<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sosyal Değişim Derneği &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.sosyaldegisim.org/category/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sosyaldegisim.org</link>
	<description>&#34;NEFRET SUÇLARI ÖLDÜRÜR!&#34;</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 14:45:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sosyal Değişim Derneği Bülteni – Aralık 2011</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2012 17:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>murat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=1231</guid>
		<description><![CDATA[                                                                         Ayrımcılık Haberler İyi Şeyler Nefret Söylemi Nefret Suçları Sivil Toplum&#8217;dan Sosyal Değişim&#8217;den Ayrımcılık Üniversitede ayrımcılığa cezaKaradeniz Teknik Üniversitesi’nde, başörtülü öğrenciyi derse almak istemeyen, final sınavına girmesine izin vermeyen ve başını açması için baskı yapan öğretim görevlisi Nazmiye Aydın’a, rektörlük tarafından &#8220;1/30 oranında aylıktan kesme&#8221; disiplin cezası verildi. Devamı&#8230; İstanbul Barosu’nda İslamofobik uygulamaİstanbul Barosu Staj <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>                                                                         </strong><a href="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/12/dernek-logo.jpg"><img class="alignright" src="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/12/dernek-logo.jpg" alt="" width="200" height="97" /></a></p>
<p><a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#1">Ayrımcılık</a><br />
<a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#3">Haberler<br />
</a><a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#5">İyi Şeyler</a><a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#6"><br />
Nefret Söylemi</a><br />
<a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#7">Nefret Suçları</a><br />
<a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#8">Sivil Toplum&#8217;dan</a><br />
<a href="http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/#9">Sosyal Değişim&#8217;den</a></p>
<p><span id="more-1231"></span></p>
<table width="100%" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="1" name="1"></a>Ayrımcılık</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="50%"><a title="Üniversitede ayrımcılığa ceza" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/universitede-ayrimciliga-ceza/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/ktu_basortu-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Üniversitede ayrımcılığa ceza</a>Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde, başörtülü öğrenciyi derse almak istemeyen, final sınavına girmesine izin vermeyen ve başını açması için baskı yapan öğretim görevlisi Nazmiye Aydın’a, rektörlük tarafından &#8220;1/30 oranında aylıktan kesme&#8221; disiplin cezası verildi. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/universitede-ayrimciliga-ceza/">Devamı&#8230;</a></td>
<td align="left" valign="top" width="50%"><a title="İstanbul Barosu’nda İslamofobik uygulama" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/istanbul-barosunda-islamofobik-uygulama/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/istanbul-barosu-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />İstanbul Barosu’nda İslamofobik uygulama</a>İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezi’nin kapısına iliştirilen belgede, başörtülü kadın stajyerlerin dışlanacağını duyuruldu. İnsan onuruna, inanç ve ifade özgürlüğüne, eğitim hakkına aykırı olduğu kadar cinsiyetçi tutum da içeren bu uygulama, diğer birçok baro tarafından tepki ile karşılandı. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/istanbul-barosunda-islamofobik-uygulama/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Bank of America’dan kökene göre faiz" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/bank-of-americaya-ayrimcilik-cezasi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/bank-of-america-countrywide1-100x100.png" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Bank of America’dan kökene göre faiz</a>Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük bankalarından Bank of America’nın alt kuruluşu Countrywide, kredi faiz oranlarını müşterilerinin deri renklerine ve doğum yerlerine göre belirlediğinin tespit edilmesi üzerine 335 milyon dolar denkleştirme bedeli ödeyecek. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/bank-of-americaya-ayrimcilik-cezasi/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="Polis şiddeti evinden de etti" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/polis-siddeti-evinden-de-etti/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/fevziye-cengiz-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Polis şiddeti evinden de etti</a>İzmir Karabağlar Karakolu’nda sivil polislerin sözlü ve fiziksel saldırısına maruz kalan, işkence görüntüleri basına yansıyan Fevziye Cengiz, yine kamu yetkililerince işlenen hak ihlali nedeniyle ikinci kez mağdur duruma düşürüldü. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/polis-siddeti-evinden-de-etti/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="3" name="3"></a>Haberler</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Festus Okey’in katiline 4 yıl 2 ay hapis" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/festus-okeyin-katiline-4-yil-2-ay-hapis-cezasi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/festus-okey-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Festus Okey’in katiline 4 yıl 2 ay hapis</a>Festus Okey’i, Beyoğlu Polis Merkezi’nde 2007 yılında gözaltında öldürmekle suçlanan polis memuru Cengiz Yıldız, ‘taksirle ölüme sebep vermek’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yıldız, Yargıtay onadığı takdirde 2 yıl 6 ay yatacak. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/festus-okeyin-katiline-4-yil-2-ay-hapis-cezasi/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="İnsan Hakları Başkanlığı’na başvurularda büyük artış" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/insan-haklari-baskanligina-basvurularda-buyuk-artis/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/ba%C5%9Fbakanl%C4%B1k-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />İnsan Hakları Başkanlığı’na başvurularda büyük artış</a>Cihan Haber Ajansı’nın haberine göre, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na başvurularda, 2004-2011 yılları arasında 10 kat artış yaşandı. 2010 yılı içerisinde yapılan toplam başvuruların yüzde 76&#8242;sı internet üzerinden gerçekleştirildi. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/insan-haklari-baskanligina-basvurularda-buyuk-artis/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="BM: LGBT’lere yönelik tüm şiddet vakalarını zaman kaybetmeden soruşturun" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bm-lgbtlere-yonelik-tum-siddet-vakalarini-zaman-kaybetmeden-sorusturun/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/UN-lgbt-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />BM: LGBT’lere yönelik şiddet vakalarını zaman kaybetmeden soruşturun</a>Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylere yönelik insan hakkı ihlallerini inceleyen küresel bir rapor yayımladı. BM için bir ilk olma özelliğini taşıyan raporda&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bm-lgbtlere-yonelik-tum-siddet-vakalarini-zaman-kaybetmeden-sorusturun/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="Almanya’dan, soykırımdan kurtulanlar için geciken tarihi karar" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/almanyadan-geciken-tarihi-karar/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/almanya1-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Almanya’dan, soykırımdan kurtulanlar için geciken tarihi karar</a>Almanya Hükümeti, Yahudi Soykırımı’ndan kurtulanların haklarını savunan Claims Conference ile sürdürdüğü görüşmeler sonucunda, soykırımından kurtulanlara tazminat ödemeyi kabul etti. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/almanyadan-geciken-tarihi-karar/">Devamı&#8230; </a></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="5" name="5"></a>İyi Şeyler</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Vortvots Vorodman Kilisesi bir asır sonra yeniden açılıyor" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/vortvots-vorodman-kilisesi-bir-asir-sonra-yeniden-acildi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/ermeni-kilisesi-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Vortvots Vorodman Kilisesi bir asır sonra yeniden açıldı</a>Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana kapalı olan Ermeni Vortvots Vorodman Kilisesi, ibadethane özelliği korunarak restore edildikten sonra, kültür merkezi işlevi ile yeniden açıldı. Vortvots Vorodman, Ermenice “Gök Gürültüsünün Çocukları” anlamına geliyor. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/vortvots-vorodman-kilisesi-bir-asir-sonra-yeniden-acildi/">Devamı&#8230;</a>&nbsp;</td>
<td valign="top"><a title="İzmir Musevi Cemaati’ne kişilik hakları iade edildi" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/izmir-musevi-cemaatine-kisilik-haklari-iade-edildi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/izmir-musevi-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />İzmir Musevi Cemaati’ne kişilik hakları iade edildi</a>Vakıflar Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca tüzel kişiliği tanınmayan İzmir Musevi Cemaati’nin talebine onay verdi. Böylece, Cemaat, “İzmir Musevi Cemaati Vakfı” adıyla tescillenmiş oldu. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/izmir-musevi-cemaatine-kisilik-haklari-iade-edildi/">Devamı&#8230; </a>&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Manuel Bauer: Düşmanlık en büyük hatamdı" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/manuel-bauer-dusmanlik-en-buyuk-hatamdi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/michale-bauer-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Manuel Bauer: Düşmanlık en büyük hatamdı</a>Almanya’da, eskiden neo-nazi örgütlerine üye olan ve bu yüzden hapse giren Manuel Bauer, “ırkçı” düşmanlığa karşı açıklamalarda bulundu. “Türklere karşı düşmanlık en büyük hatamdı.” diyen Bauer&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/manuel-bauer-dusmanlik-en-buyuk-hatamdi/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="BM’den din ve inanç hoşgörüsüzlüğüne karşı karar" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bmden-din-ve-inanc-hosgorusuzlugune-karsi-karar/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/UN-LOGO-300x300-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />BM’den din ve inanç hoşgörüsüzlüğüne karşı karar</a>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından hazırlanan ”din ve inanç temelinde, kişilere karşı hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve şiddet uygulanmasıyla mücadele” başlıklı karar tasarısını oybirliği ile kabul etti. Devamı&#8230;</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="6" name="6"></a>Nefret Söylemi</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="MİT raporu iddiasıyla Protestanlar hedef gösterildi" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/mit-raporu-iddiasiyla-protestanlar-hedef-gosterildi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/milligazete-2011-12-01-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />MİT raporu çanak tuttu, Protestanlar hedef gösterildi</a>MİT’in 2011 tarihli raporuna göre kurum, laik olduğu söylenen Türkiye’de, Protestan Kiliseleri’nin misyonerlik etkinliklerini izlemiş. Raporda, kiliselerin açtığı kurslar, misyonerlik faaliyeti iddialarına konu edilmiş. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/mit-raporu-iddiasiyla-protestanlar-hedef-gosterildi/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="BDP yöneticisi Hıristiyanlık’ı seçerse" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/hiristiyanlik-ve-onu-secen-parti-yoneticisi-hedef-gosterildi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/bdp-h%C4%B1rstiyan-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />BDP yöneticisi Hıristiyanlık’ı seçerse</a>Medyanın ürettiği nefret söylemlerinde, sıklıkla ötekileştirilmiş, düşmanlaştırılmış birbirinden farklı kimliklerin &#8220;Biz&#8221;e karşı kötücül bir birlik halindelermişçesine verildiği görülür. BDP’yi ve Kürt kimliğini hedef gösteren, suçlayan, yargısız infaz taşıyan haberlere&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/hiristiyanlik-ve-onu-secen-parti-yoneticisi-hedef-gosterildi/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="TRT Genel Müdürü’nden cinsiyetçi nefret" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/trt-genel-mudurunden-cinsiyetci-nefret/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/trt-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />TRT Genel Müdürü’nden cinsiyetçi nefret</a>TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nca düzenlenen, medya çalışanları ve akademisyenlerle bir araya geldiği toplantıda, şarkıcı Rojin’e “aşüfte kadın” dedi. Bu hakaretten önce de&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/trt-genel-mudurunden-cinsiyetci-nefret/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="Sabah yazarı Ersin Ramoğlu’ndan: “Hain Puştlar”" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/sabah-yazari-ersin-ramoglundan-hain-pustlar/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/ersin-ramo%C4%9Flu-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Sabah yazarı Ersin Ramoğlu: “Hain Puştlar”</a>Sabah Gazetesi yazarlarından Ersin Ramoğlu, Time Dergisi’nin Yılın En Popüleri” oylamasında Tayyip Erdoğan’ın kazanmaması, ya da “Yılın En Az Popüleri” kategorisinde birinci gelmesi için oy veren, kampanya yapan kişilere yönelik akıl almaz başlık ve içerikte bir yazı kaleme aldı. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/sabah-yazari-ersin-ramoglundan-hain-pustlar/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="7" name="7"></a>Nefret Suçları</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Transfobik nefret İstanbul’da kılıç kuşandı" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/transfobik-nefret-bu-kez-kilic-kusandi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/maltepe-saldiri1-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Transfobik nefret İstanbul’da kılıç kuşandı</a>İstanbul Maltepe Sahilyolu’nda trans kadınlara, 4 kişilik bir grup saldırdı. Olayda yaralanan Ç.Y., faillerden birinin döner bıçağı ve kılıç kullandığını belirtti. Vücudunun çeşitli yerlerinden derin yaralar alan Ç.Y. hastaneye kaldırıldı.. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/transfobik-nefret-bu-kez-kilic-kusandi/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="İtalya’da Roman yerleşimini yaktılar" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/italyada-roman-yerlesimini-yaktilar/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/italya-roman-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Torino’da Roman yerleşimini yaktılar</a>İtalya’nın kuzeybatısındaki Torino kentinde yaklaşık 50 kişilik saldırgan milliyetçi grup, 150 kişilik Roman yerleşimini basarak ateşe verdi. Saldırı, 16 yaşındaki bir kadının, ağabeyine iki Roman tarafından cinsel saldırıya uğradığı yalanını&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/italyada-roman-yerlesimini-yaktilar/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="İtalya’da Afrika kökenlilere ırkçı saldırı" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/italyada-afrika-kokenlilere-irkci-saldiri/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/italyada_irkci_katliam_9139_510_3101-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />İtalya’da Afrika kökenlilere ırkçı saldırı</a>İtalya’nın kuzeybatısında yer alan Floransa kentinde, Gianluca Casseri adlı 50 yaşındaki saldırgan 2 Afrikalı’yı silah ile vurarak öldürüp, 3′ünü de yaraladıktan sonra intihar etti. İtalya polisinini verdiği bilgiye göre, 2 Senegalliyi öldüren&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/italyada-afrika-kokenlilere-irkci-saldiri/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="Hastanede etnik nefret iddiası" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/dogum-sirasinda-irkcilik-iddiasi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/halime-erkut-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" hspace="5" vspace="5" />Hastanede etnik şiddet iddiası</a>DHA’nın birçok basın organında da yer alan haberine göre, Halime Erkut adlı gebe kadın, Şanlıurfa’da doğum yaptığı sırada hastane personelinden etnik kökeni nedeniyle ayrımcı nefrete maruz kaldığını iddia ederek şikayetçi oldu. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/dogum-sirasinda-irkcilik-iddiasi/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Almanya’da Nazi şiddeti hız kesmiyor" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/almanyada-nazi-siddeti-gencleri-hiz-kesmiyor/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/almanya-neo-nazi-turk-donerci-nationalturk-3429-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Almanya’da Nazi şiddeti hız kesmiyor</a>Ülke gündemine oturan ırkçı cinayetlere ve kamu yetkililerinin açıklamaları ile yürütülen soruşturmalara rağmen özellikle Türkiye kökenliler ile Müslümanlar’ı hedef alan saldırı haberleri gelmeye devam ediyor. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/almanyada-nazi-siddeti-gencleri-hiz-kesmiyor/">Devamı&#8230;</a></td>
