O tarihe kadar ilk imzacıları (çağrıcılar) -özellikle aydınlar- bitirmeliyiz. O tarihte, altında  Nefret Suçları Yasası İstiyorum metni, altında çağrıcıları ile kamuoyuna sunulacak. Ve imza toplanmaya başlanacak.
11 – Kampanya malzemeleri ve etkinlikler için gerekli finansman, işbirliği ile ya da paydaşların otonom performanslarının sonucu olarak destekçilerden sağlanabilir. Yani proje başvurularında bulunulabilir. Toplantıda “proje başvurusunda bulunulmasın, ya da şu kurumlardan, elçiliklerden fon sağlanmasın” şeklinde önkabul sahibi bir paydaşın olmadığı görüldü.
12 – Filmler çekilebilir. LİSTAG’ın “Benim Çocuğum” adlı yeni çalışması bize esin verebilir. İdari başvuruda bulunulabilir. Bazı “anahtar” vakaların üzerine gidilebilir.
13 – Mevcut kapasite ve potansiyel dikkate alınarak -şimdilik- aşağıdaki çalışma grupları önerildi.  Bir sonraki toplantıda bu gruplar ve çalışanları oluşturulacak. Önümüzdeki toplantının e-posta duyurusunda bu özellikle belirtilecek.
Hukuk Çalışma Grubu – Koordinasyon ve/ya Sekreterya – Genişleme Grubu – Lobi GrubuMedya ve Halkla İlişkiler Grubu
14 – Önümüzdeki toplantı İHD (Beyoğlu) veya Türkiye Sakatlar Derneği’nin Aksaray’daki ofisinde yapılabilir. Engelli bireylerin mekan kullanımında
herhangi bir sorun olmaması ve şu anki bütçe nedeniyle “ücretsiz” olması, toplantı mekanlarını seçerken önem verdiğimiz noktalar. Arkadaşlar lütfen aklımızda olsun, metro/tramvay/deniz ulaşımının kolaylaştırıcılığı nedneiyle Beyoğlu civarında yukarıdaki ölçütlere uyumlu toplantı mekanı önerilerine her zaman açığız.
15 – Bir sonraki toplantımız 4 Ocak Çarşamba günü arkadaşlar. Bir değişiklik olmaz ise TSD2nin Aksaray ofisinde olacak. Saat, ulaşım ve gündem konusunda yine bilgilendirme yapılacak.
Lütfen her türlü eleştiri ve katkınızı bizlerden esirgemeyiniz.
E-posta grubumuza üyelik bizim için önemli. Henüz üye değilseniz lütfen olunuz; olmasını uygun gördüğünüz kişi ya da kurumları lütfen bilgilendiriniz.
Gruba üye olmak için nefret-suclari-subscribe@yahoogroups.com ve/ya muratkyl@gmail.com adresine e-posta atılabilir.

Katılanlar: Ali Güler (TSD Genel Merkez), Cengiz Alğan, Erkin Erdoğan, Levent Şensever, Metin Alğan, Murat Köylü (Sosyal Değişim), Ceyda Yetkiner (U. Af Örgütü), Deniz Ojalvo (500. Yıl Vakfı), Günseli Dum, Pınar Özer, Sema Yakar (LGBT Aileleri İstanbul Grubu – LİSTAG), Kemal Polat (Özürlüler Vakfı), Muhittin Köylüoğlu (Savunma Avukatları Derneği), Özcan Geçer (Süryaniler.com), Rıza Dalkılıç (İnsan Hakları Derneği), Roni Rodrigue, Süzet Anjel (Türk Musevi Cemaati),
Salih Narman (Sosyoloji Öğrencisi), Zafer Kıraç (Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği)