50’den fazla sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek başlattığı “Nefret Suçları Yasa Kampanyası” çerçevesinde çeşitli meslek gruplarına yönelik bilgilendirme toplantıları düzenleyerek, gerek kampanyanın etki alanını genişletmek, gerekse nefret suçları konusunda farkındalığı artırmayı hedefliyoruz.
Aşağıdaki bilgilendirme toplantıları söz konusu meslek gruplarından ilgi duyan herkese açık olup, ücretsizdir.

Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu

Nefret Suçları ve Medya
Tarih: 4 Şubat 2012, Cumartesi
Saat: 14.00 – 15.30
Yer: Taxim Hill Hotel

Sunumlar:
- Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu (Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi)
Cengiz Alğan (Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu) Devamını okuyun »

 

 

 

 

Biz, 46 sivil toplum örgütü bir araya geldik ve tüm toplum kesimlerini ilgilendiren nefret suçlarına ilişkin yasal düzenleme gereksinimini Meclis ve kamuoyu gündemine getirmek üzere Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu’nu oluşturduk. Platform genişlemeye devam etmektedir ve bireysel katılıma açıktır.

Platform, Nefret Suçları’nın insan haklarına ve hukuka dayalı bir şekilde ele alınabilmesi için, bir “Nefret Suçları Yasası”na ivedilikle ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Nefret Suçlarının hem toplumda konuşulur hale gelmesini,  hem de konuyla ilgili bir yasa çıkarılmasını amaçlıyor.

Platform “SEN DE BAŞKASIN, NEFRETME*” sloganıyla bir kampanya düzenliyor.  Devamını okuyun »

 

Belirli ve ortak karakteristik özellikleri bulunan birey ve gruplara veya onların mülklerine yönelik önyargılarla işlenmiş suçlara Nefret Suçu denir. Nefret Suçları dünya çapında başta etnik, ulusal ve dini kimlik, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli olmak üzere; sağlık durumu, zihinsel ya da fiziksel engellilik, toplumsal statü, siyasi veya felsefi görüş, eğitim durumu gibi özelliklere yönelik olarak da işlenmektedir. Bu suçlar taciz veya hakaretten, mülk ve eşyalara zarar vermeye, okul veya işyerinde zorbalıktan kundaklama ve cinayete kadar varabilmektedir.

Nefret Suçları aslen ‘mesaj’ suçlarıdır. Suçun yöneldiği bireyin ötesinde, mensup olduğu gruba toplumda istenmediği mesajı verilir. Bu suçların sonucunda mesajın yöneldiği grup üyeleri kendilerini dışlanmış ve tehdit altında hisseder, korkuya kapılır, psikolojik travmaya, hatta intihara kadar varan sonuçlar yaşayabilir. Devamını okuyun »

 

Yazar: Yasemin İnceoğlu
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları
Basım: 2012
ISBN: 978-975-539-630-9
Sayfa: 384

Kimlik bilinci ve kimliksel ayrışmayla paralel olarak belki de, ülkemizde son yıllarda yeni bir suç türünden ve fiilinden söz edilmeye başlandı: Nefret söylemi ve nefret suçları. Belki bu sınıfa giren söylem ve fiillerin tarihi daha eskilere dayanıyor ama anlaşılan o ki bunu çok uzun bir süre yalnızca maruz kalanlar hissetti. Nefret suçu, “sırf ‘farklı’ bir gruba mensup/ait olduğu gerekçesiyle kişilere/mülke karşı işlenen suçları” kapsıyor. Burada farklılığın ifadesi kişi, eylem ya da şey yere ve zamana göre değişerek, etnik köken, dil, din olabildiği gibi, cinsel tercihler, uzun saç, küpe, mülteciler, göçmenler ve engelliler de olabiliyor. Devamını okuyun »

 

Kurumlar:
Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Beyaz Güvercinler Girişimi, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Dersim Ermenileri İnanç ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Dersimnews.com, Dikmen Deresi Kentsel Dönüşüm Mağdurları Dayanışma Derneği, Düşünce Suçuna Karşı Girişim, Edirne Roman Kültürünü Araştırma Derneği, Ekolojik Anayasa Girişimi, Gençlik Gündemi Derneği, Engelliler.Biz, Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği (HAYAD), Helsinki Yurttaşlar Derneği, Hrant Dink Vakfı, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı, İstanbul LGBTT Dayanışma Derneği, İstanbul Protestan Kiliseler Vakfı, Kadın Yazarlar Derneği, Kadınlarla Dayanışma Vakfı, Kaos GL Derneği, LGBTT Aileleri İstanbul Grubu (LİSTAG), Midyat Süryani Kültür Derneği, Mültecilerle Dayanışma Derneği, Özürlüler Vakfı, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği, Pozitif Yaşam Derneği, Protestan Kiliseler Derneği, Roman Gençlik Derneği, Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi, Savunma Avukatları Derneği, Sosyal Değişim Derneği, Sosyal Demokrasi Vakfı, Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Süryaniler.com, Toplumsal İnisiyatifi Oluşturma Derneği, Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası İstanbul 1, 2, 3, 4 ve 5 No’lu Şubeler (TÜMBEL-SEN), Toplumsal Olayları Araştırma ve Yüzleşme Derneği, Türkiye Sakatlar Derneği, Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi. Devamını okuyun »

 

Belirli ortak karakteristik özellikleri bulunan gruplara ve bireylere veya bunların mülklerine yönelik önyargılarla işlenmiş suçlara nefret suçu denir. Nefret suçları dünya çapında başta etnik, ulusal ve dini kimlik, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli olmak üzere; bedensel veya zihinsel özellikler, toplumsal statü, siyasi veya felsefi görüş, eğitim durumu gibi özelliklere yönelik olarak da işlenmektedir. Bu suçlar taciz veya hakaretten, mülk ve eşyalara zarar vermeye, okul veya işyerinde zorbalıktan kundaklama ve cinayete kadar varabilmektedir. Devamını okuyun »

 

1 – Geçtiğimiz günlerde e-posta grubunda cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda “hassaslığı” olan grupların platforma katılımı konusu tartışılmıştı. Toplantıda bu konu gündeme alınarak tartışıldı. Bu tartışmayı platformun, imza metninden de anlaşılan ilkelerini vurgulayarak şu şekilde sonuçlandırdığımızı umuyoruz:

Platform, uluslararası nefret suçlarıyla mücadele ve insan hakları normları çerçevesinde her katılıma açıktır. Platforma katılım ve kampanya faaliyetleri sırasında, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği nedeniyle veya herhangi bir başka nedenle mağduriyet yaşayan grubu dışlamamak veya tartışma konusu yapmamak vazgeçilmez temel ilkemizdir. Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, nefret suçlarının hedefi olan diğer tüm kategoriler gibi, platform adına hazırlanacak yasa taslağında yer alacaktır. Bu ilkeler çerçevesinde her katılıma açık olduğumuzu yeniden anımsatır; platform ilkelerini benimseyen birey ve yapıları platforma davet etmek konusunda bir onay süreci gerekmediğinin altını çizeriz. Kampanya süreci içinde farklı mağdur gruplar arasındaki olası önyargıların da ortak iş yapma süreçleri ve diyalog yoluyla aşılabileceğine inanıyoruz.  Devamını okuyun »

© 2010 Sosyal Değişim Derneği © Web sitesindeki içerik kaynak gösterilerek kullanılabilir. Suffusion theme by Sayontan Sinha