<td valign="top"><a title="Piriştine’de Yahudi düşmanlığı mezarlığı hedef aldı" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/piristinede-yahudi-dusmanligi-mezarligi-hedef-aldi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/piri%C5%9Ftine-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Piriştine’de Yahudi düşmanlığı mezarlığı hedef aldı</a>Kosova Cumhuriyeti’nin başkenti Piriştine’de UNESCO koruması altındaki bir mezarlıktaki onlarca Yahudi mezarının üzerine Nazi svastikaları çizildi, mezar taşları sökülerek tahrip edildi. Alandaki mezarların bir kısmı II. Dünya Savaşı’nda katledilen Yahudi ailelerine ait. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/piristinede-yahudi-dusmanligi-mezarligi-hedef-aldi/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#FFFFFF"><a title="Tokat’ta Kürt kökenli işçilere saldırı" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/tokatta-kurt-kokenli-iscilere-saldiri/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/tokatta-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Tokat’ta Kürt kökenli işçilere saldırı</a>İnşaatta çalışan Kürt kökenli işçiler ile 100 ila 200 kişiye yakın olduğu söylenen saldırgan milliyetçi grup arasında gerginlik yaşandı. “Kürtleri burada istemiyoruz. Burada çalışamazsınız.” şiarı ile inşaat çevresinde toplanan kalabalığa polis müdahale etti. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/tokatta-kurt-kokenli-iscilere-saldiri/">Devamı&#8230;</a></td>
<td bgcolor="#FFFFFF"><a title="Zazaca türkü istediği için öldürüldü" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/zazaca-turku-istedigi-icin-olduruldu/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/zazaca-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Zazaca türkü yüzünden çıkan kavgada öldürüldü</a>İzmir’in Aliağa ilçesindeki Aliağa Deniz Kulübü’nde Zazaca türkü isteyen Gazi Akbayır, işletmecilerin itirazı ile karşılaştı. Akbayır, anadilinde şarkı dinleme hakkı olduğunu söyleyince, önce bıçaklı saldırıya uğradı; bardan kaçmaya çalışırken mekandan kişiler tarafından 8 kurşunla öldürüldü. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/zazaca-turku-istedigi-icin-olduruldu/">Devamı&#8230; </a></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="8" name="8"></a>Sivil Toplum&#8217;dan</strong></td>
</tr>
<tr>
<td><a title="Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platform Girişimi" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/nefret-suclari-yasa-kampanyasi-platform-girisimi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/nefret-suclari-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platform Girişimi</a>Nefret saikiyle işlenen suçlara ilişkin yasal düzenleme olan gereksinimi meclis ve kamuoyu gündemine getirmek üzere sivil toplum örgütleri ile bireylerin bir araya geldiği girişimin ikinci toplantısı 22 Aralık’ta Beyoğlu Yeşil Ev’de yapıldı. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/nefret-suclari-yasa-kampanyasi-platform-girisimi/">Devamı&#8230;</a></td>
<td><a title="Bizsiz Anayasa Olmaz" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bizsiz-anayasa-olmaz/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/bisiz-anayasa-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Bizsiz Anayasa Olmaz</a>Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin17 Aralık tarihinde yeni anayasa sürecine katılım teması ile organize ettiği “Bizsiz Anayasa Olmaz” toplantısı, farklı kentlerden ve farklı çalışma alanlarından seksene yakın sivil toplum örgütünün katılımı ile gerçekleşti. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bizsiz-anayasa-olmaz/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td bgcolor="#FFFFFF"><a title="ÇGD: İçişleri Bakanı suçu ve suçluyu övüyor" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/cgd-icisleri-bakani-sucu-ve-sucluyu-ovuyor/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/cagdas-Gazeteciler-Dernegi-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />ÇGD: İçişleri Bakanı suçu ve suçluyu övüyor</a>Çağdaş Gazeteciler Derneği, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in İzmir Karabağlar Polis Merkezi’nde sivil polislerce işkenceye ve kötü muameleye uğrayan Fevziye C. olayı ile ilgili beyanlarına yönelik basın açıklaması yaptı; açıklamada&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/cgd-icisleri-bakani-sucu-ve-sucluyu-ovuyor/">Devamı&#8230;</a></td>
<td bgcolor="#FFFFFF"><a title="nefretsoylemi.org Türkiye basınını izliyor" href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/nefretsoylemi-org-turkiye-basinini-izliyor/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2011/12/nefretsoylemi-100x84.gif" alt="" width="100" height="84" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />nefretsoylemi.org Türkiye basınını izliyor</a>Hrant Dink Vakfı tarafından yürütülen www.nefretsoylemi.org adlı site, medyada yer alan nefret içerikli ifadeleri günlük olarak izlemeye, yayımlamaya ve bunları periyodik olarak derleyerek kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyor. <a href="http://bulten.nefretme.org/2011/12/nefretsoylemi-org-turkiye-basinini-izliyor/">Devamı&#8230; </a></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" bgcolor="#99CC66"><strong><a id="9" name="9"></a>Sosyal Değişim&#8217;den</strong></td>
</tr>
<tr>
<td valign="top"><a title="Boğaziçi’nde nefrete karşı söyleşi" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bogazicinde-nefrete-karsi-soylesi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/400px-Bosphorus_University-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Boğaziçi’nde nefrete karşı söyleşi</a>Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsünde Boğaziçi Sosyal Hizmet Sosyal Hizmet Kulubü’nün 6 Aralık’ta düzenlediği etkinliğe Sosyal Değişim Derneği’nden Cengiz Alğan ve Hrant Dink Vakfı’ndan Garen Aram Kapril konuşmacı olarak katıldı. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/bogazicinde-nefrete-karsi-soylesi/">Devamı&#8230; </a></td>
<td valign="top"><a title="Su Krizini Derinleştiren Politikalar Paneli" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/su-krizini-derinlestiren-politikalar-paneli/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/su-hakk%C4%B1-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Su Krizini Derinleştiren Politikalar Paneli</a>Sosyal Değişim Derneği’nin, Sosyal Demokrasi Vakfı ve Hasankeyfi Yaşatma Girişimi ile ortak yürüttüğü Su Hakkı Projesi kapsamında düzenlenen “Türkiye’de Su Krizini Derinleştiren Politikalar Paneli” 10 Aralık’ta gerçekleştirildi. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/su-krizini-derinlestiren-politikalar-paneli/">Devamı&#8230;</a></td>
</tr>
<tr>
<td><a title="Sosyal Değişim, “Ötekileştirilenler” panelindeydi" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/sosyal-degisim-otekilestirilenler-panelindeydi/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/galata-100x100.jpg" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />Sosyal Değişim, “Ötekileştirilenler” panelindeydi</a>Galatasaray Üniversitesi Öğrenci Konseyi Sosyal Sorumluluk Komitesi’nin 14 Aralık’ta düzenlediği “Ötekileştirilenler: LGBT Bireyler” adlı panelde, Sosyal Değişim’den Murat Köylü, nefret olgusu üzerine bir sunum paylaştı. <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/sosyal-degisim-otekilestirilenler-panelindeydi/">Devamı&#8230; </a></td>
<td><a title="İzmir Barosu’nun Nefret Suçları ve Nefret Söylemi toplantısındaydık" href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/izmir-barosunun-nefret-suclari-ve-nefret-soylemi-toplantisindaydik/" rel="bookmark"><img src="http://bulten.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/izmir-barosu-100x100.png" alt="" width="100" height="100" align="left" border="0" hspace="5" vspace="5" />İzmir Barosu’nda söylem ve suç tartışıldı</a>17 Aralık tarihinde İzmir Barosu tarafından düzenlenen “Nefret Suçları-Nefret Söylemi” adlı toplantıda Sosyal Değişim Derneği’nden Cengiz Alğan konuşmacılar arasındaydı. İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Yücel‘in moderatörlüğünü yaptığı toplantıda&#8230; <a href="http://bulten.nefretme.org/2012/01/izmir-barosunun-nefret-suclari-ve-nefret-soylemi-toplantisindaydik/">Devamı&#8230;</a>&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table width="100%" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5">
<tbody>
<tr>
<td><a href="http://www.sosyaldegisim.org/"><img src="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2010/10/logo03.jpg" alt="Sosyal Degisim" width="320" height="70" border="0" /></a></p>
<ul>
<li><strong>Adres</strong>: İstiklal Caddesi, Bekar Sokak, 16/3, 34435 Beyoğlu – İstanbul</li>
<li><strong>Facebook</strong>: <a href="http://www.facebook.com/SosyalDegisim">http://www.facebook.com/SosyalDegisim</a></li>
<li><strong>Twitter</strong>: <a href="http://twitter.com/sosyaldegisim">http://twitter.com/sosyaldegisim</a></li>
<li><strong>Tel</strong>: +90-0212-292 34 39</li>
<li><strong>Faks</strong>: +90-0212-292 45 50</li>
<li><strong>E-posta</strong>: bilgi [at] sosyaldegisim.org</li>
<li>Adresimize <strong>Google Harita</strong>’da bakmak için <a href="http://maps.google.com/maps/ms?hl=en&amp;ie=UTF8&amp;oe=UTF8&amp;msa=0&amp;msid=103013374312881963373.00046b053cad078ed9723&amp;z=19" target="_blank">tıklayınız</a>.</li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><a href="http://ec.europa.eu/europeaid/"><img src="http://www.nefretme.org/wp-content/uploads/2012/01/ab_tr_en_color_k.jpg" alt="" width="176" height="80" border="0" /></a></p>
<p>Bu bülten Avrupa Birliği&#8217;nin desteğiyle yayımlanmaktadır. Yayının içeriği Sosyal Değişim Derneği&#8217;nin sorumluluğundadır ve hiçbir şekilde Avrupa Birliği&#8217;nin resmi görüşünü yansıttığı düşünülemez.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2012/01/sosyal-degisim-dernegi-bulteni-aralik-2011/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçu: İnsanlık suçu</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2011/04/nefret-sucu-insanlik-sucu/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2011/04/nefret-sucu-insanlik-sucu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Apr 2011 14:25:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=973</guid>
		<description><![CDATA[Yasemin İnceoğlu Eskiden manşetlerde gördüğümüz “Pis Çingene”, “Korkak Yahudi”, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği “Ermeni dölü” türünden sözcüklerin artık günümüzde gazetelerde satır aralarına, köşe yazılarına, internette ise Facebook ve okur yorumlarına kaydığına tanık oluyoruz. Medya zaman zaman olumsuz, alaycı ifadeler, küfür, hakaret, aşağılama, abartı taktiklerine başvurarak “öteki”leştirdiği ve “hedef” haline getirdiği grupları kamu güvenliğini <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2011/04/nefret-sucu-insanlik-sucu/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/04/yasemin-inceoğlu.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-974" title="yasemin-inceoğlu" src="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/04/yasemin-inceoğlu-284x300.jpg" alt="" width="199" height="210" /></a>Yasemin İnceoğlu</strong></p>
<p style="text-align: left;">Eskiden manşetlerde gördüğümüz “<strong>Pis Çingene</strong>”, “<strong>Korkak Yahudi</strong>”, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği “<strong>Ermeni dölü</strong>” türünden sözcüklerin artık günümüzde gazetelerde satır aralarına, köşe yazılarına, internette ise Facebook ve okur yorumlarına kaydığına tanık oluyoruz.</p>
<p style="text-align: left;">Medya zaman zaman olumsuz, alaycı ifadeler, küfür, hakaret, aşağılama, abartı taktiklerine başvurarak “<strong>öteki</strong>”leştirdiği ve “<strong>hedef</strong>” haline getirdiği grupları kamu güvenliğini tehdit edici “<strong>potansiyel risk ve tehdit saçan öcüler</strong>” gibi sunarak toplumdaki “<strong>öteki</strong>” gruplara karşı nefret söylemi ve suçlarını kışkırtır. Aşağıda yer alan kampanya örnekleri nefret söylemi ve nefret suçunun varlığını çok net biçimde ortaya koyuyor:<span id="more-973"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>“Lezbiyenlere tecavüz ederek onları topluma kazandırabiliriz.”</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>“Köpeklere giriş serbesttir. Bu kapıdan Yahudiler ve Ermeniler giremez.”</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>“Duy ulan soysuz, ne mutlu Türk’üm diyene…”</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>“Soykırım yapsak soyunuz kalmazdı köpekler…”</strong></p>
<p style="text-align: left;">TCK 216 (halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama) amacına uygun olarak; Erzurum’daki sağlık ocağında, hastalara, bir doktorun “<strong>Pis Kürtler! Hepinizi öldürmek gerekir</strong>”, İzmir’deki Türkçü Toplumcu Budun Derneği’nin yürüttüğü “<strong>Kürt nüfus azaltılsın, Kürtler kısırlaştırılsın</strong>” kampanyası ile Denizli Çivril’de köylülerin “<strong>Kürtler çoğalıyor, biz kovmazsak köyü ele geçirecekler</strong>” olaylarında kullanılmıştır. Ancak <strong>Baskın Oran-İbrahim Kaboğlu</strong> örneğinde olduğu gibi, bu maddeyi hâkimler çoğu kez tersinden yorumlamaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye’de nefret suçu kavramı; <strong>Hrant Dink</strong> cinayetiyle kamuoyunun gündemine oturdu. Geçmişte yaşanan 6-7 Eylül 1955 olayları, Sivas katliamı, Rahip <strong>Santoro </strong>cinayeti, Malatya katliamı, Seferihisar ve Kemalpaşa’daki linç girişimleri de nefret suçlarına çok çarpıcı örneklerden. <strong>Hrant Dink yoğun</strong> bir “<strong>nefret söylemi</strong>” bombardımanı sonucunda “<strong>nefret</strong>” suçu cinayetine kurban gitti. Bazı gazeteler Dink‘i hedef gösterdi/etiketledi/ötekileştirdi ve yalnızlaştırdı. <strong>Dink </strong>cinayeti öncesi medyada gördüğümüz başlıklardan birkaç örnek: <strong>“Hrant’ın hırlayışı”, “Türklüğe hakaretten yargılanan Ermeni gazeteci”, “Ermeni’ye Bak”, “Hrant kaşıyor”, “Hrant uslanmadı”, “Kovun bunları. Ya sev ya terk et.”</strong></p>
<p style="text-align: left;">Homofobi de bir başka nefret suçu türü. “<strong>Travesti dehşeti</strong>”, “<strong>Ters ilişki teklif etti öldürdüm</strong>”, “<strong>Hak ettiler</strong>” türü manşetler, saldırıları meşrulaştırıyor veya özendiriyor. Medya, LGBTT haberlerini şiddet içeren 3. sayfa haberleriyle “cinsel içerikli, toplum ahlakına aykırı” olarak, LGBTT bireylerini ise “<strong>sapkın</strong>” veya “<strong>canavar</strong>” olarak sunuyor.</p>
<p style="text-align: left;">Kürt sorunu da terörizm ve PKK ile özdeşleştirilerek, Kürtler hakkında “<strong>cani, hain, kalleş, çapulcu, dağdan inenler</strong>” türünden “<strong>sloganlaşmış</strong>” ve “<strong>korkunçlaştırıcı</strong>” kalıp yargılar kullanmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Medyanın, siyasi analizlerden yoksun, çarpıtılmış, eksik, dramatize edilmiş ve zaman zaman paranoyaya varan komplo teorileriyle donatılmış, geçmişte yaşanan acı, felaket, şiddeti kurcalayan haberleri gündemde tutarak çatışmadan ziyade barışa ve çözüme odaklı, insan hakları ve demokrasiden taraf, kutuplaşmaları körüklemeyen bir tavır sergilemesi ve en kısa zamanda ülkenin nefret suçu yasasına kavuşması yönünde iktidara baskı yapması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Önemli bir etkinlik:</strong></p>
<p style="text-align: left;">Kurulduğu 2009 yılından beri nefret söylemi ve nefret suçları hakkında kamuoyundaki farkındalığı artırma yönünde çalışmalar yapan Sosyal Değişim Derneği, 2010’da “<strong>Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl 10 Örnek</strong>” adlı proje kitapçığını yayımladı. Medya İzleme Merkezi kurma çalışmalarına da başlayan dernek, 15-18 Nisan 2011’de aktivist, akademisyen, yazar, gazeteci ve sivil toplum kuruluşlarını Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılacak olan Uluslararası Nefret Suçları Konferansı’nda bir araya getiriyor.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.sosyaldegisim.org/" target="_blank"><strong>www.sosyaldegisim.org</strong></a></p>
<p style="text-align: left;">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2011/04/nefret-sucu-insanlik-sucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Roman dernekleri üzerine</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/roman-dernekleri-uzerine/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/roman-dernekleri-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Jan 2011 15:07:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Çingeneler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=830</guid>
		<description><![CDATA[Ali Mezarcıoğlu Son 10 yıl içerisinde Türkiye&#8217;de çok sayıda Roman derneği kurulmuştur. Günümüzde bu derneklerin sayısı 100&#8242;ü geçmiştir. Her geçen gün farklı il ve ilçelerde yeni dernekler kurulmaktadır. Roman derneklerinin artan sayısı ve medyada daha fazla görünür hale gelmeleri toplumun değişik kesimlerinin ilgisini derneklerin üzerine çekmiştir. Nitekim bugünlerde siyasetçilerin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve benzeri <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/roman-dernekleri-uzerine/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong><a href="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/01/images.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-831" title="images" src="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/01/images.jpg" alt="" width="240" height="210" /></a>Ali Mezarcıoğlu</strong></p>
