<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sosyal Değişim Derneği</title>
	<atom:link href="http://www.sosyaldegisim.org/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sosyaldegisim.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 03 Jun 2010 04:10:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Nefret söylemi üzerine…</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/06/nefret-soylemi-uzerine/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/06/nefret-soylemi-uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 04:09:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Yasemin İnceoğlu
Baskı araçlarından biri olan ‘dil’in kullanıcıları örtük ya da açık bir biçimde kendi ideolojilerine koşut olduğunu düşündükleri veya etkilendikleri değerleri içeren söylemlere göndermeler yaparlar. Eskiden manşetlerde gördüğümüz ‘Pis Çingene’, ‘Korkak Yahudi’, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği ‘Ermeni Dölü’ türünden sözcüklerin artık günümüzde sayfa/satır aralarına veya köşe yazılarına kaydığına tanık oluyoruz.
‘Sembolik seçkinler’ söylemleri ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>Yasemin İnceoğlu</strong></p>
<p style="text-align: left;">Baskı araçlarından biri olan ‘dil’in kullanıcıları örtük ya da açık bir biçimde kendi ideolojilerine koşut olduğunu düşündükleri veya etkilendikleri değerleri içeren söylemlere göndermeler yaparlar. Eskiden manşetlerde gördüğümüz ‘Pis Çingene’, ‘Korkak Yahudi’, hatta geçmişte bir bakanın çekinmeden söylediği ‘Ermeni Dölü’ türünden sözcüklerin artık günümüzde sayfa/satır aralarına veya köşe yazılarına kaydığına tanık oluyoruz.<span id="more-365"></span></p>
<p style="text-align: left;">‘Sembolik seçkinler’ söylemleri ile kamunun zihinsel denetimini ellerinde tutarlar. Dışlayan, ötekileştiren, zaman zaman da hedef tahtası haline getiren nefret söylemleri ‘abartı, çarpıtma, aşağılama’ taktiklerine başvurarak çeşitli gruplara yönelik düşmanlığı yaratmakta ve pekiştirmektedir. Türkiye’de yakın zamanlarda yürütülen bazı kampanya örnekleri nefret söyleminin varlığını çok net biçimde ortaya koyuyor:</p>
<p style="text-align: left;">“Kürt nüfus azaltılsın, Kürtler kısırlaştırılsın”</p>
<p style="text-align: left;">“Lezbiyenlere tecavüz ederek onları topluma kazandırabiliriz”.</p>
<p style="text-align: left;">“Köpeklere giriş serbesttir. Bu kapıdan Yahudiler ve Ermeniler giremez”</p>
<p style="text-align: left;">1997 yılında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin nefret söylemi ile ilgili bir tavsiye kararı var. Bu kararda nefret söylemi şöyle tanımlanmış: “Irkçı nefret; yabancı düşmanlığı, antisemitizm ve hoşgörüsüzlüğe dayalı diğer nefret biçimlerini yayan, teşvik eden, savunan ya da haklı gösteren her türlü ifade biçimi. Hoşgörüsüzlüğe dayalı nefret, saldırgan milliyetçilik ve etnik merkeziyetçilik, ayrımcılık ve azınlıklara, göçmenlere ve göçmen kökenli kişilere karşı düşmanlık yoluyla ifade edilen hoşgörüsüzlüğü içermektedir” diyor.</p>
<p style="text-align: left;">İnternette de ırkçı nefret söylemin çok hızla yayıldığını görüyoruz. Türkiye halen Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi ırkçı/yabancı düşmanlığı içeriği cezalandıran ek protokolünü imzalamadığı gibi,  Birleşmiş Milletler (BM) Irkçılıkla Mücadele Sözleşmesi’ni yürüten Komitenin 2009’da eşitliği güvence altına almaya ek olarak ayrımcılıkla mücadeleyi içeren açık düzenlemeler getirmemizi talep etmesine karşılık herhangi bir tepki vermemiştik. Diğer yandan, 3000’e yakın kapalı sitenin kapatılma ölçütlerinin arasında ırkçılık ve ayrımcılığın olmaması da çok düşündürücüdür.</p>
<p style="text-align: left;">Medyada biz-onlar, güçlü-güçsüz, ötekileştirme mevcut. Medya ötekileştirdiği grubun insani değerini inkâr eden, onlara uygulanan şiddet ve aşağılayıcı davranışları meşrulaştırabiliyor. Bir takım tanımlamalar, ölçüler, öngörüler üzerinden hareket ediyor.</p>
<p style="text-align: left;">Örneğin şu başlıkları artık kanıksar ve içselleştirir olduk. “Eşcinsel öğretmen işten kovuldu”, “Yunan tacizciye linç girişimi”, “Yahudi iş adamının borç intiharı” gibi… Hâlbuki “Türk tacizci”, “heteroseksüel öğretmen” veya “Türk işadamı” gibi başlıklar kullanmıyoruz. Diğer yandan, eşcinsel öğretmenin işten kovulması, tacizciye linç girişiminde bulunulması veya borcu olan herkesin intihar etmesi adeta suçu haklılaştırıyor ve hatta meşrulaştırıyor.</p>
<p style="text-align: left;">TGC’nin Gazetecinin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi’nde şöyle diyor; “Gazeteci başta barış, demokrasi, insan hakları olmak üzere insanlığın evrensel değerlerini, çok sesliliği, farklılıklara saygıyı savunur. Milliyet, ırk, etnisite, cinsiyet, din, dil, sınıf ve felsefi inanç ayrımcılığı yapmadan tüm ulusların, tüm halkların ve tüm bireylerin haklarını ve saygınlığını tanır. İnsanlar, topluluklar ve uluslararası nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır. Bir ulusun, bir topluluğun ve bireylerin kültürel değerlerini ve inançlarını veya inançsızlığını doğrudan saldırı konusu yapamaz. Gazeteci her türlü şiddeti haklı gösterici, özendirici ve kışkırtan yayın yapamaz.”</p>
<p style="text-align: left;">Danışma Kurulu Üyesi bulunduğum “Ulusal Basında Nefret Suçları:10 Yıl 10 Örnek” adlı projenin kitapçığı geçtiğimiz günlerde proje yürütücüsü Sosyal Değişim Derneği tarafından basına tanıtıldı. Projeye Açık Toplum Vakfı, Global Dialogue ve Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu sponsor oldular. Basın toplantısına ana akım medyanın rağbet etmemesi, henüz bu konuya yeterli duyarlılık ve önemi göstermediğinin önemli bir göstergesi.</p>
<p style="text-align: left;">Projenin amacı tırmanışa geçen milliyetçilik, ırkçılık, yabancı düşmanlığı vs. sonucu artan nefret suçları hakkında kamuoyu ve medyadaki farkındalığı yaratmak/ arttırmak, nefret suçlarının haberleştirilme sürecinde ulusal basının nefret haritasını gözler önüne sermekti. 20 ulusal gazete 2008 yılından geriye gidilerek on yılı kapsayacak şekilde tarandı, 30.000 haber içinden projenin hedefleri doğrultusunda öne çıkan 200 örnek haber arasından danışma kurulu üyeleri on örnek haberi seçti. Çalışmanın bazı önemli sonuçları şöyle:  Etnik ayrımcılık, ırkçı ve ulusal kimliklere yönelik nefret söylemi, siyasal eğilim, toplumsal statü, cinsel kimlik, cinsel yönelim, bedensel engellilik, mülkiyet ve eğitim durumuna yönelik nefret söylemine göre görece daha yoğun yer almaktadır. Cinsel yönelimlere ilişkin nefret söyleminin hemen hemen her gazetede özensiz ve hatta başlık ve içerikte negatif eklemeler yapılarak kullanıldığı gözlemlenmektedir. Nefret söyleminin sıradanlaştırılıp, günlük yaşamın bir parçası haline getirildiğini ve medyanın ‘maganda dehşeti’, ‘alçak’, ‘tecavüzcü’ vs. gibi haber başlıklarıyla zaman zaman tiraj kaygısıyla yargısız infaz yaptığı, belli dönemlerde örneğin; 24 Nisan veya 21 Mart tarihlerinde Ermenilere ve Kürtlere karşı milliyetçilik dozunun arttırdığı saptanmıştır. Ancak burada atlanmaması gereken önemli bir ayrıntı da,  medyada nefret söyleminin her zaman kasıtlı ve bilinçli olarak değil, çoğu zaman da farkında olmadan, alışılagelmiş bir refleks olarak ortaya çıkmasıdır. İşte bu noktada, “Kemikleşmiş alışkanlıklardan nasıl kurtuluruz?” sorusu gündeme gelmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Peki, bu konuda neler yapılabilir. İşte birkaç öneri:</p>
<p style="text-align: left;">- Nefret söylemi izlenmeli ve raporlanmalıdır. Demokrasilerde en etkili yöntem deşifre etmektir.</p>
<p style="text-align: left;">- TCK’da nefret suçunun tanımlanması gerekmektedir ancak şüphesiz cezai yaptırımların yanı sıra, toplumsal mekanizmalara özellikle de sivil toplum girişimlerine de büyük rol düşmektedir. Ancak STK’lar ülkemizde ne yazık ki tabandan kopuk  ‘elitist’  bir yapı içerdiklerinden, etkileri kısıtlı olmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">- Meclis’te Nefret Suçu Komisyonu oluşturulmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">- Medyayı bu konuda bağlayıcı yasalar çıkarılmalı, medya çalışanları eğitilmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">- Gazetelerde, özellikle de gazetelerin internet sayfalarında yayınlanan yazılarda nefret söylemi oldukça yoğundur. Bu konuda nefret söylemi içeren yazılar yorumlarla protesto edilebilir.</p>
<p style="text-align: left;">- Gazeteciler, akademisyenler, hukuk danışmanları, STK temsilcileri ve en önemlisi nefret söylemine en çok maruz kalan gruplar ortak bir platformda bir araya gelmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu kimdir?</strong></p>
<p style="text-align: left;">Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, 1961 yılında İstanbul’da doğdu.1983 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora (1990) derecelerini Marmara Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü’nde tamamladı. 1993 yılında üniversitenin aynı bölümünde doçent, 1999 yılında ise profesör unvanını aldı. Prof. İnceoğlu, 2004 yılından beri Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesidir.</p>
<p style="text-align: left;">Kaynak: <a href="http://www.salom.com.tr/news/detail/15825-Nefret-soylemi-uzerine.aspx" target="_blank">Şalom Gazetesi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/06/nefret-soylemi-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçu ve nefret söylemi nedir? Niçin önemlidir?</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 06:14:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dernek yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), nefret suçunu şöyle tanımlamaktadır: Mağdurun, mülkün ya da işlenen bir suçun hedefinin, gerçek veya hissedilen ırk, ulusal ya da etnik köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engellilik, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek ya da öyle algılanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), nefret suçunu şöyle tanımlamaktadır: <em>Mağdurun, mülkün ya da işlenen bir suçun hedefinin, gerçek veya hissedilen ırk, ulusal ya da etnik köken, dil, renk, din, cinsiyet, yaş, zihinsel ya da fiziksel engellilik, cinsel yönelim veya diğer benzer faktörlere dayalı olarak benzer özellikler taşıyan bir grupla gerçek ya da öyle algılanan bağı, bağlılığı, aidiyeti, desteği ya da üyeliği nedeniyle seçildiği, kişilere veya mala karşı suçları da kapsayacak şekilde işlenen her türlü suçtur.</em>[1]<span id="more-347"></span></p>
<p style="text-align: left;">Irkçı saikle işlenen suçlar, halkın bir kısmına karşı kin ve düşmanlığa tahrik fiilleri ve “namus” saikiyle işlenen cinayetlerin de bu bağlamda nefret suçları kapsamına girdiği düşünebilir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarının özelliklerini iyi kavramak, bu suçlara karşı verilecek mücadele açısından son derece önemlidir.</p>
<p style="text-align: left;">Bir nefret suçu şu unsurları kapsar:</p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Ceza hukukuna göre işlenmiş olan bir suçun mevcut olması,</li>
<li>Failin, suçu bir önyargı/nefret saikiyle gerçekleştirmiş olması.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;">Dolayısıyla fail, kurbanını kurbanın belirli bir gruba üyeliği ya da bunun böyle algılanmış olması nedeniyle seçmektedir. Aynı şekilde şayet suç oluşturan fiil bir mülke yönelik gerçekleşmişse, söz konusu mülk, bir grup ile olan bağıntısı nedeniyle seçilmiştir. Bunlar ibadet yerleri, cemaatin veya grubun buluşma alanları, araçlar ya da konutlar olabilir.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçu örneklerinden bazıları şunlardır:</p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Fiziksel saldırı,</li>
<li>Şiddet ya da saldırı tehditleri,</li>
<li>Taciz,</li>
<li>Mülke ya da eşyalara zarar verme,</li>
<li>Irkçı, nefret içerikli ya da saldırgan duvar yazıları,</li>
<li>Kundaklama,</li>
<li>Saldırgan broşürler ve posterler,</li>
<li>Okulda ya da iş yerinde zorbalık yapma vb.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;">Önyargı, genel anlamda peşin hükümlere dayanan olumsuz fikirler, hoşgörüsüzlük ya da belirli bir gruba yönelmiş olan nefret olarak tanımlanabilir.</p>
<p style="text-align: left;">Saldırganın hedefindeki kişiye yönelik nefret veya önyargı besliyor olması, söz konusu suçun tek başına nefret suçu kapsamına girmesi için yeterli değildir. İşlenen suçun doğrudan, somut bir şekilde önyargılı bir motivasyonla işlenmiş olması esastır.</p>
<p style="text-align: left;">Kuşkusuz çok sayıda önyargı saiki söz konusu olabilir. Yaygın önyargılar etnik veya ulusal kökene, din veya inanca, cinsel yönelime, engellilik durumuna yönelik olanlardır. Ancak zenginlere, yoksullara, uzun saçlı ve kulağı küpeli gençlere, içki içenlere, AİDS’lilere, rock’çılara, vb. yönelik önyargılar da söz konusudur.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları, saldırganın hedefine yönelik önyargılarının yanı sıra, aynı zamanda söz konusu suçun neden olduğu etkiyle de önem kazanmaktadır. Saldırgan, hedefini o kişinin ait olduğu grup nedeniyle seçmektedir. Dolayısıyla burada asıl olan hedefteki kişi değil, onun belirli ortak karakteristikleri paylaştığı gruptur. Yani, saldırgan açısından böyle bir suçun işlenmesi için aynı nedenle herhangi bir başkası da seçilebilirdi. Bir başka deyişle, saldırgan açısından mağdurun kim olduğu değil, ne olduğu, neyin parçası olduğu önemlidir.</p>
<p style="text-align: left;">Burada verilmek istenen mesaj sadece doğrudan saldırıya uğrayan kişiye yönelik olmayıp, o kişinin ait olduğu tüm gruba yöneliktir. Aynı şekilde saldırgan belli bir kurbana karşı özel bir nefret veya önyargı beslemiyor olsa da, o kişinin sahip olduğu özelliklere ve aidiyetlerine yönelik beslediği önyargılarla hareket etmiş olmalıdır. Nefret suçları kapsamında saldırgan, hedefine şu nedenlerle saldırmış olabilir:</p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Fail kurbanına içerlediği, kıskandığı ya da kendisini kanıtlamak için saldırmış olabilir.</li>
<li>Fail, hedefindeki kişiye yönelik özel bir duygu beslemiyor olabilir, ancak hedef aldığı kişinin ait olduğu gruba yönelik düşmanca düşünceler veya duygulara sahip olabilir.</li>
<li>Fail, kendisini içinde gördüğü grubun dışında kalan tüm kişilere karşı düşmanca duygular besliyor olabilir.</li>
<li>Daha soyut bir düzeyde, kurban, saldırganın zihninde olumsuzluk ifade eden, örneğin göç veya mülteci gibi bir kavramı temsil ediyor olabilir.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;"><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p style="text-align: left;">1  Combating Hate Crimes in the OSCE Region, An Overview of Statistics, Legislation and National Initiatives, OSCE &#8211; ODIHR, 2005, s.12</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p style="text-align: left;">Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p style="text-align: left;">Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-sucu-ve-nefret-soylemi-nedir-nicin-onemlidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçları diğer suçlardan niçin farklıdır?</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 06:09:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dernek yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[Nefret suçlarının, özellikle mağdur bireyler ve bu bireylerle ortak karakteristik özelliklere sahip daha geniş kesimler üzerinde yaratacağı etki, herhangi bir önyargı saikiyle işlenmeyen suçlara göre çok daha fazla olabilmektedir. Söz konusu olan bu daha derin etki, nefret suçlarının herhangi bir önyargı saiki olmadan işlenecek benzeri suçlardan ayrı olarak ele alınmasını gerekli kıldığı için kilit bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Nefret suçlarının, özellikle mağdur bireyler ve bu bireylerle ortak karakteristik özelliklere sahip daha geniş kesimler üzerinde yaratacağı etki, herhangi bir önyargı saikiyle işlenmeyen suçlara göre çok daha fazla olabilmektedir. Söz konusu olan bu daha derin etki, nefret suçlarının herhangi bir önyargı saiki olmadan işlenecek benzeri suçlardan ayrı olarak ele alınmasını gerekli kıldığı için kilit bir öneme sahiptir.<span id="more-344"></span></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>Nefret suçlarının bireyler üzerindeki etkisi</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Nefret suçları çoğu kez kurbanlarının gelecekte de benzeri saldırılara maruz kalması ve şiddetin daha da artacağı konusunda bir korkuya sevk eder. Bu korku, nefret suçlarının verdiği mesaj olan, kurbanın kimliğinin inkâr edilmesinden kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak bu tür suçlar, kurbanın içinde yaşadığı toplumda istenmediği, bu topluma ait olarak görülmediği mesajını verir. Bunun sonucunda, saldırıya uğrayan mağdurlar bir yandan kendilerini son derece tecrit edilmiş hissederken, öte yandan işlenen diğer suçların mağdurlarına göre çok daha uzun ve daha derin bir korku duymalarına yol açar. Nefret suçları kurbanlarına destek olunmaması ya da mağdurların kişiliği veya durumlarının iftira edilecek şekilde yansıtılması, zaten travma yaşayan mağdurların durumunu daha da kötüleştirir. Yaşanan bu tür bir ikinci mağdurlaştırma, özellikle de polis, sosyal hizmet uzmanları, doktor veya yargıç gibi devleti temsil ettiği varsayılan konumlardaki kişilerin bildirilen nefret suçlarını ciddiye almamalarıyla birlikte ortaya çıkar. Nefret suçu mağdurlarının birçoğu açısından yaşanan bu tür ikinci bir mağduriyet, çok daha büyük bir aşağılama, küçük düşürülme veya tecrit anlamına gelir.