Mar 272014
 

gencler-egitimSosyal Değişim Derneği ve Anne Frank House işbirliği ile gerçekleştirilecek olan bu seminer, Anne Frank’ın insanlığa bıraktığı mirası kullanarak, toplumda insan hakları bilincinin gelişimine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. 

İkinci Dünya Savaşı sırasında ırkçılığa dayalı ayrımcılığa maruz kalmış olan ve hikâyesi ölüm kampında son bulan Anne Frank’ın hayatıyla ilgili sergi, eğitimlerde bize rehberlik edecek. Soykırım, önyargı, ırkçılık, insan hakları ihlalleri konularında, 3-4 Mayıs 2014 tarihlerinde İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) sergi ve eğitim salonunda gerçekleşecek olan seminerde, “Anne Frank House Uluslararası Rehberlik Eğitimi Sertifikası” alabilir ve Amsterdam’da 2014’te gerçekleşecek olan “Uluslararası Anne Frank Etkinliklerini”ne katılmaya hak kazanabilirsiniz.  Continue reading »

Şub 032013
 

 

Oca 312013
 

konferans-afis-resim icin-1

++ Türkiye Nefret Suçları Konferansı ++

Sosyal Değişim Derneği tarafından 15-16 Şubat 2013 tarihlerinde, İstanbul’da düzenlenecek olan Türkiye Nefret Suçları Konferansı’nın programının konuşmacıları netleşti. Program ve diğer ayrıntılar için lütfen tıklayın

  • Konferansa katılım ücretsiz ve herkese açıktır.
  • Konferansa, mağdurlar ve aktivistlerin yanı sıra yurt dışından uzmanlar, Türkiye’deki diplomatik temsilcilikler, sivil toplum kuruluşları, medya, kamu kurumları ile siyasi parti temsilcileri ve milletvekillerinin katılımı beklenmektedir.
  • Konferans boyunca İngilizce-Türkçe simültane çeviri olacaktır.
  • Yer: Taxim Hill Otel
  • Adres: Sıraselviler Caddesi, No: 5, Taksim – İstanbul

» Konferans programı için lütfen tıklayın

 

Oca 042013
 

Nefret Suçları Bülteni – Aralık 2012

 

Eki 272010
 

Nefret suçları, hukuki bir kavramdan ziyade, bir olguyu ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Bu bağlamda nefret suçları, özel nefret suçları yasası olmayan ülkelerde de gerçekleşmektedir. Bazı ülkelerde nefret suçlarına yönelik özel düzenlemelerin olmaması, vuku bulan nefret suçlarının yetkililer tarafından tespit edilmesinin önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle de hukuk önünde daha ciddi suçlar olarak ele alınmasını engellediği gibi, bu suçlara karşı etkin bir mücadeleyi de son derece zorlaştırmaktadır. Continue reading »

Eki 092010
 
Av. Taner Kılıç*
Geçtiğimiz aylarda Mandela’nın Güney Afrika Cumhuriyeti’nde birden patlak verip değişik şehirlere sıçrayan ve başta Zimbabveli olmak üzere ülkedeki göçmenleri “işsizlik, suç ve barınma gibi sosyal sorunlara neden oldukları” gerekçesiyle hedef alan ve canlı olarak yakma gibi oldukça ağır şiddet saldırıları şeklinde gelişen olaylar tüm dünyanın dikkatini tekrar “nefret suçlarına” çekti. Irk ayrımcılığına dayanan Apartheid rejimi 1989 tarihinde iflas etmiş ve 28 yıl cezaevinde tutulan Mandela’nın Afrika Ulusal Kongresi (ANC) 1994 yılından itibaren ülkede ciddi iyileştirmeler gerçekleştirmiş olmasına rağmen meydana gelen bu şiddet olayları ülkede şok etkisi oluşturdu. Etnik ayrımcılık ve ırkçılık rejiminden büyük bedellerle mücadele ettikten sonra kurtulan, bundan dolayı da mesela ülkede konuşulan 11 dili resmi dil olarak benimseyebilen bir memlekette böylesi olaylar olması herkesi üzdü ve nefret suçları üzerine yeniden düşünmeye sevketti. Bir kez daha hatırladık ki, nefret suçları sadece çok ilkel ve totaliter rejimlerde değil, demokrasi ve insan hakları kültürünün göreli geliştiği zannedilen ülkelerde de ciddi bir potansiyel tehlike olarak, her an uyandırılmaya hazır olarak uykuda beklemektedir. Continue reading »
Eki 092010
 

Öykü Didem Aydın

Ceza Hukukunun Olanakları ve Sınırları*

Makale, gözden geçirilmiş ve Türkiye’ye dair açıklamalarla geliştirilmiş bu haliyle, Levent Şensever arkadaşımızın “nefret suçları mücadelesi”ne ithaf edilmiştir.

Giriş ve Birinci Yazının Özeti

Dilerseniz birinci yazının özetiyle giriş yapalım, sonra da ikinci kısma geçelim. Kin ve nefret suçlarından kriminolojik olarak söz ederken hangi fiillerin akla gelmesi gerektiğini aşağıdaki iki örnek çok açık olarak ortaya koymaktadır:

Irkçı müzik grubu bir konserinde aşağıdaki sözleri içeren bir şarkı söylemiştir:

“Sen de benim gibi düşün; anlayabiliyor musun? Dayanabiliyor musun binlerce Türkün burada olmasına? Sonunda bitir bu işi, yetersin sen bu işe. Eskisi gibi yap ve hepsini tık trenlere”. Continue reading »

Eki 092010
 

Öykü Didem Aydın**

Giriş

Bu yazıda dünyanın her coğrafyasında rastlanan temel bir “insani-toplumsal” sorun “takımadası”na; ırkçılık, zenofobi, aşırı milliyetçilik, yabancı düşmanlığı, islam düşmanlığı, islamofobi, anti-semitizm, homofobi, kurumsal, yapısal veya özel ayrımcılık olgularına bağlı tehlikeli bir suç kategorisine değineceğim: nefret suçları.

Nefret suçlarından söz ederken hangi eylemlerin akla gelmesi gerektiğini aşağıdaki “dış kaynaklı” iki örnek açık olarak ortaya koyuyor. Önce “dış kaynaklara” bakalım, sonra içeride de başımızı ağrıtan bazı örneklere değineceğiz.

Irkçı bir müzik grubu konserlerinden birinde aşağıdaki sözleri içeren bir şarkı söylemiştir:

“Sen de benim gibi düşün; anlayabiliyor musun? Dayanabiliyor musun binlerce Türk’ün burada olmasına? Sonunda bitir bu işi, yetersin sen bu işe. Eskisi gibi yap ve hepsini tık trenlere!”. Continue reading »