<p style="text-align: left;">Son 10 yıl içerisinde Türkiye&#8217;de çok sayıda Roman derneği kurulmuştur. Günümüzde bu derneklerin sayısı 100&#8242;ü geçmiştir. Her geçen gün farklı il ve ilçelerde yeni dernekler kurulmaktadır. Roman derneklerinin artan sayısı ve medyada daha fazla görünür hale gelmeleri toplumun değişik kesimlerinin ilgisini derneklerin üzerine çekmiştir. Nitekim bugünlerde siyasetçilerin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve benzeri pek çok başka toplumsal kesimin bu alanda fazlasıyla mesai harcadığı hemen herkesin farkında olduğu bir gerçektir. <span id="more-830"></span></p>
<p style="text-align: left;">Bu yazıda kimseye akıl öğretmek iddiasında değiliz. Zira hem dernek yöneticileri hem de derneklerle iletişime geçen çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar kendi amaçları çerçevesinde son derece akılcı hareket etmekte; herkes alandan beklentisi neyse o hedefe doğru kararlı bir şekilde yürümektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Bizim bu yazıda yapacağımız şey pişmiş aşa su katmak olmayacak. Bu alanda şu veya bu amaçla çeşitli çalışmalar yürüten herkesin yolu açık olsun, kendilerine başarılar diliyoruz. Bu yazıda bizim amacımız Roman derneklerinin bizim açımızdan ne anlam ifade ettiğini daha geniş bir çerçeve içinde ortaya koymaktır. İnancımız o ki bu değerlendirmeler faydalanmak isteyen herkes için yararlı olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">Her şeyden önce Roman kimliğini tanımlamamız gerekiyor. Kimdir Romanlar? Romanlar kendilerine ait bir dile, kültüre ve tarihe sahip olan eski bir Avrupa toplumudur. Roman toplumunun dili Romanestir. Romanların en eski atalarının Hindistan Çingeneleriyle ilişkili olduğuna inanılmaktadır. Buna karşılık Roman kültürü tipik bir Hint kültürü değildir. Roman kültürü daha ziyade Hindistan, İran, Anadolu, Yunan ve Avrupa kültürlerinin özel bir sentezi olarak değerlendirilirse sağlıklı bir tespit yapılmış olur. Sonuç olarak Romanlar bir Avrupa kavmi, Roman kültürü de bir Avrupa kültürüdür.</p>
<p style="text-align: left;">Peki Romanlarla, Romanların yaşadıkları ülkelerde bulunan diğer kültürler arasındaki temel fark nedir? Örneklendirmek gerekirse Anadolu coğrafyasında Çerkezler, Lazlar, Gürcüler gibi kendilerine ait bir dile ve tarihe sahip olan çok sayıda kültür bulunmaktadır. Romanlar gerek yaşam biçimleri gerekse komşu toplumlarla ilişkileri açısından bu etnik gruplarla kıyaslandıklarında çok temel farklılıklara sahiptirler. Romanlarla diğer etnik gruplar arasındaki farklılık Romanların Çingene Evrensel Milletine mensup bir kavim olmasından kaynaklanmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Sanayi öncesi dönemde Roman Çingeneleri yaşadıkları her coğrafyada Çingene olmayan kavimlerden farklı olarak temel geçimlerini göçebe zanaatçılığa dayandırmışlardır. Yerleşik tarımcı veya göçebe hayvan besleyici Gaco kavimlerine çeşitli zanaat ürünlerini veya hizmetleri sunmuşlar karşılığında onlardan çeşitli gıda maddeleri almışlardır. Bu süreçte diğer kavimlerden farklı olarak toprak veya hayvan sahibi olma imkanı bulamamışlar; yüzlerce yıl boyunca Roman Çingenelerinin tek sermayesi diğer Çingene gruplarında olduğu gibi zanaat bilgileri olmuştur. Roman Çingenelerinin en bilinen geleneksel meslekleri sepetçilik, demircilik, kalaycılık, müzisyenlik, bakırcılık, ay yetiştiriciliği, ayı-maymun oynatıcılığı, cambazlık ve at cambazlığıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Sanayinin gelişmesi ile birlikte çoğu Roman grubu geleneksel zanaatlarını yitirmişler geçinebilmek için yeni mesleklerin arayışına girmişlerdir. Sanayi sonrası dönemde Roman Çingeneleri tarafından kitlesel bir biçimde yapılmakta olan meslekler arasında kağıt ve hurda toplayıcılığı, çiçekçilik, ayakkabı boyacılığı, hammallık, işportacılık, matbaa işçiliği, tütün işçiliği ve tarım işçiliği sayılabilir. Buna karşılık çoğunluğu teşkil etmese de çok sayıda Roman kökenli doktorun, avukatın, akademisyenin, iş adamının ve politikacının varlığını anımsatmakta fayda var.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">Roman dernekleri daha ziyade Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinde yoğunlaşmaktadırlar. Bu durum Roman Çingenelerinin nüfus yoğunlaşmasının bu bölgelerde olmasıyla ilişkilidir. Buna karşılık Domların dernekleri Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde, Lomların dernekleri Karadeniz Bölgesi&#8217;nde, Abdalların dernekleri ise Orta ve Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde kurulmakta ve yaygınlaşmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Roman dernekleri genellikle yardımlaşma ve dayanışma derneği statüsünde kurulmaktadırlar. Üyelerinin ve temsil ettikleri kitlenin sosyal ihtiyaçlarına cevap verme iddiası derneklerin en yaygın kuruluş gerekçesidir. Diğer taraftan bölgelere göre derneklerin kuruluş amaçları farklılaşabilmektedir. Kimi yerlerde &#8220;Hammallar Derneği&#8221; ya da &#8220;Kurbağa Toplayıcıları Derneği&#8221; gibi örneklerde mesleğe ilişkin sorunlar ön plana çıkarken kimi yerlerde kentsel dönüşüm süreci ile ilgili problemler öncelikli olarak değerlendirilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">Roman derneklerinin karşılarına çıkan meselelerin bir kısmı sadece Roman toplumunu ilgilendirirken bir kısmı ise tüm Çingene kavimleri için ortak olan konu başlıklarıdır. İşsizlik, konut sorunu, eğitime ulaşma, önyargılar gibi sosyal problemler tüm diğer Çingene kavimleriyle birlikte Roman Çingenelerini de etkilemektedir. Toprak veya hayvan sürülerine sahip olmayan Çingene kavimlerinin, sanayi sonrası dönemde geleneksel mesleklerini kaybederek büyük bir yoksulluğun içine düşmesi tüm Çingene kavimlerinin ortak problemidir. Diğer taraftan Roman kültürünün kendi özgün değerleri olan Romanes dilinin ve Roman kültürüne ait folklorik ürünlerin (türküler, maniler, fıkralar, masallar&#8230;) giderek kaybolmaya yüz tutması doğrudan doğruya Roman derneklerini ilgilendiren bir konudur.</p>
<p style="text-align: left;">Roman dernekleri kültürel meselelerde bağımsız çalışmalar yürüterek Roman kültürünün yaşatılması için ellerinden gelen çabayı gösterebilirler. Buna karşılık işsizlik, konut sorunu ve önyargılar gibi temel sosyal sorunlarda Romanların, Abdalların, Poşa-Elekçi-Lomların, Domların, Gevendelerin, Karaçilerin ve göçebe zanaatçı kültürlerden gelen tüm diğer toplulukların sorunların çözümü için el birliği yapmalarında fayda vardır. Dışarıdan bakanlar tarafından konuştukları dillerine, ten renklerine ya da tarihlerine bakılmaksızın Çingene olarak adlandırılan tüm grupların, Çingeneleri hedefleyen hurafe ve önyargıların aşılması için ortak çaba göstermesi çok daha sonuç alıcı olacaktır. Şüphesiz ki Çingeneliği hedef alan önyargıların aşılması için çaba harcamak Çingeneliği adeta bir suçmuş gibi birbirinin üzerine atmaktan çok daha isabetli bir çözüm olacaktır.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">Roman dernekleri her açıdan henüz yolun başında bulunmaktadırlar. Mütevazi fakat kararlı bir şekilde çalışmaları halinde faydalı sonuçların ortaya çıkması imkan dahilindedir. Bunun için öncelikle sivil toplum kuruluşları olduklarının bilinci içerisinde hareket etmeleri gerekmektedir. Ayrıca Roman dernekleri açısından gerçekleştirilmesi imkansız düşlerin peşinde koşmamakta büyük yarar vardır. Son zamanlarda kimi derneklerin hedef büyüttükleri, yerel sivil toplum kuruluşları olmanın gerektirdiği çalışmaların ötesine geçmeye başladıkları anlaşılmaktadır. Bu doğru bir tutum değildir. Her alanda olduğu gibi bu alanda da başarılı olmanın ilk şartı kendini bilmek ve ne oldum delisi olmamaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Roman dernekleri sosyal ve kültürel sorunların tespiti, bu sorunlara dönük somut çözüm projelerinin geliştirilmesi ve bu projeleri uygulayabilecek kurum ve kuruluşların harekete geçirilmesi noktasında çok önemli bir rol üstelenebilirler. Bu gerçekleştirilebilirse dernekler görevlerini yerine getiriyorlar demektir. Temel amaç ve hedefi Roman Çingenelerinin toplumsal gelişimi olan bir dernek yönetiminin tutarlılığı tam da bu noktada ortaya çıkacaktır. Mahallesinde, ilçesinde veya ilinde hiçbir somut çalışma yapmayan; büyük hayaller peşinde büyük bütçelerin hayalini kurarak zaman kaybeden dernekler kısa zamanda topluma nasıl büyük bir zarar verdiklerinin farkına varacaklardır.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">Önümüzdeki günlerde Roman derneklerine yönelik ilgi daha da artacaktır. Toplumun çeşitli kesimlerinin derneklere çeşitli taleplerle yöneleceği açıktır. Bu noktada dernek yönetimlerinin işleri daha da zorlaşacaktır. Atacakları yanlış bir adımın ya da söyleyecekleri iyi düşünülmemiş bir sözün bedelini sadece onlar değil Romanlarla birlikte tüm Çingeneler ödeyecektir. Şu andan itibaren bir Roman derneği kurmak, kurduğunuz bir Roman derneğini yaşatabilmek eskiden olduğundan daha fazla sorumluluk gerektirmektedir. Bu sorumluluğu taşıyabileceğinden emin olmayan arkadaşların yol yakınken görevi bırakmaları hem kendileri hem de toplumumuz için faydalı olacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Roman derneklerinin saygıdeğer yöneticileri! Ben bir Çingene kardeşiniz olarak buradan sizlere seslenmek istiyorum. Milyonlarca Çingenenin kaderi iki dudağınızın arasında. Herhangi bir konuda adım atmadan önce kırk defa düşünmek zorundasınız. Herhangi bir konuda söz söylemeden önce kırk defa düşünmek zorundasınız. Sorumluluğunuz çok ağır. Bugün her şey çok kolaymış gibi gözükse de, her şey eğlenceli bir oyunu andırsa da kısa bir zaman içerisinde işlerin ciddiye bindiğini, yapılan küçük yanlışların nasıl büyük acılara yol açtığını kendi gözlerinizle göreceksiniz. Bu dönemde bilerek ya da bilmeyerek, şu veya bu nedenle insanlarımızı taşıyamayacakları yüklerin altına sokarsanız yaşanacak her türlü acının vebali sizin olacaktır. Hepinizi salim kafayla düşünmeye, bulunduğunuz alanlarda doğru kararlar almaya davet ediyorum.</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.cingeneyiz.org/romandernekleri.html" target="_blank">Çingeneyiz.org</a></p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/roman-dernekleri-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçlarında medyanın etkisi</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/nefret-suclarinda-medyanin-etkisi/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/nefret-suclarinda-medyanin-etkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Jan 2011 04:50:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=821</guid>
		<description><![CDATA[Uzm. Psk. Sabahat  Erler Nefret suçu, bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi önyargı doğurabilecek nedenlerden ötürü işlenen, genellikle şiddet içeren suçlardır. Nefret suçları diğer suçlardan farklı çünkü her ne kadar bu suçlar bireylere karşı işleniyorlarsa da aslen hedef alınan o bireyin üyesi olduğu sosyal gruptur. Eğer bu suç <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/nefret-suclarinda-medyanin-etkisi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/01/No-Place-for-Hate1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-823" title="No-Place-for-Hate" src="http://www.sosyaldegisim.org/wp-content/uploads/2011/01/No-Place-for-Hate1-300x291.jpg" alt="" width="216" height="210" /></a><strong>Uzm. Psk. Sabahat  Erler</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçu, bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi önyargı doğurabilecek nedenlerden ötürü işlenen, genellikle şiddet içeren suçlardır. Nefret suçları diğer suçlardan farklı çünkü her ne kadar bu suçlar bireylere karşı işleniyorlarsa da aslen hedef alınan o bireyin üyesi olduğu sosyal gruptur. Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik arz ediyorsa, suç işleyenler nefret grubu olarak adlandırılırlar. Bu suçları engellemeye ve suç işleyenleri cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise <strong>nefret yasası</strong> denir.<span id="more-821"></span></p>
<p style="text-align: left;">İlk olarak 1969 yılında &#8220;önyargı yasaları&#8221; olarak ABD &#8220;de kavramlaştırılan nefret suçları daha sonraki yıllarda Avrupa ülkeleri mevzuatlarına girmiştir. Başta yerli haklarının, daha sonraki kölelik uygulamasına bağlı olarak siyah haklarının, günümüzde ise daha çok göçmen ve vatandaşlık haklarının tartışıldığı ve bu tartışmadan beslenen sivil haklar mücadelesinin ve kazanımlarının muhafaza edilmesi şüphesiz hem ABD hem de dünyaülkeleri açısından son derece önemli. 1990&#8242;lı yıllardan itibaren, cinsiyet ve cinsel yönelim temelinde gerçekleştirilen saldırıların da bu kapsama alınması ile tarihi süreç nefret suçları ile mücadelede önemli bir evreye ulaşmıştır. Avrupa &#8220;da ve örneğin Almanya&#8217;da ise 2001 yılından bu yana &#8220;siyasi motifli suç&#8221; olarak kabul edilen bu kapsamdaki suçlar için daha çok &#8220;önyargı suçları&#8221; tanımlaması kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Bir suçlu tarafından bir şahsa veya bir mülke karşı işlenen herhangi bir cezai suçun kaynağı o kimsenin ırkı, rengi, etnik kökeni ya da uyruğu; dini; cinsiyeti, cinsel yönelimi, yaşı, fiziksel veya zihinsel engelleri ise bu suç nefret suçunu teşkil eder.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları; sözlü taciz, tehdit edici davranışlar, nefretli konuşma, ad veya lakap takmak, postayla veya e-postayla rahatsız etmek, telefonla rahatsız etmek, mesajla rahatsız etmek, duvar yazısı, fiziksel saldırı, grupça saldırı, soygun, hırsızlık, gasp, taciz, tecavüz, sarkıntılık, gözdağı verme, şiddet, aile içi şiddet, kundakçılık veya diğer herhangi bir şekilde hasar verme gibi şekillerde işlenebilir.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye’de nefret suçlarına dönük sonu cinayetlere kadar varan bir dizi vahim olaylar yaşanmasına rağmen hâlâ bu alanda hukuki düzenlemeye gidilmemektedir. Çünkü Türkiye’de hâkim ideolojinin ürettiği zihniyet hâlâ farklı olanı dışlamakta, yok saymakta ve onları birer tehdit unsuru olarak görmektedir. Öncelikle bu duyguların beslendiği kaynaklar gözden geçirilmeli ve bu konuda yapılması gerekenler tartışılmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Yükselen milliyetçilikle birlikte nefret dili yükselmekte ve etkisini arttırmaktadır. Türkiye’de sık sık medyanın taraflı, önyargılı ve ayrımcı bir dil kullandığına tanık oluyoruz. Özellikle de azınlık hakları, silahlı çatışmalar ve AB üyelik süreci gibi konularda bu dil kendini daha fazla gösteriyor. Haberlerde, özellikle de manşetler ve haber başlıklarında kullanılan provokatif, ırkçı ve ayrımcı dil, toplumda düşmanlık ve ayrımcı duyguları tetikleyen, kalıp yargıları güçlendiren birer araca dönüşüyor.</p>