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong>Nefret suçlarının toplum üzerindeki etkisi</strong></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Nefret suçları, mağdurun ailesi, arkadaşları ile söz konusu önyargılar veya nefretin hedefi olan kurban ve ortak karakteristik özelliklere sahip diğer kesimler üzerinde de aynı ölçüde yıkıcı etki yaratabilir. Böyle bir durumda hedef seçilen grubun diğer üyeleri de benzeri saldırı riski altında oldukları korkusu yaşayacaklardır. Aynı zamanda tıpkı mağdurun kendisi gibi bu durumdan psikolojik olarak etkileneceklerdir. Bu tür etkiler, (Türkiye sözkonusu olduğunda) uzun yıllardır ayrımcılığa uğramakta olan ve önyargıların hedefi durumundaki gayrimüslim, LGBT (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel) bireyleri vb. grup üyesi mağdurların üzerinde çok daha fazla olacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları gerektiği şekilde incelenip, kovuşturulmadığında, bu durum başkalarının da benzeri suçları işlemesini teşvik edecek şekilde faillerin cezasız kaldığı mesajını verecektir. Nefret suçu faillerinin cezasız kalması, şiddet olaylarının artmasına neden olur. Nefret suçu kapsamına giren ve şiddet içeren olaylara karşı herhangi bir korumanın söz konusu olmaması, dezavantajlı gruplara mensup vatandaşların hukuka ve kamu kurumlarına olan güvenlerini yitirmesine ve böylece daha da tecrit olmalarına yol açar.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları, diğer suçlardan farklı olarak hem mağdurlar hem de genel olarak toplum üzerinde psikolojik hasarlara yol açabilmektedir. Kurbanların maruz kaldıkları fiziksel zararların dışında, fiziksel zarar görme korkusu ve kalıcı stres gibi olumsuz psikolojik sonuçlar doğurabilmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Psikolojik sonuçları açısından uzun süreli travmatik etkiler ve bu travmatik etkiler sonucu ruh sağlığında ortaya çıkan bozulmalar bazen intihara varan sonuçlar doğurabilmektedir.  Bu gibi durumlarda gerginlik, depresyon, stres, güvenlik endişesi, öfke ve toplumdan uzaklaşmaktan nefrete kadar varan olumsuz duygulara yol açan sonuçlar da ortaya çıkabilmektedir. Saldırının etkileri saldırı anından çok daha uzun bir sürece yayılarak ortaya çıkmaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Mağdurlar, yoğun suçluluk duyguları yaşamaktadır. Kendilerini, davranışları ya da belirli özellikleri nedeniyle suçlarken, diğer insanlar tarafından da, saldırıdan kendi davranışları nedeniyle sorumlu tutularak suçlanmaktadırlar.[2]</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">2 Melek Göregenli, Nefret suçları kimin sorunu? <a href="http://www.kaosgl.com/content/nefret-suclari-kimin-sorunu">http://www.kaosgl.com/content/nefret-suclari-kimin-sorunu</a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p style="text-align: left;">Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p style="text-align: left;">Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-suclari-diger-suclardan-nicin-farklidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nefret suçları teriminin ortaya çıkışı</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 06:08:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dernek yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[Terim medyada ilk kez 1986 yılında Amerika’da, New York’ta beyaz bir grup öğrenci tarafından siyah bir kişiye yönelik gerçekleşen ırkçı saldırının haberlere yansıması sırasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Terimin içeriği 1990’ların başından itibaren ise “ırk”[3], din ve inanca yönelik saldırıların dışında, aynı zamanda cinsel yönelim, ulusal köken, engellilik durumu ve toplumsal cinsiyet rollerini de kapsamaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Terim medyada ilk kez 1986 yılında Amerika’da, New York’ta beyaz bir grup öğrenci tarafından siyah bir kişiye yönelik gerçekleşen ırkçı saldırının haberlere yansıması sırasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Terimin içeriği 1990’ların başından itibaren ise “ırk”[3], din ve inanca yönelik saldırıların dışında, aynı zamanda cinsel yönelim, ulusal köken, engellilik durumu ve toplumsal cinsiyet rollerini de kapsamaya başladı.[4]<span id="more-342"></span></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları teriminin Avrupa’da kullanılmaya başlanması ise çok daha yakın bir tarihte söz konusu oldu. Örneğin Britanya’da 1993 yılından itibaren kullanılmaya başlandı.[5]</p>
