Nefret suçları kampanyası
Öteki-SİZ!
Nefret suçları hoşgörü eksikliğinin şiddet içeren göstergesidir ve sadece suçun yöneldiği mağdurlar üzerinde değil, mağdurlarla ortak karakteristik özellikleri paylaşan tüm grup üyeleri üzerinde de derin etki yaratır. Bu tür suçlar mağdura hoş görülmediği mesajını verir ve mağdurların toplumsal yaşama eşit bireyler olarak katılımını engellemeyi hedefler. Belli gruplara yönelik ayrımcılığın toplumsal kabulü ise nefret suçlarının artmasına yol açar.
Nefret suçları, çoğu kez kurbanlarını gelecekte de benzeri saldırılara maruz kalacağı ve şiddetin daha da artacağı konusunda endişeye sevk eder. Bu korku, nefret suçlarının verdiği mesaj olan, kurbanın kimliğinin inkâr edilmesinden kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak bu tür suçlar kurbanın içinde yaşadığı toplumda istenmediği, bu topluma ait olarak görülmediği mesajını verir.
Nefret suçları sosyal ve kültürel diyalog açısından sorun teşkil ettiği gibi, bireyler arasındaki eşitlik duygusunu zedeleyerek toplumsal dokuya da zarar verir. Bu tür suçlar gruplar arasındaki mevcut gerilimleri daha da artırır; etnik, ulusal ya da dini gruplar arası ilişkilerin zaten hassas olduğu durumlarda şiddeti ve gerilimleri yaygınlaştıran bir etki yaratabilir.
Nefret suçu faillerinin cezasız kalması, şiddet olaylarının artmasına neden olur. Nefret suçu kapsamına giren ve şiddet içeren olaylara karşı herhangi bir korumanın söz konusu olmaması, dezavantajlı gruplara mensup vatandaşların hukuka ve kamu kurumlarına olan güvenlerini yitirmesine ve böylece daha da tecrit olmalarına yol açar.
Nefret suçlarına yönelik özel yasal düzenlemenin olmaması, vuku bulan nefret suçlarının yetkililer tarafından tespit edilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle de hukuk önünde gerektiği şekilde ele alınmasını engellediği gibi, bu suçlara karşı etkin bir mücadeleyi de son derece zorlaştırmaktadır.
Nefret suçlarına karşı mücadele çok boyutludur. Bir yandan gerekli mevzuat oluşturulurken, diğer yandan eğitim, farkındalık yaratılması ve dayanışma gibi farklı yaklaşımlar gereklidir. Nefret suçlarına karşı etkin bir mücadele için toplumun hemen her kesiminden kişi ve kurumların ortak çabası şarttır. Kamuoyunu etkileme gücü açısından düşünüldüğünde ise sanatçıların konuya duyarlılığı ve katkısı büyük önem taşımaktadır.
Bu çerçevede nefret suçları karşıtı kampanya çok boyutlu olarak tasarlanmaktadır. Bir yandan yasal düzenlemeler için bir kampanya başlatılırken, öte yandan farkındalık yaratmak üzere bir festival ve uluslararası bir konferans düzenlenecek; daha etkin bir mücadele için sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir platform oluşturulacaktır. Bu faaliyetler aynı zamanda broşürler, afişler, imza kampanyaları, eğitim seminerleri, raporlar ve medya kampanyalarıyla da güçlendirilecektir.
Nefret suçlarına karşı yürütülen bu çalışmalarda toplumun her kesiminden kanaat oluşturabilecek kişilerin ortak çabası, nefret suçlarının olmadığı bir Türkiye hedefine çok daha hızlı ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Çeşitlilik kültürünü, farklılıklara hoşgörüyü, toplumsal barışı ve adalet duygusunu toplumumuzda hâkim kılma çabasında birlikte davranabilmeyi umut ediyoruz.