<p style="text-align: left;">Medya en etkin kültürel iletkenlerden biridir. Bu nedenle çeşitliliği ve farklılığı öne çıkarmaya gücü olduğu kadar, bu çatışmayı sıradanlaştırma ve yayma konusunda da son derece etkili ve yönlendirici olabilir. Uzun yıllardır Türkiye medyası milliyetçi ve ayrımcı söylemin etkin kaynaklarından biri olmuştur. Bu gazetecilik türünün toplumdaki kutuplaşmaya dikkate değer bir katkısı sağlamıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Geçtiğimiz yıllarda yaşanan bazı nefret suçları incelendiğinde, medyanın katkısı daha anlaşılabilir olacaktır. Hrant Dink cinayetinin azmettiricisi olarak yargılanmakta olan Yasin Hayal, verdiği ifadede “Hrant Dink’i şahsen tanımadığını ama gazetelerden Türk düşmanı olduğunu okuduğunu” söylemiştir. Aralık 2007′de İzmir Ayasofya Kilisesi rahibine saldıran zanlı ise Ogün Samast gibi kahraman olmak için bu fiili gerçekleştirdiğini ifade etmiştir. Medya sorumsuz veya dikkatsiz davranırsa, ırkçılığı ve kişilerin birbirine karşı nefret duyguları üretmesini tetikleyebilir, besleyebilir ve güçlendirebilir; en kötüsü de bu tür tutumları meşrulaştırıp, haklı çıkarabilir. Gazete haberlerini taramak, sivil toplum örgütlerinin haber, yıllık rapor ve kampanyalarını taramak, Türkiye’de de ciddi bir nefret suçları sorununun olduğunu anlamaya yetmektedir. “Kürt açılımı”, “dinsel azınlıklar”, “eşcinsel hakları” vb. konulardaki tartışma ve gruplaşmaları pek genel olarak takip etmek dahi, hem sözlü şiddet hem de fiili şiddet içeren nefret suçlarının ülkemizde de yaygın olduğunu göstermektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Dünyaya baktığımızda ise nefret söylemi 1990’larda hem ABD’de hem de Avrupa’da ayrımcılık çerçevesi içinde ele alınmaya başlanmıştır. Bu bağlamda bilerek ve farkında olmaksızın farklı etnik, kültürel, dinsel ve cinsel kimlikleri veya fiziksel ve ruhsal olarak özürlü grupları hedef alacak aşağılama ve nefret içeren söz ve değişleri yasaklamaya başlamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına baktığımızda, nefret dili kullanan kişinin etki alanı önemlidir ve bu kişinin siyasetçi olması durumunda sorumluluğunun daha yüksek olması gerektiğini ve toplumda farklı olana yönelik tahammülsüzlüğü geliştirecek ya da arttıracak dilden kaçınması gerektiğini ifade etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Almanya’da yapılan araştırmalar özellikle yabancılara yönelik tehdit ve saldırıların kitle iletişim araçlarında yoğun olarak yer almasından sonra paralel taciz ve saldırıların kısa dönem içinde yoğun olarak artması ve medyanın ilgisi ortadan kalktıktan sonra düşmesi medyanın etkisine iyi bir örnek sayılabilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Yaygın medya azımsanmayacak ölçüde nefret suçlarında faili koruyan ve cinayeti haklı gören bir dille haber yazmaktadır. Her ne kadar evrensel ve ulusal gazetecilik ilkeleri, hatta bazı medya kuruluşlarının kendi gruplarının yayınladığı basın etik ilkeleri bulunsa da, birçok haber ürünü bu ilkeleri ihlal edebiliyor. Böylesi bir dilin kullanılması ise toplumda huzursuzluk ve savunmasız gruplara yönelik yaygın bir önyargının yerleşmesine yol açıyor. Hedef alınan kişi ve gruplar ise tedirginleşiyor, sessizleşiyor ve demokrasinin olmazsa olmazı olan sosyal ve siyasal yaşama katılım şanslarından zorunlu feragat ediyorlar. Bu kışkırtıcı ve hedef gösterici dil kullanımı zaman zaman düşmanlaştırılan ve marjinalleştirilen grupların üyeleri ya da mekânlarına yönelik saldırılarla sonuçlanabiliyor. Mesela 6-7 Eylül olaylarında ya da Kardak krizi döneminde gazete manşetleri hep aynı zihniyetin ürünüdür. ‘Sokak faşizmi’ dediğimiz olguyu güçlendiren şey de yine bu nefret söyleminin medyada yer bulması ve rağbet görmesidir. Kendisini ‘dördüncü kuvvet’ olarak tanımlayan medyanın kasıtlı ve kasıtsız suç ortaklığını bırakıp, toplumun ve barışın gelişmesi için mücadele etmesi gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret cinayetleri, medya’da “gay cinayeti”, “eşcinsel cinayeti”, “ahlaksız teklif” manşetleri atılarak, şiddet olayları magazinleştirilerek sunulmaktadır. Medya bu haberleri verirken genellikle zanlının savunması üzerinden haberi hazırlamaktadır. “Kurban”ın kendini savunması mümkün olmadığı için “zanlı”nın savunması ile hazırlanan haber de taraflı ve homofobik haberler olmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarının tespitinde hukuksal çevrenin önemi kadar, toplumsal ve profesyonel farkındalığın arttırılması da büyük önem taşımaktadır. İlkeler bazında medyada ayrımcılık karşıtı söylemi izleyen ve yapıldığı takdirde yaptırımı olan özerk birimler, bir yaptırım mekanizması kurulmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Medyanın nefret suçlarındaki olumsuz etkisini ortadan kaldırabilmek için;</strong></p>
<p style="text-align: left;">- Gazeteci ve diğer medya çalışanlarının eğitilmesi,<br />
- Azınlık gruplarından da medya çalışanının işe alınması ve terfi ettirilmesi,<br />
- Meslek içi eğitimler verilmesi,<br />
- Irkçılık karşıtı ve çok kültürlülük politikalarının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi<br />
- Çokkültürlülükle ilgili haber yapma konusunda yeni ve güncellenmiş seminerler verilmesi gibi çalışmalar yapılabilir.</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.doktorsitesi.com/yazi/5248/Nefret-SuClarinda-Medyanin-Etkisi?a_id=8" target="_blank">Doktorsitesi.com</a></p>
<p style="text-align: left;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2011/01/nefret-suclarinda-medyanin-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçları ve iş hayatı</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2010/11/nefret-suclari-ve-is-hayati/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2010/11/nefret-suclari-ve-is-hayati/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Nov 2010 17:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=479</guid>
		<description><![CDATA[Cemalettin Gürler* TANIMLAR Nefret Suçu; bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi nedenlerle duyulan önyargıyla işlenen, doğrudan ve dolaylı şiddet içeren suçlar olarak tanımlanabilir. Nefret suçları literatürde bazen &#8220;önyargı suçları&#8221; olarak adlandırılmaktadır. Nefret Grubu; Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik gösteriyorsa suçluları &#8221; nefret grubu&#8221; <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2010/11/nefret-suclari-ve-is-hayati/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Cemalettin Gürler</strong>*</p>
<p style="text-align: left;"><strong>TANIMLAR</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Nefret Suçu</strong>; bir kişiye veya gruba karşı ırk, dil, din, cinsiyet ve cinsel yönelim gibi nedenlerle duyulan önyargıyla işlenen, doğrudan ve dolaylı şiddet içeren suçlar olarak tanımlanabilir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları literatürde bazen &#8220;önyargı suçları&#8221; olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Nefret Grubu; </strong>Eğer bu suç bir defaya mahsus olarak işlenmemişse ve süreklilik gösteriyorsa suçluları &#8221; nefret grubu&#8221; olarak adlandırılır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Nefret Suçları Yasası; </strong>Nefret suçlarını ve gruplarını engellemeye ve suçluları cezalandırmaya yönelik düzenlenmiş yasalara ise nefret suçları yasası denmektedir.<span id="more-479"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları tarihsel açıdan yeni, özel yâda ender karşılaşılan bir durum değildir. Bununla birlikte suçun tanımlanması, teorik temellerin oluşturulması ve bu suça ilişkin yasal düzenlemeler oldukça yenidir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret Suçlarının gelişimine bakıldığında, ABD’nin özel bir yeri olduğu fark edilecektir. ABD tarihine bakıldığında ABD’yi ortaya çıkaran geniş halk göçmen olması, yerli halka uygulanan hak ihlalleri, kölelik uygulamaları, buna karşı siyahların direnişi dikkat çeker. Nefret suçuna ilişkin ilk tartışmaların ABD&#8217;de başlaması, suçun sınırlarının tespit edilip yasalaşması, uygulanmaya konulmuş olması da yaşanan tarihsel sürecin doğal sonucudur.</p>
<p style="text-align: left;">Güçlü ve köklü gelenekten beslenen sivil haklar mücadelesinin çeşitli kazanımları sonucunda, nefret suçlarına ilişkin ilk yasalaşma ABD’de meydana gelmiştir.</p>
<p style="text-align: left;">Nüfusu çok farklı ülkelerden, etnik yapılardan, din ve mezheplerden gelen göçmenlerden oluşan ABD’de, nefret suçu tanımında temel olarak renk, ırk ve din farklılığı esas alınmıştır. Çünkü ülke göçmen ülkesiydi, Amerikalı üst kimliğini oluşturmak için uzlaşma ve düzen şarttı. Amerikalı üst kimliğini yaratmada, ABD’nin o dönemde en önemli problemi ülkedeki ırkçılık ve ayrımcılıktı. Bunun sonucu olarak ilk kanun çalışmasında bugün nefret suçlarında önemli bir yer tutan cinsel yönelim, bedensel engel, din vs durumlar göz önüne alınmamış, sadece ırk tanımı esas alınmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları daha sonra 1990’lı yıllardan itibaren Avrupa’da tartışılmaya başlandı. Avrupa mevzuat çalışmalarında ve tartışmalarda, cinsiyet ve cinsel yönelim temelinde gerçekleştirilen saldırılar da nefret suçu kapsamına alındı. Cinsiyet ve cinsel yönelim temelinde gerçekleştirilen saldırıların da bu kapsama alınması ile tarihi süreç nefret suçları ile mücadelede önemli ve bir ileri evreye taşınmıştır.</p>
<p style="text-align: left;">Gelinen son aşamada artık Avrupa&#8217;da 2001 yılından bu yana nefret suçları &#8220;siyasi motifli suç&#8221; olarak kabul edilmektedir. Amerika’da 1 Ekim 2007’den itibaren yeni Irk ve Din Nefreti Yasası yürürlüğe girdi. Bu yasa ile birlikte ‘nefret’ kavramı artık bağımsız ve apayrı bir ağır suç haline geldi.</p>
<p style="text-align: left;">Daha önce &#8216;Nefret&#8217; kavramı normal bir suçu ağırlaştıran bir faktör olarak kabul edilirdi. Örneğin saldırıda saldırının sadece mağdurun, dini veya ırkından dolayı yaptığınız kanıtlanırsa, saldırı ırkçı saldırı kabul edilir, bu durumda normalinde verilecek cezadan daha fazla bir ceza tayin edilirdi. Yeni düzenlemede ise nefret içerikli suçların suç doğrudan kişiye karşı duyulan nefretten dolayı işlenmişse, doğrudan nefret suçu olarak kabul edilip cezası nefret yasası kapsamında hükmedilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇU NEDİR</strong></p>
<p style="text-align: left;">“Bir kişiye veya gruba karşı; ırk, etnik/milli köken, din, cinsiyet, cinsel tercih, fiziki engellilik, yaş gibi nedenlerden duyulan önyargı yüzünden kişilerin maddi- manevi varlıklarına  duyulan önyargı yüzünden kişilerin maddi- manevi varlıklarına karşı işlenen suçlara &#8220;nefret suçu&#8221; adı verilmektedir. [1] Nefret suçları bir kısım çalışmalarda önyargının tetiklediği suçlar&#8221; adı altında da adlandırılmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları daima iki unsuru bir arada bulunduruyor. Birinci unsur önyargı ve önyargıdan beslenen ayrımcılık, ikinci unsur maddi – manevi şiddettir. Nefret suçları, genellikle bireylerin veya toplumun zihninde yer alan soyut durumlardır. Nefret suçlarının eyleme dönüşmesi çok farklı zamanlarda, şekillerde ve genellikle belli belirsiz olarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Diğer bir şekilde ifade etmek gerekirse üstün ırk söyleminden, kan bağı dayanışmasına, ulusal değerlerin korunması söyleminden, hemşericiliğe, cinsiyet dayanışmasından, milliyetçiliğe yayılan yelpazede nefret suçları farklı görünümler arz etse de, esasında nefret suçlarında çok ciddi değişiklikler yaşanmamaktadır. Sonuçta bir şekilde ezen – ezilen ilişkisi ve ötelenen bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">A) <strong>Önyargı – Ayrımcılık</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarına ilişkin birinci unsur önyargı ve önyargıdan kaynaklanan toplumsal kabul görme olasılığı bulunan negatif ayrımcılıktır. Toplumsal kabul görme olasılığı nefret suçlarını, sıradan suçlardan ayırır. Fail; mağdurun ırk, dil, etnisite, ulus, cinsel tercih, yaşı, bedensel engeli ya da benzer nitelikteki genel faktörlerden herhangi biri nedeniyle, aynı özelliği taşıyan guruba suç yoluyla mesaj vermektedir. Suçu işleyen ‘muhafaza edilen özelliği’ taşıyanı kasıtlı olarak ‘hedef’ seçer. ‘Hedef’ bir ya da birden fazla kişi veya belli özellikleri paylaşan bir grupla özdeşleşmiş özelliği imha amaçlıdır. Ancak eylemde imha esas amaç olmayıp, bu imha eylemiyle fail, mağdur ve mağdurun ait olduğu topluma mağdur üzerinden olumsuz bir mesaj yollar.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçu işleyen fail, suçun mağduru bireye olumsuz hiçbir şey hissetmeyebilir, ancak hedefin üyesi olduğu özellik hakkında beslediği düşmanca fikirler veya duyguları onu bu suçu işlemeye itmektedir. Failler kendisini tanımladığı grubun dışındaki herkese düşmanlık hissedebilir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları ayrımcılıktan beslenir, ancak nefret suçu, ayrımcılıktan daha net eylemler olarak kabul ediliyor. Nitekim ayrımcılığın önlenmesiyle ilgili yasalar genellikle iş, mal ve hizmetlerden yararlanılmasını veya bir başka hakkın kullanılmasını engellemeyi yasaklarken, nefret suçları ceza kanunlarında tanımlanmış cinayet, yaralama, mülkiyetin tahrip edilmesi, hakaret, özel hayata tecavüz vb. fiili eylemleri içerir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları şiddetin toplumsal meşruiyet arayan halidir. Bu nedenle nefret suçlarının soruşturulması, suçun araştırılması, kovuşturulması, yargılanması vb. her aşaması son derece büyük dikkat gerektirir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarıyla ilgili olarak doğru bir veri ve istatistiki bilgileri elde etmek pek mümkün değildir. Bunun en önemli nedeni ise birçok kurbanın bu tür saldırıları bildirmek için isteksiz olması, nefret suçlarına ilişkin ispatta yaşanan zorluklar ve kamu görevlilerinin bu konudaki duyarsızlıklarıdır. Bu isteksizlik genellikle mağduriyetin getirdiği sarsıntının yanı sıra misilleme korkusu, kurbanların daha önce şikâyet sonrası yaşadıkları olumsuz deneyimler neden olmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Diğer bir anlatımla nefret suçunun kaynağı toplumsal, faili meçhuldür. İnsanın tek başına yaratamayacağı, aslında çoğunun mesnedi dahi olmayan, anlamsız, ancak kökleri çok derine işleyen bir suçtur.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Maddi – Manevi Şiddet:</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarına ilişkin ikinci unsur şiddet içermesidir. Bu şiddet maddi – manevi olabilir. Her ne kadar kanun koyucu ve yasa uygulayıcıları hukuki yaptırımda bulunmak için maddi şiddet aramakta iseler de esasında maddi şiddet kadar tehlikeli olan manevi şiddet göz ardı edilmemelidir.</p>
<p style="text-align: left;">Manevi şiddet, nefret suçu kurbanını (mağdurunu) yeni bir nefret suçlusu (faili) olmaya hazırlayan en önemli araçtır.  Manevi şiddetle işlenen suçlarda oluşan zarar görülememekte, görülemeyen zarar da telafi edilememektedir. Telafi edilmeyen zararlar daha sonra daha büyük sorunlar olarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları diğer klasik suçlardan “suç her ne kadar bireylere karşı işleniyorlarsa da aslen hedef alınan o bireyin üyesi olduğu sosyal grup” olması sebebiyle çok daha tehlikeli bir suçtur.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçu mağduru, potansiyel nefret suçu sanığı olma yolundadır; çünkü nefret suçlarının “… Hem aksiyon hem de reaksiyon olarak sonuçları var”. [2] Nefret suçları yıllarca ırkçılığın cenderesinde kalmış Afrika&#8217;da bile ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇUNUN PSİKOLOJİK KÖKENLERİ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Şüphesiz nefret suçlarının ortaya çıkmasında çok ciddi tarihi, düşünsel nedenler ve bu nedenlerle bağlantılı aile, okul, şehir, çalışılan işletme, iletişim araçlarından ve medyadan edinilen eğilimler etkili olmaktadır. Ancak zannımca son tahlilde Nefret suçları iktidar (ezen – ezilen) ilişkisi taşıyan bir durumdur. Fail kendisini ezecek kadar güçlü, mağduru ezilecek kadar savunmasız kabul telakki etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçunu işleyen fail ötekinin, gerçek ya da varsayılan &#8216;nitelikleri&#8217; nedeniyle gadre uğradığını, kendi mevcudiyetini tehdit edildiği düşüncesi ile ötekinin yok edilmesi gerektiğini savunur. Oysa bizim kendimizi kavramamız, bir başkasının varlığını kabul etmemizden geçer ve bu başkası belirli ölçüde bizden farklıdır. Bu farklılığı kendi varlığının önünde bir tehdit veya rakip olarak gördüğü anda nefret suçları süreci işlemeye başlar. [3]</p>
<p style="text-align: left;">“Genellikle nefret suçlarını kitlesel ve bireysel şekilde işleyenler bu toplumların alt ve orta kesimleridir. Ve bunlar o toplumun işleyen mekanizmasından dışlanma tehdidini en fazla duyan kesimleridir”. [4]</p>
<p style="text-align: left;">Farklılıklara tahammül edemeyen fail, kendisinden farklı olan mağdurun şahsının değil ama temsil ettiğini varsaydığı nitelikleri imada bulunmaktan, imha etmeye değişen yelpazede tepkilerini göstererek cezalandırdığını zanneder.</p>
<p style="text-align: left;">Amerika’da nefret suçlarına ilişkin çalışmalarda heyecan arayan, can sıkıntısı azaltmak için saldıran, nefret suçu işleyen gençlerin var olduğu tespit edilmiştir. Sanığa göre işlediği suç eğlenceli ve heyecanlı olup failin kendini güçlü hissetmesine sebep olmaktaymış.</p>
<p style="text-align: left;">Konuya ilişkin psikolojik çalışmalar da oldukça yeni olmasına rağmen yine de bilimsel araştırma nefret suçlarının genel doğası hakkında iyi perspektifler vermeye başladı.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarının bir sebebi de ekonomik değişimlerin bir şekilde bu ırkçı nefret suçları için zemin hazırlamasıdır. Toplumsal değişime ve gelişime ayak uyduramayan, değişimin dışında kalan, korunma güdüsüyle hareket eden fail, “hiçbir zaman dünyayla bütünleşebilecek, dünya insanı olabilecek konumda değil. Bunu bu kadar net bilmeseler bile seziyor, hissediyor,”[5] gelenekseli korumak için nefret suçuna başvurabiliyorlar. Değişim ne kadar hızlı olursa olası şiddet o kadar sert olmakta ve toplumsal kabul görmektedir. Nefret suçları sadece çok ilkel ve totaliter rejimlerde değil, demokrasi ve insan hakları kültürünün göreli geliştiği kabul edilen ülkelerde dahi potansiyel tehlike olarak görülmektedir. Nefret suçlarıyla mücadeleyi zorlaştıran şey her gün yeniden kabul gören, değişen, azalan, çoğalan ama ortadan kalkmayan, her seferinde kendisine yeni bir gerekçe yaratan, somut olmayan yapısıdır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARI BİÇİMLERİ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları belli başlı şu şekillerde somutlaşabilmektedir;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Nefretli konuşma:</strong> Failin konuşması sırasında karşısındaki grubu ya da kişiyi, ırk, cinsiyet, yaş, ulus, din, cinsel tercihi ya da buna benzer konularda aşağılayarak, tehditli tarzda konuşarak bu konuda fikrini değiştirmesi için zorlamasıdır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Manevi taciz: </strong>Doğrudan ve dolaylı, gizli veya açık sözlü olarak mağduru dışlama niyetiyle yapılabilir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Tehdit edici davranışlar:</strong> Bu konuda en güzel örnek, İzmir&#8217;de bulunan bir dernek, basın açıklamalarında &#8220;yol açtığı sorunlar nedeniyle&#8221; Anadolu&#8217;da yaşayan bir topluluğun kısırlaştırılması gerektiğini savunmuştur. Tehdit toplumsal gözdağı verme, grupların bir araya gelerek kişileri korkutmak, asılsız şikâyetlerde bulunmak şeklinde tezahür edebilir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Ad veya lakap takmak: </strong>Sözlü hakaret ve küçültücü sözler sarf etmek, incitici şakalar.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İletişim araçlarıyla saldırı: </strong>Postayla veya e-postayla, telefonla, mesajla rahatsız etmek.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Duvar yazısı: </strong>Hakaret içerikli yayın basmak, poster veya bildiri dağıtmak.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mağdura fiziksel saldırı: </strong>Taciz, tecavüz, sarkıntılık, dayak, aile içi şiddet, linç, öldürme, vs.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mağdurun malvarlığına saldırı: </strong>soygun, hırsızlık, gasp, kundakçılık veya herhangi bir şekilde mala hasar verme gibi vandalist eylemler.</p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇU MAĞDURLARI</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Antisemitizm</strong>, (Yahudiler); Yahudi inancına sahip kişilerin gerek dinsel gerekse ırksal kötü olduklarına dair inançtır. Yahudi toplumun geçmişine bakıldığında bir göçler ve sürgünler tarihi ile karşılaşırız. Bu göç ve sürgünlerin sebebi de çeşitli zamanlarda ortaya çıkan nefret suçlarıdır. Nefret suçları içinde saldırıların %15’i dinsel farklılığı yüzünden ayrımcılık ve saldırıya uğramaktadır. Dinsel farklılık yüzünden en çok ayrımcılığa maruz kalanlar Yahudilerdir.</p>