<p style="text-align: left;">“Nefret suçları” teriminin görece bu kadar yakın bir tarihte kullanılmaya başlanması, bu suçların daha önceki tarihlerde işlenmediği anlamına gelmiyor. Nefret suçları 20. yüzyıl boyunca yaygın olarak işlenen bir suç. Asıl yeni olan şey, ırkçılık, milliyetçilik, antisemitizm ve cinsiyetçilik gibi konularda ortaya çıkan yeni toplumsal hareketler ve bu hareketlerin nefret suçlarına yönelik vermeye başladığı mücadele oldu. Bu bağlamda özellikle 1960’larda ABD’de başlayan medeni haklar, mağdurlarla dayanışma, kadın, eşcinsel ve lezbiyen vb. hareketler, siyasi alandaki mücadeleyi yeniden şekillendirdi. Bu hareketlerin oluşturduğu siyasi zemin ve mücadele anlayışı, modern toplumsal hareketlerin başta ABD olmak üzere batı ülkelerinde önyargılı motivsyonla işlenen ve şiddet içeren suçlar konusunda farkındalık yaratılması, bunlara tepki verilmesi ve suç olarak teşhir edilmesinde ilham kaynağı oldu.[6]</p>
<p style="text-align: left;">Yakın zamana kadar Batı Avrupa ceza hukukunda nefret suçları kavramına yer verilmi-yordu. Nefret suçları kavram alanı altındaki suçlar, kendilerine özgü kategorilerde ayrı ayrı değerlendiriliyordu. Ancak artık nefret suçlarının farklı bir sosyo-kriminolojik gerçekliği yansıttığı, oldukça ciddi bir toplumsal sorun olduğu Avrupa’da da kabul edilmiş ve bu konuda gerek kuramsal gerek pratik çalışmalar artmaya başlamıştır. Nefret suçları kategorisinin yaratılmasında, azınlık kesimlerinin güçlenmesinin ve haklarına sahip çıkma konusunda seslerini çıkarmaya başlamalarının da önemli bir rolü vardır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları, çoğu kez toplumsal ve siyasi olgularla teşvik edilmekte ve bu tür şiddeti meşru kılan bir inanç sistemi (erkek egemen namus anlayışı gibi) tarafından da desteklenmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Bu bakımdan nefret suçları aynı zamanda toplum içindeki iktidar ilişkilerinin de bir yansımasıdır. Bu tür saldırganlıklar, söz konusu düzen içinde sarsılan iktidar ilişkilerinin yeniden teyit edilmesine katkı sağlamakta, tehdit altında olan mağdur grubun toplum içinde ait olduğu ikincil konumunun yeniden vurgulanmasına hizmet etmektedir. Dolayısıyla fail bir bakıma işlediği nefret suçuyla, kendisi ve ötekileştirdiği kişi veya grup arasındaki ilişkiyi, daha geniş ideolojik, siyasi ve toplumsal modele, görece uygun bir çerçeveye oturtma çabasındadır.</p>
<p style="text-align: left;">Dolayısıyla nefret suçlarının gruplar değil de, daha çok bireyler tarafından işleniyor olması, söz konusu suçun toplumsal boyutunun gözden kaçmasına yol açmamalıdır. Öte yandan, suçlar her ne kadar bireysel düzeyde işleniyor olsa da, gerek medyanın söyleminin, gerekse nefret gruplarının propaganda faaliyetlerinin nefret suçu işleyen faillerin motivasyonunda önemli bir rol oynadığı kuşkusuzdur. Söz konusu grupların önde gelenlerinin birçoğu, bunun bir suç olduğunun farkında olması nedeniyle nefret içeren mesajlarını çok daha ince ve örtülü bir şekilde yaymaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarının kişisel olmaktan çok toplumsal, ideolojik bir arka plandan beslendiği gerçeği, saldırıları gerçekleştiren faillerin, ideolojik olarak belirli benzerliklere sahip olmasıyla da desteklenmektedir. ABD’de hüküm giymiş suçlular üzerinde yapılan çalışmalar, saldırıların maddi bir çıkar ya da belirli bir amaç için gerçekleştirilmediğini, yanlılığın türü ne olursa olsun, nefret duyulan gruba üstünlük sağlamak amacı taşıdığını göstermektedir. Mağdurların özellikle cinsel yönelimleri nedeniyle hedef seçildikleri suçlar açısından, saldırganların dini inançlarının da etkili olduğu ortaya çıkmıştır.[7]</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">3 Irk kavramı bizim açımızdan bilimsel olarak kanıtlanmamış biyolojik özelliklere atfen kullanılan ideolojik bir kavram olması itibariyle, bize ait cümlelerde bu kelimeyi tırnak içinde ifade ettik.</p>
<p style="text-align: left;">4 The Blackwell Encyclopedia of Sociology, Editör: George Ritzer, Blackwell Publishing, 4&#8242;üncü Baskı (2009), s. 2048.</p>
<p style="text-align: left;">5 Hate Crime: Impact, Causes and Responses, Neil Chakraborti ve Jon Garland, SAGE Publications Ltd, 2009</p>
<p style="text-align: left;">6 Hate crimes: New Social Movements and the Politics of Violence, Valerie Jenness ve Kendal Broad, Aldine Transaction, Üçüncü Baskı, 2009</p>
<p style="text-align: left;">7  Nefret suçları kimin sorunu?, Melek Göregenli, Kaos GL web sitesi, (İndirme tarihi: 13</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p style="text-align: left;">Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p style="text-align: left;">Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/nefret-suclari-teriminin-ortaya-cikisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uluslararası hukukta nefret suçları &#8211; 1</title>
