Yasemin İnceoğlu
Baskı araçlarından biri olan ‘dil’in kullanıcıları örtük ya da açık bir biçimde kendi ideolojilerine koşut olduğunu düşündükleri veya etkilendikleri değerleri içeren söylemlere göndermeler yaparlar. Eskiden manşetlerde gördüğümüz ‘Pis Çingene’, ‘Korkak Yahudi’, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği ‘Ermeni Dölü’ türünden sözcüklerin artık günümüzde sayfa/satır aralarına veya köşe yazılarına kaydığına tanık oluyoruz.
Perihan Özcan
“Nefret suçu” ve “Nefret Suçları Yasası”, Türkiye için iki “yabancı” kavram. Fakat en kısa süre içinde bu kavramlarla tanışılmasında fayda var. Zira Türkiye’nin parçası olmaya çalıştığı Avrupa Birliği’ne üye ülkeler, azınlıkları çoğunlukların öfkesinden bu yasa ile korumaya çalışıyor. Peki “nefret suçu” ne? Kim, ne yaptığında nefret suçu işlemiş sayılıyor? Nefret suçlarının mağdurları kimler? Dünyada ve Türkiye’de işlenen nefret suçları neler? Türkiye’de Nefret Suçları Yasası olsaydı ne olurdu? Yeni Aktüel bu sorulara cevap aradı.
Yasemin İnceoğlu
Geçmişte yaşanan 6-7 Eylül 1955 olayları, yakın zamandaki Rahip Santoro ve Dink cinayetleri, Malatya katliamı, Seferihisar ve Kemalpaşa`daki linç girişimleri, Dink cinayeti nefret suçlarına çok çarpıcı örneklerden… Medya, Türkiye`nin acil olarak `nefret suçları yasası`na kavuşması gerektiğini gündemde tutmalı…
Öykü Didem Aydın
Ceza Hukukunun Olanakları ve Sınırları*
Makale, gözden geçirilmiş ve Türkiye’ye dair açıklamalarla geliştirilmiş bu haliyle, Levent Şensever arkadaşımızın “nefret suçları mücadelesi”ne ithaf edilmiştir.
Giriş ve Birinci Yazının Özeti
Dilerseniz birinci yazının özetiyle giriş yapalım, sonra da ikinci kısma geçelim. Kin ve nefret suçlarından kriminolojik olarak söz ederken hangi fiillerin akla gelmesi gerektiğini aşağıdaki iki örnek çok açık olarak ortaya koymaktadır:
Öykü Didem Aydın**
Giriş
Kin ve nefret suçlarından kriminolojik olarak söz ederken hangi fiillerin akla gelmesi gerektiğini aşağıdaki iki örnek çok açık olarak ortaya koymaktadır:
Irkçı dazlaklarlardan (“Skin-Head”)’ oluşan bir müzik grubu bir konserinde aşağıdaki sözleri içeren bir şarkı söylemiştir:
Hrant Dink 15 Eylül 1954′te Malatya’da dünyaya geldi. Beş yaşında ailesiyle birlikte geldiği İstanbul’da anne ve babasnın ayrılması üzerine iki erkek kardeşi ile birlikte Gedikpaşa’daki Ermeni Protestan Kilisesi’nin çocuk yuvasında yatılı olarak yaşamaya başladı. Üç kardeş ilköğretimini bu kiliseye bağlı İncirdibi İlkokulu’nda sürdürürken, yazları da okulun Tuzla’daki kampında barındılar. Hrant Dink ortaokulu Bezciyan, liseyi ise Üsküdar’daki Surp Haç Tıbrevank yatılı okulunda okudu, Şişli Lisesinden mezun oldu.
Delal Dink ‘15 Eylül (yarın) babamın doğum günü. Hrant Dink Vakfı olarak her 15 Eylül’de Uluslararası Hrant Dink ödülü vereceğiz’ dedi ve kimlere verileceğini açıkladı:
- Neden şimdiye kadar hiç konuşmadınız?
Almanya’da 9 Kasım 1938’de patlak veren Nazi saldırıları, tarihe “Kristallnacht” olarak geçti. Almanca “kristal gece” anlamına gelen Kristallnacht, 9 Kasım 1938 gecesi Yahudi işyerlerine ve sinagoglarına karşı başlatılan organize kanlı saldırıların adıdır. Geceye “kristal” adı, saldırıdan sonra sokakları kaplayan cam kırıklarının ışıltılarından esinlenilmesi nedeniyle verildi.