<p style="text-align: left;">Antisemit nefret suçları en şiddetli şekilde İkinci Dünya savaşında 6 milyon Yahudi’nin katledilmesi ile görülmüştür.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>İslamofobi (</strong>Müslümanlar<strong>) </strong>Kısa bir süre öncesine kadar, İslam dini mensuplarına karşı, diğer din mensupları arasında bir kısım önyargılar olmasına rağmen nefret suçu kapsamında sayılacak durumlara pek rastlanmazdı. Ancak 11 Eylül 2001 terör saldırıları, Orta Doğu krizleri, büyüyen göçmen grupları ile birlikte başta ABD olmak üzere batı ülkelerinde Müslümanlara karşı nefret suçlarında sayısal ve şiddet dozunda bir artış tespit edilmiştir. FBI, 11 Eylül saldırılarından sonra İslamofobi suçlarında 2001 yılında yedi kat artış bildirmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak İslamofobi eylemlerde Arap, şark, doğunun imajıyla suç arasında kurulan doğrudan bağlantılar önce toplumun önyargılarıyla başladı, devletlerin terörden korunmak amacıyla bir kısım hukuki düzenlemeler yapmasına kadar ileri gidildi. [6]</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Yabancı Düşmanlığı: </strong>Amerika’daki nefret suçu raporlarında, suçların yüzde 55’inin farklı ırklara özellikle de siyahlara yönelik gerçekleştiğini bildirmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları sadece çok ilkel ve totaliter rejimlerde değil, demokrasi ve insan hakları kültürünün göreli geliştiği zannedilen ülkelerde de ciddi bir potansiyel tehlike oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Hatta göçmenlerin, “işsizlik, suç ve barınma gibi sosyal sorunlara neden oldukları” gerekçesiyle hedef alan ve canlı olarak yakma gibi oldukça ağır şiddet saldırıları şeklinde gelişen olaylar tüm dünyanın dikkatinin nefret suçlarına odaklanmasına neden olmuştur.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kadınlar: </strong>Tüm çalışmamız boyunca belirttiğimiz üzere nefret suçlarının temelinde bir iktidar ilişkisi, daha açıkçası ezen – ezilen ilişkisinin varlığından bahsetmekteyiz. Dünya genelinde kadınların durumuna bakıldığında sosyo–ekonomik olarak geri olmaları, katmerlenmiş erkek egemen ideoloji ile birlikte kadınlar sırf cinsel kimliğinden dolayı nefret suçlarının mağduru olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Ancak gene yapılan bir araştırmada kadın işverenlerin yanında çalışan erkeklerinde uğradıkları nefret suçu yüzdesinin erkeklere yaklaştığı tespit edilmiştir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Eşcinseller (Homofobi): </strong>Birçok toplum tarafından sapkınlık, düşkünlük olarak tanımlanan eşcinsellik ve cinsel yönelim farklılıkları nefret suçlarına en açık konumdaki kişileri oluşturmaktadır. Nefret suçları içinde saldırıların yüzde 15’i eşcinsellere karşı uygulanan ayrımcılık ve suçlardır.</p>
<p style="text-align: left;">“1980 yılında Darbenin lideri Kenan Evren, Bülent Ersoy başta olmak üzere ne kadar homoseksüel ve travesti varsa otobüslere bindirerek, ikametlerini İstanbul&#8217;dan kaldırarak onları Eskişehir&#8217;de ikamet etmeye mecbur etmişti”. [7] Devlet başkanı sıfatıyla, bir kısım insanları zorunlu ikamete tabi tutmanın garabetini tarif etmek dahi gereksizdir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Etnik azınlıklar: </strong>Nefret suçları organizasyon, toplum veya ulusal sınırlar içinde yaşayan azınlık gruplarına karşı işlenen suçlar olmaktadır. Burada ilginç olan bazen sayısal olarak çoğunlukta yer alanlara karşı da nefret suçu işlenebilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Amerika’da yapılan araştırmalara göre nefret suçu mağdurlarının yüzde 14’ü etnik kökenleri yüzünden ayrımcılık ve saldırıya uğramaktadırlar.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Çingeneler: </strong>Nefret suçlarının tüm dünyada en önemli mağdurlarından biri de Çingenelerdir. Çingeneler o kadar öteleştirilmişler, yok sayılmışlardır ki, İkinci Dünya savaşında katledilirken sayıları bile kayıt altına alınma ihtiyacı duyulmamıştır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Yaşlılar: </strong>Yükselen hayat standartları, tıbbi gelişmeler doğal olarak insan ömrünü uzatmış, toplam nüfus içinde yaşlı nüfus oranı hızla arttırmıştır. Bunun doğal sonucu olarak yaşlılarda nefret suçunun mağduru olabilmektedir. Örneğin iş görüşmesi sırasında bir aday, sırf yaşı geçkin diye geri çevrilmesi buna örnektir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Gençler: </strong>İş görüşmesinde gençlerden uzun sürede edinilebilecek birikim ve bilgi aranması.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Engelliler: </strong>Tuhaftır belki ama nefret suçuna konu olan bir başka azınlık grubu; engellilerdir. Zihinsel engellilere ve çocuklara uygulan nefret suçlarının temelinde toplumun önündeki engel olarak görme ve güç tatminini aramaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Toplumun çocuklara ve engellilere gösterdiği katkı ise faili tetiklemektedir. Engeli nedeniyle nefret suçlarına maruz kalanlar, toplam mağdurlar içinde yüzde 1’lik dilimi oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARININ MAĞDURLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçu mağdurlarında genel olarak;</p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Toplusal      ilişkilerde zayıflık,</li>
<li>Öfke      ağırlıklı yoğun duygular,</li>
<li>Depresyon,</li>
<li>Öğrenme      sorunları,</li>
<li>Mesleki      bütünlük ve benlik duygusunu zedelenmesi,</li>
<li>Kişinin      kendine yönelik kuşkusunu artması,</li>
<li>Paranoya’ya      ve kafa karışıklığı,</li>
<li>Güven      duygusunu yitirilmesi,</li>
<li>Mağdur      kendisini yalıtması,</li>
<li>Huzursuzluk,</li>
<li>Korku,</li>
<li>Utanç,</li>
<li>Öfke,</li>
<li>Endişe,</li>
<li>Savunma      refleksi ile kendi ile aynı durumda olanlara daha yakınlaşma duyguları      görülebilmektedir.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;"><strong>MEDYA – İNTERNET VE NEFRET SUÇU İLİŞKİSİ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Şüphesiz nefret suçlarının medyada veriliş biçimlerine bakıldığında “nefret suçunun işlenme gerekçesi, neden sorusuna cevap aranması, veriliş biçiminin nefret suçlarının yaygınlaşmasına veya görmezden gelinmesine yol açıp açmadığı, kurbanın suçu hak ettiğine dair önyargılı tutumun devam edip etmediği vs” karmaşık sorular ve yanıtlarla karşılaşmaktayız Kamuoyunun, nefret suçlarına ilişkin duyarlılığını ve farkındalığın yaratma/arttırma konusunda medyaya önemli görevler düşmektedir. Gazetecilerin Hakları ve Sorumlulukları Bildirgesi&#8217;nde, “Gazeteci insan hakları ve barıştan yana olmalıdır” denilmektedir. [8]</p>
<p style="text-align: left;">Medya nefret suçlarını insan hakları odaklı habercilik bağlamında ele almalı, haber üretim ve sunum aşamalarında nefret suçlarının hedefi konumundaki grupların temsilini ve katılımını göz ardı etmemelidir. [9] Dünyada ve Türkiye’de internet ortamına da yansıyan nefret söylemlerinin takip edilmesinin ve bunların deşifre edilmesi çok ciddi anlamda hayati öneme sahiptir. İnternet ortamı nefret suçlarının en hızlı, en kontrolsüz ve en organize olduğu alan olarak önümüzde durmaktadır. Bu nedenle de internet ortamının ülkede ciddi takip edilip, suçun ve suçluların en kısa zamanında deşifre edilmesi gerekmektedir. Türkiye’yi sarsan birçok nefret suçu olayının meydana gelmesi zamanında internet ortamının takibi ile engellenebileceği herkesin kabulündedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARINA İŞ HAYATI AÇISINDAN BAKIŞ</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Adil Ticaret</strong>: &#8220;Fair Trade&#8221; (Adil Ticaret) Gelişmekte olan ülkelerde küçük çiftçilerin haklarını gözeten, çocuk işçi çalıştırılmasına karşı olan, sosyal projelerde destek sağlayan, geri dönüşümlü ürünler kullanan ticari işletmelerin faaliyetlerinde kullandıkları bir nitelendirmedir.</p>
<p style="text-align: left;">Ticaret ilkelerinin sadece piyasa değerlerine göre değil, moral değerlere göre de oluşturulmasına inanan bir hareket olarak adil ticaret hem bir &#8220;insan hakları hareketi&#8221; hem de bir &#8220;siyasal harekettir. [10]</p>
<p style="text-align: left;">Marketlerde gezinen ve market arabalarını dolduran tüketiciler, hem ürün seçimleriyle hem de ödedikleri para ile ekonomik ve siyasal görüşlerini, eğilimlerini aktarma yolunu buluyorlar. Artık, &#8220;dünyanın neresinde ve hangi koşullarda üretilirse üretilsin&#8221; anlayışının, en azından tüketiciler açısından değişmeye başladığı rahatlıkla görülebiliyor”. [11]</p>
<p style="text-align: left;">Adil Ticaret ile tüketicilerin tüketmemeyi amaçlayan boykot gibi olumsuz eylemlerinin yerine, tüketim tercihlerinden siyasal bir eylem çıkartılmasını hedefleyen bir harekettir. [12]</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçu karşıtları, mağdurları, tüketiciler, fair trade etiketi olan ürünleri satın almaya teşvik edilmektedirler. Bu şekilde, tüketiciler kullandıkları ürünün üretildiği yerdeki işçilere, hem finansal hem de sosyolojik açıdan, insan haklarına uyan adil bir şekilde davranıldığını bilmektedir. [13]</p>
<p style="text-align: left;">Tüketici bu fair trade unvanlı üretim yapan firmaların mal ve hizmetlerini tercih etmekle çalışanları arasında ayrım gözetmeksizin, üretime katkı koyan herkese eşit davranarak, haklarının korunması ve savunulmasına destek olmaktadır. [14]</p>
<p style="text-align: left;">Dünyanın içinden geçtiği ekonomik krizde, birçok işletme satış kaybı yaşarken, Nefret suçu işlemeyen, &#8220;Adil Ticarete&#8221; uyan ve fair trade unvanının taşıyan işyerlerinin ciroları geçen yıla göre yüzde 40 civarında arttığı bilinmektedir.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Şirketler Elemanlarını Ayrımcılığa Karşı Nasıl Koruyor:</strong></p>
<p style="text-align: left;">Nefret Suçları kanunu Amerika’da pek çok şeyi değiştirdi; özellikle iş yerlerinde yasanın yürürlüğe girmesiyle ayrımcılık büyük ölçüde azaldı. Amerika’da, bugün pek çok büyük şirket, eleman alımları sırasında çalışanlarına bir metin imzalatıyor.</p>
<p style="text-align: left;">Bu metne imza atan elemanlar, hiç bir şekilde ayrımcılık yapmayacaklarına dair söz vermiş oluyorlar. Bu metinlere göre iş yerlerinde çalışanların birbirlerini, cinsel kimliğinden (kadın, erkek, gay, lezbiyen) dinsel kimliğinden (Müslüman, Yahudi, vs.) yaşından (genç, yaşlı) ve fiziki durumundan ( sakat, şişman vs.) dolayı sözlü, yazılı, görsel, şaka ve ima yoluyla taciz etmemeyi taahhüt etmektedirler. Bu taahhüdün ihlali halinde işçinin iş akdi haklı nedenle fesih oluyor.</p>
<p style="text-align: left;">Hiç bir insanoğlu, horlandığı, kabul görmediği, önünün kesildiği bir yerde çalışmaz, üretemez; imkânı varsa terk eder, yoksa orada kalır ve karşı çıkar. Ancak Nefret Suçları, böyle bir çatışma ortamına yol açan sebepleri baştan ortadan kaldırır.</p>
<p style="text-align: left;">Çünkü bu yasa, başkasının etnik kimliğine, cinsel kimliğine dinsel kimliğine ve politik kimliğine karşı zorunlu saygıyı getirecektir. Saygı duymayan, saygı göstermeyen cezalandırılacaktır. İş barışı da ancak bu şekilde sağlanacaktır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARINA İŞ HUKUKU AÇISINDAN BAKIŞ</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Mobbing, </strong>özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine psikolojik yollardan, uzun süreli sistematik baskı uygulamasıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Mobbing duygusal bir saldırıdır. Yaş, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeden, taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla herhangi bir kişiye yönelen saldırganlıktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar. İşveren ima ve alayla, karşısındakinin toplumsal itibarını düşürmeye yönelik saldırgan bir ortam yaratarak kişiyi işten ayrılmaya zorlar.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları kurumsal ilişkilerde, organizasyon bozukluğunun daha fazla olduğu işyerlerinde, disiplin getirmek, verimliliği artırmak, refleksleri koşullandırma (askeri disiplin) öne sürülerek yapılmakta ve meşrulaştırılmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Yapılan araştırmalarda görülmüş ki mobbing’e uğrayanların genel özellikleri, işini çok iyi yapan; ilişkileri olumlu olan ve çevresindekilerce sevilen; çalışma ilkeleri ve değerleri sağlam, dürüst ve güvenilir, kuruluşa sadık; zorbanın yeteneklerinden üstün özelliklere sahip olan kişiler. Bazen de işyerinde sessiz, korumasız, iletişim kuramayanlar da mobbingin hedefi olabiliyor.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARINA CEZA HUKUKU AÇISINDAN BAKIŞ</strong></p>
<p style="text-align: left;">Türk Ceza Kanunu’nun 3. maddesi de adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesini düzenler. Madde metninde “Ceza kanunun uygulanmasında kişiler ararsında, ırk, dil, din, mezhep, m,illiyet, renk, cinsiyet, siyasal veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden, ayrım yapılamaz ve hiç kimseye ayrıcalık tanınamaz” der. Nefret suçları ve ayrımcılık en başta bu maddeyi ihlal etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 122. maddeye göre “Belirtili nedenlerle kişiler arasında ayrım yaparak mal satım, işe alım, hizmeti sunmama veya ekonomik özgürlüğün engellenmesi gibi durumlar ayrımcılık olarak kabul edilip 6 ay &#8211; 1 yıl arası cezaya tabi tutulmuştur. TCK 122 maddesi teknik anlamda ayrımcılık suçuna karşılık geldiği söylenebilir.</p>
<p style="text-align: left;">5237 sayılı Türk Ceza Kanununun &#8220;Halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama&#8221; başlığıyla düzenlenen 216. madde nefret suçlarında uygulanması gereken ve nefret suçlarını tam olarak karşılamasa dahi nefret suçlarını cezalandıran bir madde olarak kabul edilebilir.</p>
<p style="text-align: left;">TCK 216. maddesine &#8220;Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı bakımından farklı özelliklere sahip bir kısmını diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimsenin&#8221; bu davranışı kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike oluşturması halinde eylem 1 yıl &#8211; 3 yıl arası olmak üzere cezalandırılmaktadır. Ancak uygulamaya bakıldığında uygulayıcıların TCK 216. Maddesini daha çok nefret suçu mağdurlarını cezalandırmak için kullandıkları görülmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Bizdeki mevcut Ceza Kanunu maddesinin nefret söylem ve suçlarını tespit ve cezalandırmasına yönelik içeriğinin zenginleştirilmesi ve dünyadaki güncel uygulamaları gözetilerek bir uygulama alanı bulması geleceğimiz adına hayati öneme sahiptir.” [15]</p>
<p style="text-align: left;">ABD Yüksek Mahkemesi (Supreme Court) Wisconsin v. Mitchel yargılamasında oybirliği ile vermiş olduğu kararda da belirtildiği gibi &#8220;önyargı ile işlenen suçlar intikam suçlarına daha kolay yol açar, mağdurlara daha çok duygusal zarar verir ve toplumsal huzursuzluk oluşturur. Mutluluğa en çok zarar veren suçlara daha ağır cezalar vermek akla daha yatkındır&#8221;. Yüksek Mahkeme yine nefret saiki ile suçun mahkemeye göre &#8220;belirli gruplara karşı beslenen nefret yüzünden işlenen suçlar sadece mağdurlara zarar vermekle kalmıyor, mağdurla aynı gruba üye olanlara güçlü bir hoşgörüsüzlük ve ayrımcılık mesajı gönderiyor&#8221; tespitinde bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Yüksek mahkemenin kararında çok doğru tespit ettiği gibi mağdur bir kişi gibi görünse de mağdur bir topluluk olduğundan suçun cezası da ona uygun olmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇU İLE MÜCADELE</strong></p>
<p style="text-align: left;">Toplumun tümünün uzlaşma ve mutabakat metni olarak kabul edilen anayasasının 10 maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” der.</p>
<p style="text-align: left;">Anayasanın 10. maddesi tüm vatandaşların arasında eşitliğin tartışılmaz olduğunu ve eşitliğin yaşama geçirilmesinde devlet sorumluluğunun varlığını tartışılmaz şekilde ortaya koymuştur.</p>
<p style="text-align: left;">Türkiye&#8217;de genellikle “lack of awareness” yani farkında olmama durumu var. Türkiye&#8217;de ideolojik anlamda ırkçılık yok.</p>