		<link>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari-1/</link>
		<comments>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari-1/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 06:05:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dernek yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret suçları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sosyaldegisim.org/?p=339</guid>
		<description><![CDATA[Nefret suçları, hukuki bir kavramdan ziyade, bir olguyu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu bağlamda nefret suçları, özel nefret suçları yasası olmayan ülkelerde de gerçekleşmektedir. Bazı ülkelerde nefret suçlarına yönelik özel düzenlemelerin olmaması, vuku bulan nefret suçlarının yetkililer tarafından tespit edilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle de hukuk önünde daha ciddi suçlar olarak ele alınmasını engellediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Nefret suçları, hukuki bir kavramdan ziyade, bir olguyu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu bağlamda nefret suçları, özel nefret suçları yasası olmayan ülkelerde de gerçekleşmektedir. Bazı ülkelerde nefret suçlarına yönelik özel düzenlemelerin olmaması, vuku bulan nefret suçlarının yetkililer tarafından tespit edilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle de hukuk önünde daha ciddi suçlar olarak ele alınmasını engellediği gibi, bu suçlara karşı etkin bir mücadeleyi de son derece zorlaştırmaktadır.<span id="more-339"></span></p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları, ayrımcılığın bir parçası olarak görülebilir. Ancak nefret suçları genel anlamda ayrımcılıktan farklı ele alınmalıdır. Nefret suçlarına karşı mücadele eden birçok sivil toplum kuruluşu aynı zamanda ayrımcılığa karşı mücadele ediyor olsa da, bu iki kavram arasında bir ayrım yapmak önemlidir. Ayrımcılık büyük oranda, nefret suçlarında temel unsuru oluşturan ceza yasası kapsamında ele alınmamaktadır. Bazı ülkelerde ayrımcılık yasağı ile ilgili yaptırımlar arasında cezai yaptırımlar yer alsa da, ayrımcılık ile ilgili meseleler ceza hukukundan ziyade, özel hukuk çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu nedenle de ayrımcılık ve nefret suçlarını düzenleyen yasal çerçeve farklıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarına yönelik alınacak yasal önlemlerin neler olabileceği konusu henüz tartışmalı. Bu konuda düzenlemeler genel olarak şu kategorilere göre yapılmaktadır:</p>
<ul>
<li>Önyargılarla işlenen suçları özel olarak nefret suçları olarak tanımlayan ayrı yasalar,</li>
<li>Ceza yasasında nefret suçlarına yönelik ağırlaştırıcı hükümler,</li>
<li>Özel hukukta nefret suçlarına yönelik tazminat vb. yaptırımlar öngören maddeler,</li>
<li>Kamu kurumlarının nefret suçları konusunda istatistikî verileri toplamasını öngören yasalar, vb.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;">Farklı ülkelerde özel olarak korunan dezavantajlı grupların durumuna göre farklı yasal düzenlemeler söz konusudur. Mevzuatın kapsamı içinde yer alan en yaygın gruplar, “ırk”, din veya inanç, etnik veya ulusal köken etrafında bir araya gelen gruplar olmaktadır. Ancak giderek daha çok sayıda ülke cinsel kimlik, cinsel yönelim ve engellilik durumunu da yasa kapsamına almaktadır.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçlarının varlığını kabul eden bazı ülkelerde bile yetkililer, bazen özel yasalar veya var olan yasaların daha etkin bir şekilde kullanılmasının gerekliliğini kabul etmeyebilmektedir. Böyle durumlarda birçok ülkede sivil toplum kuruluşları, yetkilileri nefret suçlarına yönelik özel yasal düzenlemelerin gerekliliğine ikna etmek konusunda son derece başarılı çalışmalar yürütmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">AGİT, nefret suçları konusunda hazırladığı bir broşürde yasal düzenlemelerin yararlarını şöyle sıralamaktadır:</p>
<ul>
<li>Yasal düzenlemeler olası kurbanlar, failler ve toplumun geri kalanına nefret suçlarının ciddiye alındığına dair sembolik bir mesaj vermektedir,</li>
<li>Yasal düzenlemelerin kabul edilmesi süreci, meselenin ciddi olarak tartışılmasına olanak vermekte ve bu durum nefret suçları konusunda kamuoyunda farkındalığın artmasına yardımcı olmaktadır,</li>
