Oca 312013
 

alevi-hak-ihlalleri-raporuHubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, Alevilere yönelik yapılan ayrımcı uygulamalar ve yaşanan olayları kapsayan 2012 Hak İhlalleri İzleme raporu hazırladı.

Rapora göre, 2012 yılı içinde Alevilere yönelik olarak ev işaretlemeden, cemevi yıktırmaya, din dersinde ayrımcılıktan, Alevi askerlere iki ayrı törene kadar 60 hak ihlali içeren olay yaşandı.

İnsan Hakları Derneği’ndeki (İHD) toplantıya Şahkulu Vakfı’ndan Mehmet Tural, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Aslan, Gazi Pirsultan Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş da katıldı.

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, Alevilere yönelik daha önceki hükümetlerden devreden yasaklar ve yok saymaların AKP hükümeti döneminde ve 2012 yılında yeni bir boyut aldığını ve Alevilere yönelik fiili saldırıların “rutin” hale geldiğini söyledi.

“Ev işaretleyenler bulunmadı”

Kenanoğlu, 2012 yılı boyunca dokuz ayrı bölgede Alevilerin evlerinin işaretlendiğini ve kimsenin tutuklanmadığını hatırlattı.

“Alevilerin evlerinin işaretlenmesiyle ilgili İdris Naim Şahin ‘çocuk işi’, Bülent Arınç ise ‘Alevi örgütleirnin yapmadığı ne malum’ demişti.  Bugüne kadar konuyla ilgili sadece iki kişi gözaltına alındı. O da Nurtepe’de oturan Pir Sultan Abdal Derneği’ne üye oldukları iddia edilen iki genç. İkisi de serbest bırakıldı; suçlu olsalar bırakılmazlardı herhalde. Hiçbir olayın faili bulunamadı.”

Dokuz bölgede Alevi evleri işaretlendi

2012 yılında yaşananlar şöyle:

  • Cezaevinde bulunan Alevi mahkûmlara inançsal ayrımcılık yapıldı. Kocaeli 1 No lu F Tipi Hapishanesi’ndeki bir mahkûmun Alevi dedesi ile görüşme isteği, Diyanet İşleri Başkanlığından Alevilikle ilgili alınan görüşe dayanılarak reddedildi. Dede yerine cami imamı önerildi.
  • Dokuz ayrı bölgede Adıyaman, Antep, Erzincan, Balıkesir, İstanbul (Kartal, Pendik, Eyüp Okmeydanı) Mersin, Alevilerin oturduğu evler işaretlendi. İzmir Çiğili’de Alevilerin kapılarına dini içerikli notlar bırakılarak müslümanlığa davet edildi.
  • Malatya’nın Sürgü Beldesinde Ramazan davulcusunun Alevi aileyi rahatsız etmesiyle yaşanan tartışma sonucunda Alevi yurttaşın evine saldırı gerçekleştirildi.

Cemevlerine yıkım ve saldırı

  • İdari birimlerce İstanbul’daki SultanGazi Cemevi, Didim Cemevine “imara aykırı” gerekçesiyle yıkım kararı çıktı. Kartal Pir Sultan Cemevi ateşe verildi, Kadıköy Pir Sultan Cemevinin elektriği kesildi, Erzincan’da Muharrem ayında kurulan çadır tahrip edilip yakılmaya çalışıldı, Avcılar Yeşilkent Cemevi’nin duvarları buldozerle yıkıldı.
  • Cemevlerinin ibadethane olmadığı yönündeki inkârcı söylem daha üst düzeyden söylenmeye ve yargı kararlarına yansımaya başladı.TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün, Meclis’te cemevi açılmasına ilişkin talebine “Alevilik ayrı bir din olmayıp İslam içi bir oluşum, İslam’ın tarihi süreçte ortaya çıkmış bir zenginliğidir ve İslam dininin ibadet yerleri camilerdir'” diyerek olumsuz yanıt verdi.
  • Okullarda seçmeli ders aracılığıyla Alevilere yönelik ayrımcı tutum ve dayatma arttı. Dini içerikli dersler zorla seçtirildi. Seçmeyenler kayıt yapılmamakla tehdit edildi.

Alevi askerler için ayrı iki tören

  • Zorunlu din dersi kitaplarına; AİHM kararlarının zorlamasıyla ve açılan davaları boşa çıkartmak amacıyla iki ünite Alevilik eklendi.Bu sebeple de Alevi ailelerce bu dersten muaf tutulma taleplerine ret kararları verilmeye başladı.
  • Askerde ölen-öldürülen Alevi askerler için iki tören yapıldı ve cemevlerindeki törenlere devlet erkânı katılmadı. Devlet erkânının katıldığı resmi törenler camilerde yapıldı. Alevi inancına mensup Şehit Er Özkan Ateşli’nin Cemevi’ndeki cenaze töreninde hiç bir resmi devlet yetkilisi ve asker gelmedi.
  • Alevi yöneticiler gözaltına alındı, Dersim Alevi Akademisi kapatıldı.
  • Sivas Madımak Katliamı davasında başta zaman aşımı kararı olmak üzere tutuklu mahkûmların masum olduklarını ispata yönelik girişimlerin olduğu şüphesi Alevilerce yoğun olarak hissedilmeye başlandı.

Yeni anayasaya öneriler

Tüm bu sorunların ancak yeni anayasa ile çözüme kavuşabileceğini belirten Kenanoğlu, anayasada devletin tüm dinlere ve inançlara eşit mesafede durması ve egemen bir devlet dini oluşturmaması gerektiğini söyledi

  • Devletin bir dini kurumu olmamalı, hiçbir dini/inancı finanse etmemeli.
  • Din/inanç sivil hayata terk edilmeli. Din/ inanç eğitimi ilgili inancın ibadethanelerinde o inancın mensuplarınca verilmeli.
  • Her türlü inançlara ve kimliklere yönelik ayrımcı uygulamalar nefret söylemi kapsamında cezai yaptırımlara tabi tutulmalı; ötekileştirilmiş topluluklar için pozitif ayrımcılık Anayasal güvenceye alınmalı.
  • Toplumda derin yaralar bırakan katliamlar için “Yüzleşme ve Hakikatleri Araştırma Komisyonları”‘ kurulmalı ve bu katliamların halen dahi devam eden sonuçları ortadan kaldırılmalı.

“İmece usulü yapılan cemevi yıkılacak”

Zeynal Odabaş, SultanGazi’de bir yıl önce tapulu araziye binlerce kişinin imece usulü ile yaptığı cemevinin “imara aykırı” olduğu gerekçesiyle yıkılacağını kendisinin de beş yıl ile yargılandığını söyledi.

“Eylül ayında binbir fedakarlıkla inşa ettiğimiz cemevi imara aykırı bulundu. 68 milyar işgaliye bedeli geldi. Üstelik sadece ben inşa etmişim gibi beş yıl ile yargılanıyorum. Oysa cemevi ile aynı paftada yer alan birçok cami, külliye, kuran kursu var. Ancak sadece cemevi inşa edilince imara uymuyor.”

Mehmet Tural, 1400 yıldır susturulan ve yok sayılan Alevilerin artık hakları için örgütlü mücadele ettikleri için devletin artan sistematik baskısına maruz kaldıklarını söyledi.

Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.

 

Kaynak: Bianet