<p style="text-align: left;">Yani kime sorarsanız sorun, ırkçılığı olumlu bir şey olarak tanımlamaz. [16] “Almanya’da Türkiye kökenli biri işkence görürse işkence adını hemen koyabilirler. Türkiye&#8217;de biri işkence gördüğünde işkence adı kolay konmaz” [17] örneğinde olduğu gibi. Ancak yaşamın içinde dikkatlice bakıldığında çok fazla ve durmadan artan nefret suçlarının varlığı görülebilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Avrupa Güvenliği ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) 2007 yılı raporuna göre, kuruluşa üye 56 ülkenin sadece 15&#8242;i şiddet içeren ve şiddeti teşvik eden nefret suçlarıyla etkili biçimde mücadele ediyor. Diğer üye ülkelerde nefret suçları ceza kapsamına girmesine rağmen, nefret söylemine bağlı suçlarda artış olduğu göze çarpıyor. Buna rağmen açılan dava sayısı artmıyor, savcıların gereken takibatı yapmadığı görülüyor.</p>
<p style="text-align: left;">AGİT, üye ülkelerde nefret suçlarının önlenmesi konusunda üç noktaya dikkat çekiyor. Birincisi, nefret suçlarının izlenmesi için devlet bünyesinde gerekli birimlerin oluşturulması, var olan birimlerin güçlendirilmesi ve kamuoyuna bu konuda raporlar sunulması.</p>
<p style="text-align: left;">İkincisi, nefret suçlarının en ağır cezalarla yargılanması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması; var olan yasaların gerektiği biçimde kullanılması. Üçüncüsü, medya kanalı ile işlenen suçların, hedef göstermelerin mutlaka cezalandırılması; yasal süreç hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi.</p>
<p style="text-align: left;">Buradaki dezavantaj, – kanunların uygulanması esnasında sıklıkla karşılaşılan – azınlıkların korunması amacıyla öngörülmüş hükümleri &#8216;baskın&#8217; olan kimlikleri korumaya yönelik yorumlayan yargısal tutumların getirilmesidir.</p>
<p style="text-align: left;">Bazı nefret suçları ceza adalet sistemine kurban edilmektedir. Dolayısıyla, bu kanun uygulayıcı yetkililerin duyarlı olmayarak veyahut gruba karşı önyargılar nedeniyle nefret suçları resmi evraklarda yok görünüyor.</p>
<p style="text-align: left;">Oysa mağdurları “ırkçılığın, ayrımcılığın nesnesi haline gelip sonradan hakkını arama durumuna sokmaktansa, baştan yasaklayıp cezalandırmak daha etkili bir mücadele yöntemiymiş gibi geliyor”. [18]</p>
<p style="text-align: left;"><strong>NEFRET SUÇLARI İLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ</strong></p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Zorbaya,      tüm çalışma arkadaşlarının önünde veya bulunulan toplumsal ortamda açıkça      ve deşifre edici şekilde itiraz etmek gerekir.</li>
<li>Nefret suçu      mağdurlarının bir araya geldiği örgütlerde yer almak, örgütlü mücadele      etmek.</li>
<li>Nefret      Suçları ile mücadele eden örgütlere destek olunmalıdır.</li>
<li>Gerek kamu      gerekse işveren tarafından, mağdurların dava açması teşvik edilmelidir.</li>
<li>Adalet      Bakanlığı tarafından açılacak davalar harçtan muaf tutulmalıdır.</li>
<li>Barolar      ücretsiz avukat desteği sağlamalıdır.</li>
<li>Konuya      ilişkin davalarda “mümkün olduğunca ispat yükümlülüğünün ters çevrilmesi      yönünde tavsiyeler yapılmalıdır” [19].</li>
<li>İşveren      tarafından nefret suçu işlenmesi veyahut işverenin nefret suçuna göz      yumduğunun tespiti halinde ağır maddi cezalar uygulanmalıdır.</li>
<li>Mobbing      konusunda bir bilinç oluşturulması, İşverenin keyfi davranışlarının      sınırlandırılması, ortadan kaldırılması için sendikaların bu konuda      etkinliklerinin artırılması, TİS’ye konuya ilişkin hükümler konmalıdır.</li>
<li>Kolluk      görevlileri, toplum liderleri, eğitimciler, araştırmacılar ve politikacılar      birlikte nefret suçlarını engellemek için çalışmalıdır.</li>
<li>Nefret suçu      ile ilgili olarak yapılan başarılı çalışmaları öne çıkarmak gerekmektedir.      Çünkü başarısızlıklar, suçla mücadele eden insan ve grupları yalnız ve      savunmasız bırakır.</li>
<li>Çok büyük      şirketler nefret suçlarının oluşmasını engellemek hafta sonu etkinlikleri,      motivasyon günleri, şirket yemekleri, hafta sonu piknikleri ya da takım      oyunları adı altında çeşitli yöntemler uygulamaktadır. Bu eğitim çabaları,      gruplar arasında düşmanlık azaltılması, topluluklar arası ilişkileri      teşvik etmek ve cesaret vermektedir.</li>
<li>Kültürler      arası anlayış ve takdiri geliştirecek çeşitli festival, gezi, kültür      tanıtım çalışmaları yapılmalıdır.</li>
<li>Nefret      suçları ile mücadeleye çocukluk döneminde başlamalıdır.</li>
<li>Öğretmenler,      yöneticiler önyargıya ve nefret olaylarına karşı okul içi eğitim veya      oyunlarda müdahale edici olmalıdır.</li>
<li>Genel bir      bilinçlendirme ve bilgilendirme politikası gerekiyor, kampanyası değil [20].</li>
<li>Çalışanlar,      hizmet verilen kişiler, hizmetin verilişi, örgütün çalışma biçimi, sistemi      ve yaşanan süreçler hakkında kontrollü ya da kontrolsüz her türlü davranış      kurumsal kimliği oluşturmaktadır. Kurumsal kimliğe nefret suçunun izi düşmemesi      için gerekli hassasiyet gösterilmelidir.</li>
<li>Tüketici      olarak “fair ticaret” logo’lu ürünler tercih edilmelidir.</li>
<li>Bireysel ve      kurumsal hafızalardaki yerleşmiş önyargıların ve kalıpların çözülmesi için      &#8220;unutmayı öğrenmek&#8221; şeklinde ifade edilen bir sürecin devreye      sokulması gerekmektedir.</li>
<li>Kurumların      hafızaları zaman zaman da yeni durumlara adapte olmanın önünde bir engel      olabilmektedir. Bireylerin ve kurumların hafızalarını aşamalı ve sürekli      iyileştirme ve değişime tabi tutmak gerekmektedir. Sürece yayılacak küçük değişikliklerle      uzun vadede ciddi çözümler getirecektir.</li>
<li>Nefret      suçlarının sosyal açıdan kınanması kanunlara yansıtılmalıdır. Bu yöntem      zarar gören topluluklar açısından son derece önemlidir, ceza kanunlarına      güveni sağlar, sosyal yarılmaları onarır.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;"><strong>SONUÇ</strong></p>
<ul style="text-align: left;">
<li> İşlenen suç      sadece kişileri etkilememektedir. Aynı zamanda özgür bir toplum idealini      de sarsmaktadır. Bu nedenle nefret suçlarının takibi ve cezalandırılmasında      kamusal güç çok öne çıkarılmalıdır.</li>
<li>Nefret      suçları sadece belirli gruplara karşı değil aynı zamanda o grubun      bireylerine karşı da nefreti körüklemektedir. Her nefret suçu yeni      sanıklar yarattığı göz önüne alınarak her engellenen nefret suçunun bir dizi      yeni nefret suçunu engelleyeceği bilinmelidir.</li>
<li>Bu tür      suçlar bütün bir toplumu, organizasyonu sindirebilir ve etkisi altında      tutabilir. Bu durum sağlıklı demokrasi sürecinin yaralanmasına neden olur.      Demokratik toplumlarda vatandaşlar inançlarını tasvip ettirmek zorunda      değildir. Demokratik toplumlarda ve organizasyonlarda, kimse başkalarının      inançlarına inanmak zorunda da kalmaz.</li>
<li>Maalesef devletler,      terörle mücadele adı altında, toplum içersindeki belirli inanç sistemine      bağlı gruplara karşı, söz konusu grupları kriminalize edecek yasalar çıkarmayı      benimsemişlerdir. Son yıllarda çıkartılan çok sayıda ‘terör’ yasasından      dolayı belirli gruplar ve topluluklara düşmanlık ve nefret ile      bakılmaktadır.</li>
<li>Nefret      suçları, “iyi niyetli” yargıçların inisiyatifine bırakılamayacak kadar      ciddi bir sorundur. Sıradanlaşan nefret suçları toplumun bir parçası olan      yargılama makamları tarafından da kabul görmektedir. Bu kabul çoğunlukla cezasızlığı      da beraberinde getiriyor.</li>
<li>Nefret      tohumlarının daha da derinlere inmeden sökülmesi için bu ara yapılan      tespitleri aşan ek önlemler alınması gerektiği son derece açıktır.</li>
<li>Bir nefret      suçu mağdurunun eşinin dediği gibi &#8220;bir bebekten katil yaratan      karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılamaz kardeşlerim…” [21]</li>
</ul>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">* Avukat, A.Ü. Hukuk Fak. Adalet M.Y. O. Öğr. Gör.</p>
<p style="text-align: left;">____________</p>
<p style="text-align: left;">[1] Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) tanımına göre; “Bir şahsa veya mülküne karşı işlenen herhangi bir suçun kaynağı o kimsenin ırkı, rengi, etnik kökeni ya da uyruğu, dini, cinsiyeti veya cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği, yaşı, fiziksel veya zihinsel engelleri yahut buna benzer bir aidiyeti ise, bu suç nefret suçudur”.</p>
<p style="text-align: left;">[2] Doç Dr Gün KUT ile görüşme; Hakan ATAMAN, Orhan Kemal CENGİZ, Türkiye’de Nefret Suçları İnsan Hakları Gündemi Dermeği yayını s.18</p>
<p style="text-align: left;">[3] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Ömer LAÇİNER ile söyleşi, s. 64</p>
<p style="text-align: left;">[4] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Ömer LAÇİNER ile söyleşi, s. 66</p>
<p style="text-align: left;">[5] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Fatmagül BERKTAY ile söyleşi, s. 66</p>
<p style="text-align: left;">[6] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Ali BAYRAMOĞLU ile söyleşi, s.28</p>
<p style="text-align: left;">[7] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Ali BAYRAMOĞLU ile söyleşi, s.26</p>
<p style="text-align: left;">[8] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Tolga KORKUT ile söyleşi, s. 49</p>
<p style="text-align: left;">[9] http://www.durde.org/makale/durde/nefret-su%C3%A7lar%C4%B1yla-m%C3%BCcadele-ve-medya</p>
<p style="text-align: left;">[10] Prof Dr. Yavuz ODABAŞI, Radikal 2 Gazetesi, 04.02.2007</p>
<p style="text-align: left;">[11] Prof Dr. Yavuz ODABAŞI, Radikal 2 Gazetesi, 04.02.2007</p>
<p style="text-align: left;">[12] Prof Dr. Yavuz ODABAŞI, Radikal 2 Gazetesi, 04.02.2007</p>
<p style="text-align: left;">[13] Çise ÜNLÜER, http://www .kibrisgazetesi.com/index.php/cat/l/col/142/art/l 2304/PageName/Ana_sayfa</p>
<p style="text-align: left;">[14] Çise ÜNLÜER, http://www .kibrisgazetesi.com/index.php/cat/l /col/142/art/l 2304/PageName/Ana_sayfa</p>
<p style="text-align: left;">[15] http://www.e-hukuk.org/hukuk/modules.php?name=Forums&amp;file=view topic&amp;t=167</p>
<p style="text-align: left;">[16] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Gün KUT ile söyleşi, s.19</p>
<p style="text-align: left;">[17] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Tolga KORKUT ile söyleşi, s. 48</p>
<p style="text-align: left;">[18] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Gün KUT ile söyleşi, s.21</p>
<p style="text-align: left;">[19] Doç Dr Gün KUT ile görüşme; Hakan ATAMAN, Orhan Kemal CENGİZ, Türkiye’de Nefret Suçları İnsan Hakları Gündemi Dermeği yayını s.16</p>
<p style="text-align: left;">[20] Türkiye&#8217;de Nefret Suçları, H. ATAMAN, O.K. CENGİZ, Gün KUT ile söyleşi, s.22</p>
<p style="text-align: left;">[21] Rakel DİNK.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.hukukevi.net/hukuk/makaleler/nefret-suclary-ve-yt-hayaty---cemalettin-gurler.law" target="_blank">Hukukevi</a></p>
<p style="text-align: left;">Not: Yazının bazı bölümleri kısaltılmış ve edit edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2010/11/nefret-suclari-ve-is-hayati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret söylemi üzerine…</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-soylemi-uzerine%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-soylemi-uzerine%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2010 17:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Yasemin İnceoğlu Baskı araçlarından biri olan ‘dil’in kullanıcıları örtük ya da açık bir biçimde kendi ideolojilerine koşut olduğunu düşündükleri veya etkilendikleri değerleri içeren söylemlere göndermeler yaparlar. Eskiden manşetlerde gördüğümüz ‘Pis Çingene’, ‘Korkak Yahudi’, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği ‘Ermeni Dölü’ türünden sözcüklerin artık günümüzde sayfa/satır aralarına veya köşe yazılarına kaydığına tanık oluyoruz. ‘Sembolik seçkinler’ <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-soylemi-uzerine%e2%80%a6/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yasemin İnceoğlu</strong></p>
<p>Baskı araçlarından biri olan ‘dil’in kullanıcıları örtük ya da açık bir biçimde kendi ideolojilerine koşut olduğunu düşündükleri veya etkilendikleri değerleri içeren söylemlere göndermeler yaparlar. Eskiden manşetlerde gördüğümüz ‘Pis Çingene’, ‘Korkak Yahudi’, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği ‘Ermeni Dölü’ türünden sözcüklerin artık günümüzde sayfa/satır aralarına veya köşe yazılarına kaydığına tanık oluyoruz.<span id="more-87"></span></p>
<p>‘Sembolik seçkinler’ söylemleri ile kamunun zihinsel denetimini ellerinde tutarlar. Dışlayan, ötekileştiren, zaman zaman da hedef tahtası haline getiren nefret söylemleri ‘abartı, çarpıtma, aşağılama’ taktiklerine başvurarak çeşitli gruplara yönelik düşmanlığı yaratmakta ve pekiştirmektedir. Türkiye’de yakın zamanlarda yürütülen bazı kampanya örnekleri nefret söyleminin varlığını çok net biçimde ortaya koyuyor:</p>
<p>“Kürt nüfus azaltılsın, Kürtler kısırlaştırılsın”</p>
<p>“Lezbiyenlere tecavüz ederek onları topluma kazandırabiliriz”.</p>
<p>“Köpeklere giriş serbesttir. Bu kapıdan Yahudiler ve Ermeniler giremez”</p>
<p>1997 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin nefret söylemi ile ilgili bir tavsiye kararı var. Bu kararda nefret söylemi şöyle tanımlanmış: “Irkçı nefret; yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlüğe dayalı diğer nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her türlü ifade biçimi. Hoşgörüsüzlüğe dayalı nefret, saldırgan milliyetçilik ve etnik merkeziyetçilik, ayrımcılık ve azınlıklara, göçmenlere ve göçmen kökenli kişilere karşı düşmanlık yoluyla ifade edilen hoşgörüsüzlüğü içermektedir” diyor.</p>
<p>İnternette de ırkçı nefret söylemin çok hızla yayıldığını görüyoruz. Türkiye halen Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi ırkçı/yabancı düşmanlığı içeriği cezalandıran ek protokolünü imzalamadığı gibi,  Birleşmiş Milletler (BM) Irkçılıkla Mücadele Sözleşmesi’ni yürüten Komitenin 2009’da eşitliği güvence altına almaya ek olarak ayrımcılıkla mücadeleyi içeren açık düzenlemeler getirmemizi talep etmesine karşılık herhangi bir tepki vermemiştik. Diğer yandan, 3000’e yakın kapalı sitenin kapatılma ölçütlerinin arasında ırkçılık ve ayrımcılığın olmaması da çok düşündürücüdür.</p>
<p>Medyada biz-onlar, güçlü-güçsüz, ötekileştirme mevcut. Medya ötekileştirdiği grubun insani değerini inkâr eden, onlara uygulanan şiddet ve aşağılayıcı davranışları meşrulaştırabiliyor. Bir takım tanımlamalar, ölçüler, öngörüler üzerinden hareket ediyor.</p>
<p>Örneğin şu başlıkları artık kanıksar ve içselleştirir olduk. “Eşcinsel öğretmen işten kovuldu”, “Yunan tacizciye linç girişimi”, “Yahudi iş adamının borç intiharı” gibi… Hâlbuki “Türk tacizci”, “heteroseksüel öğretmen” veya “Türk işadamı” gibi başlıklar kullanmıyoruz. Diğer yandan, eşcinsel öğretmenin işten kovulması, tacizciye linç girişiminde bulunulması veya borcu olan herkesin intihar etmesi adeta suçu haklılaştırıyor ve hatta meşrulaştırıyor.</p>
<p>TGC’nin Gazetecinin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi’nde şöyle diyor; “Gazeteci başta barış, demokrasi, insan hakları olmak üzere insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, din, dil, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslararası nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını veya inançsızlığını doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci her türlü şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz.”</p>
<p>Danışma Kurulu Üyesi bulunduğum “Ulusal Basında Nefret Suçları:10 Yıl 10 Örnek” adlı projenin kitapçığı geçtiğimiz günlerde proje yürütücüsü Sosyal Değişim Derneği tarafından basına tanıtıldı. Projeye Açık Toplum Vakfı, Global Dialogue ve Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu sponsor oldular. Basın toplantısına ana akım medyanın rağbet etmemesi, henüz bu konuya yeterli duyarlılık ve önemi göstermediğinin önemli bir göstergesi.</p>
<p>Projenin amacı tırmanışa geçen milliyetçilik, ırkçılık, yabancı düşmanlığı vs. sonucu artan nefret suçları hakkında kamuoyu ve medyadaki farkındalığı yaratmak/ arttırmak, nefret suçlarının haberleştirilme sürecinde ulusal basının nefret haritasını gözler önüne sermekti. 20 ulusal gazete 2008 yılından geriye gidilerek on yılı kapsayacak şekilde tarandı, 30.000 haber içinden projenin hedefleri doğrultusunda öne çıkan 200 örnek haber arasından danışma kurulu üyeleri on örnek haberi seçti. Çalışmanın bazı önemli sonuçları şöyle:  Etnik ayrımcılık, ırkçı ve ulusal kimliklere yönelik nefret söylemi, siyasal eğilim, toplumsal statü, cinsel kimlik, cinsel yönelim, bedensel engellilik, mülkiyet ve eğitim durumuna yönelik nefret söylemine göre görece daha yoğun yer almaktadır. Cinsel yönelimlere ilişkin nefret söyleminin hemen hemen her gazetede özensiz ve hatta başlık ve içerikte negatif eklemeler yapılarak kullanıldığı gözlemlenmektedir. Nefret söyleminin sıradanlaştırılıp, günlük yaşamın bir parçası haline getirildiğini ve medyanın ‘maganda dehşeti’, ‘alçak’, ‘tecavüzcü’ vs. gibi haber başlıklarıyla zaman zaman tiraj kaygısıyla yargısız infaz yaptığı, belli dönemlerde örneğin; 24 Nisan veya 21 Mart tarihlerinde Ermenilere ve Kürtlere karşı milliyetçilik dozunun arttırdığı saptanmıştır. Ancak burada atlanmaması gereken önemli bir ayrıntı da,  medyada nefret söyleminin her zaman kasıtlı ve bilinçli olarak değil, çoğu zaman da farkında olmadan, alışılagelmiş bir refleks olarak ortaya çıkmasıdır. İşte bu noktada, “Kemikleşmiş alışkanlıklardan nasıl kurtuluruz?” sorusu gündeme gelmektedir.</p>