<li>Yasal düzenlemeler, yasaların uygulanmasından sorumlu kamu kurumlarının nefret suçlarını ciddiye almaya lişkin motivasyonunu artırırken, aynı zamanda meseleye odaklanmalarına yardımcı olmaktadır,</li>
<li>Mağdurların, yasaların gerektiği şekilde uygulanıp uygulanmadığını görmelerine ve uygulanmadığı durumlarda, yetkilileri kaşılaştıkları mağduriyetler konusunda bilgilendirmelerine olanak vermektedir,</li>
<li>Nefret suçları konusunda çok daha sağlıklı verilerin toplanmasını sağlamaktadır.[8]</li>
</ul>
<p style="text-align: left;">Öte yandan nefret suçları konusunda yasal mevzuatın olması ya da bu konuda özel yasaların çıkarılması da tek başına yeterli olmayacaktır. ABD’de ve bazı batı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, nefret suçları vakalarına ilişkin verilerin toplanması ve bunların kamuoyu ile paylaşılması, yargı mensuplarının eğitimi ve mağdurlara adli ve gerektiğinde rehabilitasyon desteği sağlayacak düzenlemelere de ihtiyaç vardır.</p>
<p style="text-align: left;">Avrupa Konseyi’nin ırkçılık ve hoşgörüsüzkükle mücadele alanında oluşturduğu Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (European Commission Against Racism and Intolerance – ECRI), 2002 yılında yayımladığı “7 No’lu Genel Politika Tavsiyesi” ile aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 47 Avrupa Konseyi üyesi ülkeyi “ulusal mevzuatlarında ırkçılık ve “ırk” ayrımcılığına karşı mücadele” amacıyla, ırkçı saiklerle işlenen suçları ağırlaştırıcı bir faktör olarak ceza yasalarına eklemesi yönünde teşvik etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">ECRI, 29 Haziran 2007 tarihinde yayımladığı “Kolluk Güçlerinin Görevini Yerine Getirmesinde Irkçılık ve Irk Ayrımcılığına Karşı Mücadele” konulu “11 Nolu Genel Politika Tavsiyesi” belgesi de bu tür olayların daha iyi rapor edilmesini tavsiye etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bazı kararları da şiddet içeren vakalarda olası ırkçı saikin incelenmesi ve saldırganların yargılanmasını teşvik etmektedir.</p>
<p style="text-align: left;">2008 yılı itibariyle önyargı/nefret saikiyle işlenmiş ve şiddet içeren suçlara yönelik özel yasaları olan ya da ceza yasalarında ağırlaştırılmış hükümlere yer veren 39 ülkede söz konusu yasalar “ırk”, etnik ayrımcılık ve/veya ulusal kökene yönelik saldırıları kapsarken, 32 ülkenin yasal mevzuatı ise dini inançlara yönelik önyargılı saikleri de kapsamaktaydı. Ancak cinsel yönelime ilişkin önyargılı saikle işlenen nefret suçlarını kapsayan sadece 12 ve engellilere yönelik olarak sadece 7 ülkede yasal mevzuat söz konusuydu. 23 ülkenin yasal mevzuatında ise önyargı saikiyle işlenmiş şiddet suçlarına yönelik ağırlaştırıcı hükümler söz konusu değildi.[9]</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><em>Dipnotlar</em>:</p>
<p style="text-align: left;">8 Preventing and responding to hate crimes &#8211; A resource guide for NGOs in the OSCE region, OSCE &#8211; Office for Democratic Institutions and Human Rights (ODIHR), 2009</p>
<p style="text-align: left;">9 2008 Hate Crime Survey, &#8220;Framework of Criminal Law&#8221;, www.humanrightsfirst.org. Yasal mevzuatında cinsel yönelime ilişkin önyargı saikiyle işlenen suçlara karşı ağırlaştırıcı hükümlere yer veren ülkeler: ABD, Andora, Belçika, Britanya, Danimarka, Fransa, Hırvatistan, İspanya, İsveç, Kanada, Portekiz ve Romanya.</p>
<p style="text-align: left;">Engellilik durumuna yönelik önyargı saiki ise şu ülkelerde ağırlaştırıcı hüküm gerekçesi: ABD, Andora, Belçika, Britanya, İspanya, Kanada ve Romanya.</p>
<p style="text-align: left;">Nefret suçları konusunda yasal mevzuata sahip olmayan ülkeler şunlar: Almanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Estonya, Hollanda, İrlanda, İsviçre, İzlanda, Karadağ, Kıbrıs, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Monako, Polonya, San Marino, Sırbistan, Slovenya, Türkiye, Vatikan ve Yunanistan.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: left;">© Sosyal Değişim Derneği 2010</p>
<p style="text-align: left;">Metin aşağıdaki şekilde referans verilmek suretiyle kullanılabilir:</p>
<p style="text-align: left;">Ulusal Basında Nefret Suçları: 10 Yıl, 10 Örnek, Sosyal Değişim Derneği Yayınları, 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sosyaldegisim.org/index.php/2010/05/uluslararasi-hukukta-nefret-suclari-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