<p>Peki, bu konuda neler yapılabilir. İşte birkaç öneri:</p>
<p>- Nefret söylemi izlenmeli ve raporlanmalıdır. Demokrasilerde en etkili yöntem deşifre etmektir.</p>
<p>- TCK’da nefret suçunun tanımlanması gerekmektedir ancak şüphesiz cezai yaptırımların yanı sıra, toplumsal mekanizmalara özellikle de sivil toplum girişimlerine de büyük rol düşmektedir. Ancak STK’lar ülkemizde ne yazık ki tabandan kopuk  ‘elitist’  bir yapı içerdiklerinden, etkileri kısıtlı olmaktadır.</p>
<p>- Meclis’te Nefret Suçu Komisyonu oluşturulmalıdır.</p>
<p>- Medyayı bu konuda bağlayıcı yasalar çıkarılmalı, medya çalışanları eğitilmelidir.</p>
<p>- Gazetelerde, özellikle de gazetelerin internet sayfalarında yayınlanan yazılarda nefret söylemi oldukça yoğundur. Bu konuda nefret söylemi içeren yazılar yorumlarla protesto edilebilir.</p>
<p>- Gazeteciler, akademisyenler, hukuk danışmanları, STK temsilcileri ve en önemlisi nefret söylemine en çok maruz kalan gruplar ortak bir platformda bir araya gelmelidir.</p>
<p><strong>Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu kimdir?</strong></p>
<p>Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, 1961 yılında İstanbul’da doğdu.1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora (1990) derecelerini Marmara Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nde tamamladı. 1993 yılında üniversitenin aynı bölümünde doçent, 1999 yılında ise profesör unvanını aldı. Prof. İnceoğlu, 2004 yılından beri Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesidir.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.salom.com.tr/news/detail/15825-Nefret-soylemi-uzerine.aspx" target="_blank">Şalom Gazetesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-soylemi-uzerine%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçu ve nefret söylemi nedir? Niçin önemlidir?</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2010 17:33:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=85</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), nefret suçunu şöyle tanımlamaktadır:Mağdurun, mülkün ya da işlenen bir suçun hedefinin, gerçek veya hissedilen ırk, ulusal ya da etnik köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engellilik, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek ya da öyle algılanan bağı, <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), nefret suçunu şöyle tanımlamaktadır:<em>Mağdurun, mülkün ya da işlenen bir suçun hedefinin, gerçek veya hissedilen ırk, ulusal ya da etnik köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engellilik, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek ya da öyle algılanan bağı, bağlılığı, aidiyeti, desteği ya da üyeliği nedeniyle seçildiği, kişilere veya mala karşı suçları da kapsayacak şekilde işlenen her türlü suçtur.</em>[1]<span id="more-85"></span></p>
<p>Irkçı saikle işlenen suçlar, halkın bir kısmına karşı kin ve düşmanlığa tahrik fiilleri ve “namus” saikiyle işlenen cinayetlerin de bu bağlamda nefret suçları kapsamına girdiği düşünebilir.</p>
<p>Nefret suçlarının özelliklerini iyi kavramak, bu suçlara karşı verilecek mücadele açısından son derece önemlidir.</p>
<p>Bir nefret suçu şu unsurları kapsar:</p>
<ul>
<li>Ceza hukukuna göre işlenmiş olan bir suçun mevcut olması,</li>
<li>Failin, suçu bir önyargı/nefret saikiyle gerçekleştirmiş olması.</li>
</ul>
<p>Dolayısıyla fail, kurbanını kurbanın belirli bir gruba üyeliği ya da bunun böyle algılanmış olması nedeniyle seçmektedir. Aynı şekilde şayet suç oluşturan fiil bir mülke yönelik gerçekleşmişse, söz konusu mülk, bir grup ile olan bağıntısı nedeniyle seçilmiştir. Bunlar ibadet yerleri, cemaatin veya grubun buluşma alanları, araçlar ya da konutlar olabilir.</p>
<p>Nefret suçu örneklerinden bazıları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Fiziksel saldırı,</li>
<li>Şiddet ya da saldırı tehditleri,</li>
<li>Taciz,</li>
<li>Mülke ya da eşyalara zarar verme,</li>
<li>Irkçı, nefret içerikli ya da saldırgan duvar yazıları,</li>
<li>Kundaklama,</li>
<li>Saldırgan broşürler ve posterler,</li>
<li>Okulda ya da iş yerinde zorbalık yapma vb.</li>
</ul>
<p>Önyargı, genel anlamda peşin hükümlere dayanan olumsuz fikirler, hoşgörüsüzlük ya da belirli bir gruba yönelmiş olan nefret olarak tanımlanabilir.</p>
<p>Saldırganın hedefindeki kişiye yönelik nefret veya önyargı besliyor olması, söz konusu suçun tek başına nefret suçu kapsamına girmesi için yeterli değildir. İşlenen suçun doğrudan, somut bir şekilde önyargılı bir motivasyonla işlenmiş olması esastır.</p>
<p>Kuşkusuz çok sayıda önyargı saiki söz konusu olabilir. Yaygın önyargılar etnik veya ulusal kökene, din veya inanca, cinsel yönelime, engellilik durumuna yönelik olanlardır. Ancak zenginlere, yoksullara, uzun saçlı ve kulağı küpeli gençlere, içki içenlere, AİDS’lilere, rock’çılara, vb. yönelik önyargılar da söz konusudur.</p>
<p>Nefret suçları, saldırganın hedefine yönelik önyargılarının yanı sıra, aynı zamanda söz konusu suçun neden olduğu etkiyle de önem kazanmaktadır. Saldırgan, hedefini o kişinin ait olduğu grup nedeniyle seçmektedir. Dolayısıyla burada asıl olan hedefteki kişi değil, onun belirli ortak karakteristikleri paylaştığı gruptur. Yani, saldırgan açısından böyle bir suçun işlenmesi için aynı nedenle herhangi bir başkası da seçilebilirdi. Bir başka deyişle, saldırgan açısından mağdurun kim olduğu değil, ne olduğu, neyin parçası olduğu önemlidir.</p>
<p>Burada verilmek istenen mesaj sadece doğrudan saldırıya uğrayan kişiye yönelik olmayıp, o kişinin ait olduğu tüm gruba yöneliktir. Aynı şekilde saldırgan belli bir kurbana karşı özel bir nefret veya önyargı beslemiyor olsa da, o kişinin sahip olduğu özelliklere ve aidiyetlerine yönelik beslediği önyargılarla hareket etmiş olmalıdır. Nefret suçları kapsamında saldırgan, hedefine şu nedenlerle saldırmış olabilir:</p>
<ul>
<li>Fail kurbanına içerlediği, kıskandığı ya da kendisini kanıtlamak için saldırmış olabilir.</li>
<li>Fail, hedefindeki kişiye yönelik özel bir duygu beslemiyor olabilir, ancak hedef aldığı kişinin ait olduğu gruba yönelik düşmanca düşünceler veya duygulara sahip olabilir.</li>
<li>Fail, kendisini içinde gördüğü grubun dışında kalan tüm kişilere karşı düşmanca duygular besliyor olabilir.</li>
<li>Daha soyut bir düzeyde, kurban, saldırganın zihninde olumsuzluk ifade eden, örneğin göç veya mülteci gibi bir kavramı temsil ediyor olabilir.</li>
</ul>
<p><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p>1  Combating Hate Crimes in the OSCE Region, An Overview of Statistics, Legislation and National Initiatives, OSCE – ODIHR, 2005, s.12</p>
<p>***</p>
<p>© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p>Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p>Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçları diğer suçlardan niçin farklıdır?</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2010 17:32:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=83</guid>
		<description><![CDATA[Nefret suçlarının, özellikle mağdur bireyler ve bu bireylerle ortak karakteristik özelliklere sahip daha geniş kesimler üzerinde yaratacağı etki, herhangi bir önyargı saikiyle işlenmeyen suçlara göre çok daha fazla olabilmektedir. Söz konusu olan bu daha derin etki, nefret suçlarının herhangi bir önyargı saiki olmadan işlenecek benzeri suçlardan ayrı olarak ele alınmasını gerekli kıldığı için kilit bir <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nefret suçlarının, özellikle mağdur bireyler ve bu bireylerle ortak karakteristik özelliklere sahip daha geniş kesimler üzerinde yaratacağı etki, herhangi bir önyargı saikiyle işlenmeyen suçlara göre çok daha fazla olabilmektedir. Söz konusu olan bu daha derin etki, nefret suçlarının herhangi bir önyargı saiki olmadan işlenecek benzeri suçlardan ayrı olarak ele alınmasını gerekli kıldığı için kilit bir öneme sahiptir.<span id="more-83"></span></p>
<p><strong>Nefret suçlarının bireyler üzerindeki etkisi</strong></p>
<p>Nefret suçları çoğu kez kurbanlarının gelecekte de benzeri saldırılara maruz kalması ve şiddetin daha da artacağı konusunda bir korkuya sevk eder. Bu korku, nefret suçlarının verdiği mesaj olan, kurbanın kimliğinin inkâr edilmesinden kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak bu tür suçlar, kurbanın içinde yaşadığı toplumda istenmediği, bu topluma ait olarak görülmediği mesajını verir. Bunun sonucunda, saldırıya uğrayan mağdurlar bir yandan kendilerini son derece tecrit edilmiş hissederken, öte yandan işlenen diğer suçların mağdurlarına göre çok daha uzun ve daha derin bir korku duymalarına yol açar. Nefret suçları kurbanlarına destek olunmaması ya da mağdurların kişiliği veya durumlarının iftira edilecek şekilde yansıtılması, zaten travma yaşayan mağdurların durumunu daha da kötüleştirir. Yaşanan bu tür bir ikinci mağdurlaştırma, özellikle de polis, sosyal hizmet uzmanları, doktor veya yargıç gibi devleti temsil ettiği varsayılan konumlardaki kişilerin bildirilen nefret suçlarını ciddiye almamalarıyla birlikte ortaya çıkar. Nefret suçu mağdurlarının birçoğu açısından yaşanan bu tür ikinci bir mağduriyet, çok daha büyük bir aşağılama, küçük düşürülme veya tecrit anlamına gelir.</p>
<p><strong>Nefret suçlarının toplum üzerindeki etkisi</strong></p>
<p>Nefret suçları, mağdurun ailesi, arkadaşları ile söz konusu önyargılar veya nefretin hedefi olan kurban ve ortak karakteristik özelliklere sahip diğer kesimler üzerinde de aynı ölçüde yıkıcı etki yaratabilir. Böyle bir durumda hedef seçilen grubun diğer üyeleri de benzeri saldırı riski altında oldukları korkusu yaşayacaklardır. Aynı zamanda tıpkı mağdurun kendisi gibi bu durumdan psikolojik olarak etkileneceklerdir. Bu tür etkiler, (Türkiye sözkonusu olduğunda) uzun yıllardır ayrımcılığa uğramakta olan ve önyargıların hedefi durumundaki gayrimüslim, LGBT (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel) bireyleri vb. grup üyesi mağdurların üzerinde çok daha fazla olacaktır.</p>
<p>Nefret suçları gerektiği şekilde incelenip, kovuşturulmadığında, bu durum başkalarının da benzeri suçları işlemesini teşvik edecek şekilde faillerin cezasız kaldığı mesajını verecektir. Nefret suçu faillerinin cezasız kalması, şiddet olaylarının artmasına neden olur. Nefret suçu kapsamına giren ve şiddet içeren olaylara karşı herhangi bir korumanın söz konusu olmaması, dezavantajlı gruplara mensup vatandaşların hukuka ve kamu kurumlarına olan güvenlerini yitirmesine ve böylece daha da tecrit olmalarına yol açar.</p>
<p>Nefret suçları, diğer suçlardan farklı olarak hem mağdurlar hem de genel olarak toplum üzerinde psikolojik hasarlara yol açabilmektedir. Kurbanların maruz kaldıkları fiziksel zararların dışında, fiziksel zarar görme korkusu ve kalıcı stres gibi olumsuz psikolojik sonuçlar doğurabilmektedir.</p>
<p>Psikolojik sonuçları açısından uzun süreli travmatik etkiler ve bu travmatik etkiler sonucu ruh sağlığında ortaya çıkan bozulmalar bazen intihara varan sonuçlar doğurabilmektedir.  Bu gibi durumlarda gerginlik, depresyon, stres, güvenlik endişesi, öfke ve toplumdan uzaklaşmaktan nefrete kadar varan olumsuz duygulara yol açan sonuçlar da ortaya çıkabilmektedir. Saldırının etkileri saldırı anından çok daha uzun bir sürece yayılarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Mağdurlar, yoğun suçluluk duyguları yaşamaktadır. Kendilerini, davranışları ya da belirli özellikleri nedeniyle suçlarken, diğer insanlar tarafından da, saldırıdan kendi davranışları nedeniyle sorumlu tutularak suçlanmaktadırlar.[2]</p>
<p><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p>2 Melek Göregenli, Nefret suçları kimin sorunu? <a href="http://www.kaosgl.com/content/nefret-suclari-kimin-sorunu">http://www.kaosgl.com/content/nefret-suclari-kimin-sorunu</a></p>
<p>***</p>
<p>© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p>Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p>Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçları teriminin ortaya çıkışı</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2010 17:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=81</guid>
		<description><![CDATA[Terim medyada ilk kez 1986 yılında Amerika’da, New York’ta beyaz bir grup öğrenci tarafından siyah bir kişiye yönelik gerçekleşen ırkçı saldırının haberlere yansıması sırasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Terimin içeriği 1990’ların başından itibaren ise “ırk”[3], din ve inanca yönelik saldırıların dışında, aynı zamanda cinsel yönelim, ulusal köken, engellilik durumu ve toplumsal cinsiyet rollerini de kapsamaya <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Terim medyada ilk kez 1986 yılında Amerika’da, New York’ta beyaz bir grup öğrenci tarafından siyah bir kişiye yönelik gerçekleşen ırkçı saldırının haberlere yansıması sırasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Terimin içeriği 1990’ların başından itibaren ise “ırk”[3], din ve inanca yönelik saldırıların dışında, aynı zamanda cinsel yönelim, ulusal köken, engellilik durumu ve toplumsal cinsiyet rollerini de kapsamaya başladı.[4]<span id="more-81"></span></p>
<p>Nefret suçları teriminin Avrupa’da kullanılmaya başlanması ise çok daha yakın bir tarihte söz konusu oldu. Örneğin Britanya’da 1993 yılından itibaren kullanılmaya başlandı.[5]</p>
<p>“Nefret suçları” teriminin görece bu kadar yakın bir tarihte kullanılmaya başlanması, bu suçların daha önceki tarihlerde işlenmediği anlamına gelmiyor. Nefret suçları 20. yüzyıl boyunca yaygın olarak işlenen bir suç. Asıl yeni olan şey, ırkçılık, milliyetçilik, antisemitizm ve cinsiyetçilik gibi konularda ortaya çıkan yeni toplumsal hareketler ve bu hareketlerin nefret suçlarına yönelik vermeye başladığı mücadele oldu. Bu bağlamda özellikle 1960’larda ABD’de başlayan medeni haklar, mağdurlarla dayanışma, kadın, eşcinsel ve lezbiyen vb. hareketler, siyasi alandaki mücadeleyi yeniden şekillendirdi. Bu hareketlerin oluşturduğu siyasi zemin ve mücadele anlayışı, modern toplumsal hareketlerin başta ABD olmak üzere batı ülkelerinde önyargılı motivsyonla işlenen ve şiddet içeren suçlar konusunda farkındalık yaratılması, bunlara tepki verilmesi ve suç olarak teşhir edilmesinde ilham kaynağı oldu.[6]</p>
<p>Yakın zamana kadar Batı Avrupa ceza hukukunda nefret suçları kavramına yer verilmi-yordu. Nefret suçları kavram alanı altındaki suçlar, kendilerine özgü kategorilerde ayrı ayrı değerlendiriliyordu. Ancak artık nefret suçlarının farklı bir sosyo-kriminolojik gerçekliği yansıttığı, oldukça ciddi bir toplumsal sorun olduğu Avrupa’da da kabul edilmiş ve bu konuda gerek kuramsal gerek pratik çalışmalar artmaya başlamıştır. Nefret suçları kategorisinin yaratılmasında, azınlık kesimlerinin güçlenmesinin ve haklarına sahip çıkma konusunda seslerini çıkarmaya başlamalarının da önemli bir rolü vardır.</p>
<p>Nefret suçları, çoğu kez toplumsal ve siyasi olgularla teşvik edilmekte ve bu tür şiddeti meşru kılan bir inanç sistemi (erkek egemen namus anlayışı gibi) tarafından da desteklenmektedir.</p>
<p>Bu bakımdan nefret suçları aynı zamanda toplum içindeki iktidar ilişkilerinin de bir yansımasıdır. Bu tür saldırganlıklar, söz konusu düzen içinde sarsılan iktidar ilişkilerinin yeniden teyit edilmesine katkı sağlamakta, tehdit altında olan mağdur grubun toplum içinde ait olduğu ikincil konumunun yeniden vurgulanmasına hizmet etmektedir. Dolayısıyla fail bir bakıma işlediği nefret suçuyla, kendisi ve ötekileştirdiği kişi veya grup arasındaki ilişkiyi, daha geniş ideolojik, siyasi ve toplumsal modele, görece uygun bir çerçeveye oturtma çabasındadır.</p>
<p>Dolayısıyla nefret suçlarının gruplar değil de, daha çok bireyler tarafından işleniyor olması, söz konusu suçun toplumsal boyutunun gözden kaçmasına yol açmamalıdır. Öte yandan, suçlar her ne kadar bireysel düzeyde işleniyor olsa da, gerek medyanın söyleminin, gerekse nefret gruplarının propaganda faaliyetlerinin nefret suçu işleyen faillerin motivasyonunda önemli bir rol oynadığı kuşkusuzdur. Söz konusu grupların önde gelenlerinin birçoğu, bunun bir suç olduğunun farkında olması nedeniyle nefret içeren mesajlarını çok daha ince ve örtülü bir şekilde yaymaktadır.</p>
<p>Nefret suçlarının kişisel olmaktan çok toplumsal, ideolojik bir arka plandan beslendiği gerçeği, saldırıları gerçekleştiren faillerin, ideolojik olarak belirli benzerliklere sahip olmasıyla da desteklenmektedir. ABD’de hüküm giymiş suçlular üzerinde yapılan çalışmalar, saldırıların maddi bir çıkar ya da belirli bir amaç için gerçekleştirilmediğini, yanlılığın türü ne olursa olsun, nefret duyulan gruba üstünlük sağlamak amacı taşıdığını göstermektedir. Mağdurların özellikle cinsel yönelimleri nedeniyle hedef seçildikleri suçlar açısından, saldırganların dini inançlarının da etkili olduğu ortaya çıkmıştır.[7]</p>
<p><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p>3 Irk kavramı bizim açımızdan bilimsel olarak kanıtlanmamış biyolojik özelliklere atfen kullanılan ideolojik bir kavram olması itibariyle, bize ait cümlelerde bu kelimeyi tırnak içinde ifade ettik.</p>
<p>4 The Blackwell Encyclopedia of Sociology, Editör: George Ritzer, Blackwell Publishing, 4′üncü Baskı (2009), s. 2048.</p>
<p>5 Hate Crime: Impact, Causes and Responses, Neil Chakraborti ve Jon Garland, SAGE Publications Ltd, 2009</p>
<p>6 Hate crimes: New Social Movements and the Politics of Violence, Valerie Jenness ve Kendal Broad, Aldine Transaction, Üçüncü Baskı, 2009</p>
<p>7  Nefret suçları kimin sorunu?, Melek Göregenli, Kaos GL web sitesi, (İndirme tarihi: 13</p>
<p>***</p>
<p>© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p>Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p>Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uluslararası hukukta nefret suçları</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Oct 2010 17:30:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Lewox</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Nefret suçları, hukuki bir kavramdan ziyade, bir olguyu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu bağlamda nefret suçları, özel nefret suçları yasası olmayan ülkelerde de gerçekleşmektedir. Bazı ülkelerde nefret suçlarına yönelik özel düzenlemelerin olmaması, vuku bulan nefret suçlarının yetkililer tarafından tespit edilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle de hukuk önünde daha ciddi suçlar olarak ele alınmasını engellediği <a href='http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari/'>[...]</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nefret suçları, hukuki bir kavramdan ziyade, bir olguyu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu bağlamda nefret suçları, özel nefret suçları yasası olmayan ülkelerde de gerçekleşmektedir. Bazı ülkelerde nefret suçlarına yönelik özel düzenlemelerin olmaması, vuku bulan nefret suçlarının yetkililer tarafından tespit edilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle de hukuk önünde daha ciddi suçlar olarak ele alınmasını engellediği gibi, bu suçlara karşı etkin bir mücadeleyi de son derece zorlaştırmaktadır.<span id="more-79"></span></p>
<p>Nefret suçları, ayrımcılığın bir parçası olarak görülebilir. Ancak nefret suçları genel anlamda ayrımcılıktan farklı ele alınmalıdır. Nefret suçlarına karşı mücadele eden birçok sivil toplum kuruluşu aynı zamanda ayrımcılığa karşı mücadele ediyor olsa da, bu iki kavram arasında bir ayrım yapmak önemlidir. Ayrımcılık büyük oranda, nefret suçlarında temel unsuru oluşturan ceza yasası kapsamında ele alınmamaktadır. Bazı ülkelerde ayrımcılık yasağı ile ilgili yaptırımlar arasında cezai yaptırımlar yer alsa da, ayrımcılık ile ilgili meseleler ceza hukukundan ziyade, özel hukuk çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu nedenle de ayrımcılık ve nefret suçlarını düzenleyen yasal çerçeve farklıdır.</p>
<p>Nefret suçlarına yönelik alınacak yasal önlemlerin neler olabileceği konusu henüz tartışmalı. Bu konuda düzenlemeler genel olarak şu kategorilere göre yapılmaktadır:</p>
<ul>
<li>Önyargılarla işlenen suçları özel olarak nefret suçları olarak tanımlayan ayrı yasalar,</li>
<li>Ceza yasasında nefret suçlarına yönelik ağırlaştırıcı hükümler,</li>
<li>Özel hukukta nefret suçlarına yönelik tazminat vb. yaptırımlar öngören maddeler,</li>
<li>Kamu kurumlarının nefret suçları konusunda istatistikî verileri toplamasını öngören yasalar, vb.</li>
</ul>
<p>Farklı ülkelerde özel olarak korunan dezavantajlı grupların durumuna göre farklı yasal düzenlemeler söz konusudur. Mevzuatın kapsamı içinde yer alan en yaygın gruplar, “ırk”, din veya inanç, etnik veya ulusal köken etrafında bir araya gelen gruplar olmaktadır. Ancak giderek daha çok sayıda ülke cinsel kimlik, cinsel yönelim ve engellilik durumunu da yasa kapsamına almaktadır.</p>
<p>Nefret suçlarının varlığını kabul eden bazı ülkelerde bile yetkililer, bazen özel yasalar veya var olan yasaların daha etkin bir şekilde kullanılmasının gerekliliğini kabul etmeyebilmektedir. Böyle durumlarda birçok ülkede sivil toplum kuruluşları, yetkilileri nefret suçlarına yönelik özel yasal düzenlemelerin gerekliliğine ikna etmek konusunda son derece başarılı çalışmalar yürütmektedir.</p>
<p>AGİT, nefret suçları konusunda hazırladığı bir broşürde yasal düzenlemelerin yararlarını şöyle sıralamaktadır:</p>
<ul>
<li>Yasal düzenlemeler olası kurbanlar, failler ve toplumun geri kalanına nefret suçlarının ciddiye alındığına dair sembolik bir mesaj vermektedir,</li>
<li>Yasal düzenlemelerin kabul edilmesi süreci, meselenin ciddi olarak tartışılmasına olanak vermekte ve bu durum nefret suçları konusunda kamuoyunda farkındalığın artmasına yardımcı olmaktadır,</li>
<li>Yasal düzenlemeler, yasaların uygulanmasından sorumlu kamu kurumlarının nefret suçlarını ciddiye almaya lişkin motivasyonunu artırırken, aynı zamanda meseleye odaklanmalarına yardımcı olmaktadır,</li>
<li>Mağdurların, yasaların gerektiği şekilde uygulanıp uygulanmadığını görmelerine ve uygulanmadığı durumlarda, yetkilileri kaşılaştıkları mağduriyetler konusunda bilgilendirmelerine olanak vermektedir,</li>
<li>Nefret suçları konusunda çok daha sağlıklı verilerin toplanmasını sağlamaktadır.[8]</li>
</ul>
<p>Öte yandan nefret suçları konusunda yasal mevzuatın olması ya da bu konuda özel yasaların çıkarılması da tek başına yeterli olmayacaktır. ABD’de ve bazı batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, nefret suçları vakalarına ilişkin verilerin toplanması ve bunların kamuoyu ile paylaşılması, yargı mensuplarının eğitimi ve mağdurlara adli ve gerektiğinde rehabilitasyon desteği sağlayacak düzenlemelere de ihtiyaç vardır.</p>
<p>Avrupa Konseyi’nin ırkçılık ve hoşgörüsüzkükle mücadele alanında oluşturduğu Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (European Commission Against Racism and Intolerance – ECRI), 2002 yılında yayımladığı “7 No’lu Genel Politika Tavsiyesi” ile aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 47 Avrupa Konseyi üyesi ülkeyi “ulusal mevzuatlarında ırkçılık ve “ırk” ayrımcılığına karşı mücadele” amacıyla, ırkçı saiklerle işlenen suçları ağırlaştırıcı bir faktör olarak ceza yasalarına eklemesi yönünde teşvik etmektedir.</p>
<p>ECRI, 29 Haziran 2007 tarihinde yayımladığı “Kolluk Güçlerinin Görevini Yerine Getirmesinde Irkçılık ve Irk Ayrımcılığına Karşı Mücadele” konulu “11 Nolu Genel Politika Tavsiyesi” belgesi de bu tür olayların daha iyi rapor edilmesini tavsiye etmektedir.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararları da şiddet içeren vakalarda olası ırkçı saikin incelenmesi ve saldırganların yargılanmasını teşvik etmektedir.</p>
<p>2008 yılı itibariyle önyargı/nefret saikiyle işlenmiş ve şiddet içeren suçlara yönelik özel yasaları olan ya da ceza yasalarında ağırlaştırılmış hükümlere yer veren 39 ülkede söz konusu yasalar “ırk”, etnik ayrımcılık ve/veya ulusal kökene yönelik saldırıları kapsarken, 32 ülkenin yasal mevzuatı ise dini inançlara yönelik önyargılı saikleri de kapsamaktaydı. Ancak cinsel yönelime ilişkin önyargılı saikle işlenen nefret suçlarını kapsayan sadece 12 ve engellilere yönelik olarak sadece 7 ülkede yasal mevzuat söz konusuydu. 23 ülkenin yasal mevzuatında ise önyargı saikiyle işlenmiş şiddet suçlarına yönelik ağırlaştırıcı hükümler söz konusu değildi.[9]</p>
<p>***</p>
<p><strong>ABD hukukunda nefret suçları</strong></p>
<p>ABD’de mevzuat açısından durumun diğer tüm ülkelere göre nispeten daha iyi olduğu görülmektedir. Dünyada nefret suçlarına karşı ilk yasal düzenleme ABD’de gerçekleşti. Kaliforniya eyaleti 1978 yılında yasal mevzuatına önyargı/nefret saikiyle işlenen ve ölümle sonuçlanan suçlara ağırlaştırıcı hükümler ekledi. Eyalet, söz konusu mevzuat hükümleri kapsamında dört “temel statü” belirlemişti: “Irk”, din, (ten) rengi ve ulusal köken. Bu temeller, 1981 yılında Washington’da (soy) ve 1982 yılında Alaska’da (inanç ve toplumsal cinsiyet) kabul edilen yeni nefret suçları yasaları ile genişletildi. Bu gelişmenin ardından Kaliforniya eyaleti 1987 yılında, “tüm suçları” olası nefret suçları kapsamına alarak, mezuat kapsamını genişletti. Ardından 1990’lı yıllarda bazı diğer eyaletler de mevzuata yaş, medeni durum, silahlı kuvvetler veya bir sivil toplum kuruluşunun üyesi olmak gibi temeller ekle-yerek, kapsamı genişletti.</p>
<p>1980 yılında New York Kenti Polis Departmanı (NYPD), bir Önyargıları Araştırma Birimi oluşturdu ve birimin adı daha sonra Önyargı Vakalarını Araştırma Birimi olarak değiştirildi. Birimin görevi, adli vakalarda “ırk”, din ve etnik kökene ilişkin önyargı/nefretin söz konusu olup olmadığını araştırmaktı. Bu görev 1985 yılında cinsel yönelim ve 1993 yılında engellilik durumunu da kapsayacak şekilde genişletildi.[10]</p>
<p>ABD’de 1990 yılında federal düzeyde kabul edilen Nefret Suçları İstatistik Yasası, dünyada bir ülkenin kabul ettiği ilk nefret suçları yasası olma özelliğini taşıyor. Söz konusu yasa, nüfusu 10 binin üzerinde olan yerleşim yerlerinde gerçekleşen suçların nefret suçları kapsamı içinde olup olmadığının araştırılması ve bu suçlara ilişkin verilerin toplanması için Adalet Bakanlığı ve Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) görev vermektedir. Söz konusu yasa, ABD nüfusunun yüzde 85’inden fazlasının yaşadığı yerleşim yerlerini kapsamaktadır. Bu yasanın ardından 1994 yılında Nefret Suçlarında Ağırlaştırıcı Hükümler Yasası kabul edildi. Yasa, federal düzeyde açılan davalarda nefret suçu söz konusu olduğunda uygulanabilirlik taşıyordu. Ancak bu yasanın etki alanı sınırlıydı, zira ABD’de adli vakaların büyük çoğunluğu eyalet yasaları çerçevesinde ele alınmakta ve davalar eyalet mahkemelerinde açılmaktadır. Son olarak Kongre’de on yıl kadar gecikmenin ardından, 2007 yılında Senato’da onaylanan Nefret Suçlarını Önlemede Yerel Yasaların Güçlendirilmesi Yasası (Matthew Shepard Yasası[11] olarak biliniyor), Başkan Barrack Obama’nın onaylamasıyla birlikte 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girdi. Bu yasa, daha önceki federal yasaların kapsamını cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet, cinsel kimlik ve engellilik alanlarını da kapsayacak şekilde genişletti ve daha önce söz konusu nefret suçunun yargıya taşınması için federal düzeyde korunan haklara yönelik işlenmiş olması önkoşulunu kaldırdı. ABD’de yukarıda belirtilen nefret suçları yasalarının dışında ayrıca 1997’de, üniversite kampuslarında güvenlik birimlerinin “ırk”, toplumsal cinsiyet, din, cinsel yönelim, etnik köken ve engellilik durumuna yönelik işlenen nefret suçları hakkında veri toplanması yükümlülüğünü getiren, “Kampuslarda Nefret Suçlarını Bilme Hakkı Yasası” yürürlüğe girdi.</p>
<p>ABD’de yönetim sistemi federal bir düzene dayandığı için, yukarıda değinilen nefret suçları konusunda federal düzeydeki yasal mevzuatın dışında uygulanan yasalar, eyaletlere göre değişiklik arz ediyor. ABD’de 46 eyalette önyargılı saiklere dayalı şiddet olayları veya sindirme girişimlerine karşı düzenlenmiş yasal mevzuat söz konusuyken, beş eyalette henüz böyle bir düzenleme yok. Yasal düzenlemesi olan 46 eyaletin hepsi “ırk”, din ve etnik özelliklere yönelik nefret suçlarına ilişkin yasal düzenlemeye sahipken, engellilere yönelik suçları düzenleyen 32, toplumsal cinsiyete yönelik 28, yaşa yönelik önyargı/nefret saikiyle işlenen suçları düzenleyen 13, cinsiyet değiştirenlere veya cinsel yönelime ilişkin 11 ve siyasi aidiyetlere ilişkin 5 eyalette yasal düzenlemeler söz konusu. Ayrıca 28 eyalet, devletin ilgili birimlerinin nefret suçları konusunda istatistik veriler toplamasına ilişkin yasal mevzuata sahip. Bu eyaletlerden 16’sında söz konusu istatistikler cinsel yönelime ilişkin nefret suçlarını da kapsıyor.[12]</p>
<p><strong>AGİT katılımcısı ülkelerde nefret suçları</strong></p>
<p>Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, katılımcı ülkelere nefret suçlarına ilişkin yasal düzenlemeler konusunda zorunluluk getirmemekle birlikte, hoşgörüsüzlük ve ayrımcılığı yasaklayan ve herkese eşitlik sağlayan yasal düzenlemeler konusunda çabaların artırılmasını teşvik etmektedir.</p>
<p>AGİT’in Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu (Office for Democratic Institutions and Human Rights) nefret suçları konusunda yasaların geliştirilmesi, uyarlanması ve uygulanması konusunda pratik bilgiler vermektedir.[13]</p>
<p>AGİT katılımcısı 56 ülke arasında giderek daha çok sayıda ülke, nefret suçlarına karşı yasal düzenlemeler öngörmektedir. Bu düzenlemelerin çoğu ceza yasalarında ağırlaştırıcı hükümler şeklinde yer almaktadır.</p>
<p>2008 yılı itibariyle bazı önyargı/nefret saikiyle işlenmiş ve şiddet içeren suçlara karşı düzenlenmiş ve bu saikle işlenmesini ağırlaştırıcı hükümler için gerekçe gören yasal mevzuata sahip 30’dan fazla ülke söz konusuydu. Ancak AGİT katılımcısı 22 ülkenin ceza yasalarında nefret suçlarını ağırlaştırıcı bir gerekçe olarak ele alan somut hükümler yoktu. Bu ülkeler arasında Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, İzlanda, İrlanda, Lüksemburg, Litvanya, Makedonya, Monako, Karadağ, Hollanda, Polonya, San Marino, Sırbistan, Slovenya, İsviçre ve Türkiye de yer alıyor.</p>
<p>Yine AGİT katılımcısı ülkeler nefret suçları konusunda istatistikî bilgileri derleme taahhüdünde bulunmuş olmasına karşın, bunu 56 ülkeden sadece 14’ü gerçekleştiriyor: Avusturya, Belçika, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Almanya, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Polonya, Slovakya, İsveç, Britanya ve ABD. 40’ın üzerinde ülke ise ya çok sınırlı ya da hiçbir veri toplamıyor. Şiddet içeren nefret suçlarına ilişkin verilerin yayımlanması ve kamuoyu ile paylaşılmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyen ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor.[14]</p>
<p><strong>Avrupa Birliği hukukunda nefret suçları</strong></p>
<p>Avrupa Birliği’nde Temel Haklar Ajansı (Fundamental Rights Agency – FRA), AB’de kayıt altına alınan ırkçı suçlara ilişkin toplanan verilerle ilgili düzenli değerlendirmede bulunmaktadır. Bu değerlendirmede dört farklı nitelikte veri kategorisi mevcut. FRA’nın bu konudaki son değerlendirmesinde, 27 AB üyesi ülkeden sadece 11’inin (bir önceki değerlendirmesinde 12 ülke söz konusuydu) “kapsamlı” veya “iyi” kategorilerine girecek şekilde veri toplama sistemlerine sahip olduğu tespit edildi. Bu ülkeler şunlar:</p>
<p>“Kapsamlı” (mağdur ve failin karakteristiklerini de kapsayan ayrıntılı veriler): Finlandiya, İsveç ve Britanya.</p>
<p>“İyi” (ırkçı fiilleri, suçları kayıt altına alan ve/veya aşırı sağ üzerine odaklanan bir sistem): Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, Almanya, İrlanda, Polonya ve Slovakya.[15]</p>
<p>Avrupa Birliği tarafından 20 Nisan 2007’de kabul edilen Irkçılığa ve Yabancı Düşmanlığına Karşı Mücadelede Çerçeve Karar (“Framework Decision on Combating Racism and Xenophobia”) üye ülkeler tarafından iç hukuklarına aktarılmak zorunda. Söz konusu karara göre, ırkçı ve yabancı düşmanı (xenophobic) saiklerle işlenen suçların ağırlaştırıcı bir faktör olarak ele alınması gerekiyor.</p>
<p>Nefret suçlarına ilişkin düzenlenmiş yasal mevzuat içinde görece seyrek yer alan cinsel yönelim ve cinsel kimliklerin nefret suçları tanımının içinde yer alması AB’nin resmi pozisyonunu oluşturuyor. Nitekim AB, 2 Aralık 2009 tarihinde gerçekleşen 17’nci AGİT Bakanlar Konseyi toplantısı kapanış açıklamasında bunun altını bir kez daha çizdi: “AB, nefret suçlarına ilişkin alınan kararda, ‘cinsel yönelim ve cinsel kimliğin’ nefret suçlarının tanımının ayrılmaz bir unsuru olduğu konusunda ısrar etmektedir.”[16]</p>
<p><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p>8 Preventing and responding to hate crimes – A resource guide for NGOs in the OSCE region, OSCE – Office for Democratic Institutions and Human Rights (ODIHR), 2009</p>
<p>9 2008 Hate Crime Survey, “Framework of Criminal Law”, www.humanrightsfirst.org. Yasal mevzuatında cinsel yönelime ilişkin önyargı saikiyle işlenen suçlara karşı ağırlaştırıcı hükümlere yer veren ülkeler: ABD, Andora, Belçika, Britanya, Danimarka, Fransa, Hırvatistan, İspanya, İsveç, Kanada, Portekiz ve Romanya.</p>
<p>Engellilik durumuna yönelik önyargı saiki ise şu ülkelerde ağırlaştırıcı hüküm gerekçesi: ABD, Andora, Belçika, Britanya, İspanya, Kanada ve Romanya.</p>
<p>Nefret suçları konusunda yasal mevzuata sahip olmayan ülkeler şunlar: Almanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Estonya, Hollanda, İrlanda, İsviçre, İzlanda, Karadağ, Kıbrıs, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Monako, Polonya, San Marino, Sırbistan, Slovenya, Türkiye, Vatikan ve Yunanistan.</p>
<p>10 Library in a Book – Hate Crimes, Tom Streissguth, Facts On File, Inc., 2003, s. 21-23</p>
<p>11 Matthew Shepard, 1998 yılında nefret suçu kurbanı olan, 21 yaşında işkence edilerek öldürülen bir eşcinseldir.</p>
<p>12 Wikipedia, (Alınma tarihi: 10 Şubat 2009), http://en.wikipedia.org/wiki/Hate_crime_laws_in_the_United_States</p>
<p>13 http://www.osce.org/odihr/item_11_16251.html</p>
<p>14  Statement by Human Rights First, Working Session 10: Tolerance and nondiscrimination, 5 Ekim 2009, <a href="http://www.humanrightsfirst.org/Discrimination">www.HumanRightsFirst.org/Discrimination</a></p>
<p>15  Systems of Monitoring and Reporting, 2008 Hate Crime Survey, Human Rights First, http://www.humanrightsfirst.org/pdf/fd/08/fd-080924-systems-of-monitoring-and-reporting.pdf</p>
<p>16 http://www.se2009.eu/en/meetings_news/2009/12/2/eu_closing_statement_at_the_</p>
<p>17th_osce_ministerial_council_december_2_2009</p>
<p>***</p>
<p>© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p>Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p>Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/2010/10/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

